Palpabl purpura ile başvuran hastalarda etiyolojik değerlendirme


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GİZEM KAYNAR ÖZÇELİK

Danışman: Cemal BES

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Palpabl purpura, hastaların sıklıkla alt ekstremitelerinde görülen, basmakla solmayan, deriden kabarık palpe edilen bir çeşit döküntüdür. İlaçlara, geçirilmiş enfeksiyonlara, kronik hastalıklara bağlı sekonder görülebileceği gibi, özellikli romatolojik hastalıkların ilk fizik muayene bulgusu olarak da karşımıza çıkabilir. Ülkemiz ve dünyada bu konuda yapılmış çalışmalarda; genellikle spesifik bir hastalığın cilt bulgusu olarak ele alındığı görüldü. Hastaların deri bulgusundan yola çıkarak, klinik, serolojik, patolojik olarak bir bütün şeklinde değerlendirilip nihai tanıyı değerlendirilen çok az çalışma var olduğu görüldü. Bu çalışmamızda elde edilen sonuçların; palpabl purpura ile başvuran hastaların etiyolojisinin açığa çıkartılması, böylelikle sistemik ya da lokalize hastalığın, hızlı tanısı, organ tutulumu belirlenmesi, tedavi endikasyonu, morbidite, mortalitesi tespit edilip, hastalığı sınıflandırma ve izlemede faydalı olması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmamızda Eylül 2017–Kasım 2020 ayları arasında, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil, iç hastalıkları, dermatoloji ve romatoloji kliniklerine başvuran ya da diğer branşlardan konsulte edilen, 18 yaşın üzerinde palpabl purpurası olan 85 hastanın demografik özellikleri, anamnez, fizik muayene, laboratuar, görüntüleme ve patoloji sonuçlarının prospektif ve gözlemsel olarak değerlendirildi. Hastaların palpabl purpura özellikleri, kronik hastalıkları, ilaç ve enfeksiyon öyküleri, eşlik eden belirti ve bulguları, laboratuar verileri (hemogram, akut faz reaktanları, böbrek fonksiyon testleri, karaciğer fonksiyon testleri, pr-3 ANCA, mpo ANCA testleri, kompleman seviyeleri, antinükleer antikor, romatoid faktör gibi serolojik testleri, tam idrar tahlili), görüntüleme testleri (akciğer grafisi, gerekirse ileri testleri) ve histopatolojik değerlendirmesi (ciltten lezyon biyopsisi, direkt immunfloresan inceleme) bütün olarak ele alındı. Bu bilgiler ışığında organ tutulumları ve hastaların son tanıları belirlendi. Bulgular: Çalışmada %38,8'i (n=33) kadın, %61,2'si (n=52) erkek toplam 85 hasta bulunmaktadır. Palpabl purpuralı hastaların ilk başvurusu %33,0 oranında kış mevsiminde gerçekleşmiştir. Bütün hastalarda alt ekstremitede döküntü görülmüştür. Hastaların son tanısının %58,8'inin (n=50) Henoch-Schönlein purpurası, %23,5'inin (n=20) cilde sınırlı lökositoklastik vaskülit, %3,5'inin (n=3) ANCA ilişkili vaskülit, %7,1'inin (n=6) romatolojik hastalığa sekonder vaskülit ve %7,1'inin (n=6) vaskülit uyumsuz olduğu gözlenmiştir. Bütün hastalar içinde palpabl purpuraya en sık artralji (%76,4), 2. sıklıkta pretibial ödem (%37,6) , 3. sıklıkta ise karın ağrısı (%30,6) eşlik ettiği görülmüştür. Hastaların etiyolojilerinde ise %60'ında (n=51) enfeksiyon anamnezi, %54,1'inde ilaç anamnezi, %9,4'ünde malignite tanısı bulunmaktaydı, ancak istatistiksel olarak vaskülit tanıları arasında anlamlı fark oluşturmadı (sırasıyla p= 0,221, p= 0,144, p= 0,804; p>0,01). Çalışmamıza alınan 85 hastanın 11' i takiplerinde hayatını kaybetti. Exitus olan 11 hastanın 4'ünde malignite tanısı mevcuttu. Mortalite; vaskülit son tanılarıyla istatistiksel olarak ilişkisiz bulundu. (p=0,083; p>0,05) Sonuç: Palpabl purpura, deri döküntüleri içinde nadir olsa da, acil ya da poliklinik şartlarında hekim tarafından tanınıp, ayırt edilmesi gereken, hayatı tehdit eden bir takım hastalıkların ilk belirtisi olabilecek bir bulgudur. Etiyolojide birçok faktör rol oynamaktadır ve ilk başvuruda hastalardan dikkatli bir şekilde alınan anamnez ve yapılan fizik muayene ile palpabl purpuraya yol açan hastalık tanısı hakkında hızlıca fikir sahibi olunabilir. Bu alanda yapılacak çok merkezli ve daha uzun takip süreli çalışmalar ile palpabl purpuralı hastaya yaklaşımda kolaylaştırıcı klinik bilgiler elde edilebilecektir.