Çocuk endokrin polikliniğimize başvuran ve tip 1 diyabet tanısı almış 10-17 yaş arası çocuk ve ergenlerde depresif belirtilerin sıklığının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA KEÇİÖREN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CEREN DİNLER

Danışman: Ayşe Derya BULUŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç:Diyabetesmellitus (DM), temelde endokrin sisteme ait bir bozukluk olmakla birlikte, hasta açısından duygusal, ruhsal ve sosyal boyutları olan bir durumdur. Çalışmamızda tip 1 diyabetli hastaların depresyon eğilimlerine dikkati çekerek, bu konuda klinisyen farkındalığı yaratabilmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem:SBÜ Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Polikliniği'ne başvuran 10-17 yaş arasında, insülin pompası ya da multi doz insülin enjeksiyon tedavisi alan, en az 1 yıldır tip 1 DM tanılı 76 hasta ile hastanemizin çeşitli polikliniklerine başvuran 99 sağlam çocuk çalışmaya dahil edildi.Bireylerin depresyon durumlarını belirlemek için Çocuklar için Depresyon Ölçeği (ÇDÖ), sosyodemografik özelliklerini sorgulamak için tarafımızca hazırlanan bir anket kullanıldı. Ayrıcakontrolleri sırasında bakılan fizik muayene özellikleri ve HbA1c düzeyleri kaydedildi. Son 6 aydadiyabetik ketoasidoz ve ağır hipoglisemi nedeniyle hastaneye başvuru sayısı, kaç yıldır diyabet hastası olduğu, ek ilaç kullanımı, diyabet komplikasyonu, ek hastalık varlığı hasta dosyalarından tarandı. Bulgular: Tip 1 diyabetli hastaların %42,1'inierkekler oluşturmaktaydı, yaş ortalaması 14,2±2,5 yıl, ortalama diyabet süresi 5,0±3,2 yıldı. Günlük ortalama insülin düzeyi 1,0±0,4 Ü/kg/g, en son kontrollerinde bakılan HbA1c ortalaması %9,3±2,7,son 1 yıldaki HbA1c ortalaması %9,3±2,2, son 1 yıllık HbA1c ölçümlerine göre kötü kontrol oranı ise %25 (n=19)'di. Hasta ve kontrol grubu arasında ÇDÖ puanları açısından istatistiksel olarak fark yoktu. Tip 1 DM'lerde depresyon kız ve erkeklerde eşit oranda görülmekteyken, kontrol grubunda kızlarda daha sıktı. Tip 1 diyabetli çocukların boy, kilo, VKİ değerleri, SDS'leri, puberteleri, en son bakılan HbA1c değerleri, 1 yıllık HbA1c ortalamaları, diyabet süreleri, günlük insülin dozları, insülin pompasıve ek ilaç kullanımı, son 6 ay içindeki diyabetik ketoasidoz (DKA) sayısı ve komplikasyonların varlığı ile depresyonları arasında bir ilişki bulunmadı. Depresyon durumu ile ek hastalık varlığı arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki gözlendi. Hastaların yaşları ile ÇDÖ puanları arasında pozitif yönlü zayıf bir ilişki mevcuttu.Anne-baba eğitim düzeyi ile depresyon arasında her iki grupta da bir ilişki saptanmazken, kontrol grubunda gelir düzeyi düşük olanlarda depresyon görülme oranları daha yüksekti. Tip 1 diyabetli çocuklarda kardeş sayısı>2 ve evde yaşayan kişi sayısı>4 olması ile depresyon arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulundu. Her iki grupta da hiç spor yapmayan bireylerde depresyonu olanların oranı spor yapanlardan daha yüksek olmakla birlikte bu farklılık yalnızca kontrol grubunda istatistiksel açıdan anlamlı bulundu. Sonuç:Tip 1 DM'li hastalarda cinsiyet, fiziksel özellikler, HbA1c düzeyleri, hastalığa ilişkin özellikler, anne-baba eğitim ve gelir düzeyi ile depresyon ilişkili bulunmazken, kalabalık aile ve kardeş sayısının çokluğu, ek hastalık varlığıdepresyona etki eden faktörler arasındaydı. Diyabetin kontrolü için psikolojik ve psikososyal sorunların tanınması ve önlenmesi için girişimlerde bulunulması, iyi metabolik kontrolü olan hastaların atlanmaması gerekmektedir.