Torakotomi yapılan hastalarda, postoperatif analjezi amacıyla ultrasonografi eşliğinde uygulanan paravertebral blok ile erektör spina plan bloğunun analjezik etkinliğinin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: UMUT VERKAL PEKGÜL
Danışman: Sadık ÖZMEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Torakotomi, en ağrılı cerrahi işlemlerden biridir. Bu ağrının oluşmasında cerrahi kesinin yanı sıra, kotların ve interkostal sinirlerin hasarı, insizyon komşuluğundaki göğüs duvarı yapılarının inflamasyonu, pulmoner parankim ya da plevranın hasarı ve drenaj tüpünün yerleşimi rol oynamaktadır. Bu hastalarda postoperatif ağrının azaltılması, erken dönemde hastanın mobilize edilmesi, ağrıya bağlı sistemik yanıtın baskılanması, taburculuk süresinin kısaltılması ve narkotik analjeziklerin istenmeyen etkilerinden kaçınılması amacıyla, rejyonel anestezi tekniklerini de içeren, multimodal analjezik yaklaşımlar sıklıkla uygulanmaktadır. Posttorakotomi ağrısı, etkin tedavi edilmediğinde pulmoner fonksiyonları önemli ölçüde etkilemekte, morbiditede artışa yol açmaktadır. Bu çalışmada, torakotomi uygulanan hastalarda postoperatif analjezi amacıyla USG eşliğinde yapılan torakal paravertebral blok (TPVB) ve erektör spina plan (ESP) bloğu uygulamalarının etkinliği karşılaştırılmıştır. Metod: Prospektif, randomize, olarak planlanan çalışmaya; hastanemiz etik kurul onayı ve bilgilendirilmiş gönüllü onam formu alındıktan sonra, ASA I-III grubu, 18-65 yaş arası 60 hasta dahil edildi. Çalışmaya katılmayı kabul eden hastalar Erektör spina plan bloğu yapılacak olan hastalar (Grup 1, n:30) ve torakal paravertebral blok yapılacak hastalar (Grup 2, n:30) olarak iki gruba ayrıldı. Hastaların demografik verileri kaydedildi. Her iki gruptaki hastalarda lokal anestezik olarak 20 ml %0.25 bupivakain kullanıldı. Hastaların hemodinamik parametreleri, peroperatif fentanil ihtiyacı, postoperatif 1., 4., 8., 12.ve 24. saatlerdeki VAS değerleri, ilk analjezi talep zamanı, toplam postoperatif analjezik tüketimi, postoperatif bulantı-kusma skoru, komplikasyon ve hastanede kalış süreleri kaydedildi. Bulgular: Her iki grup karşılaştırıldığında postoperatif 1, 4, 8, 12. ve 24. saat VAS skorları arasında anlamlı farklılık tespit edilemedi (p=0.478, p=0.906, p=0.499, p=0.120, p=0.492, sırasıyla). Blok performans süresi Grup 1'de Grup 2'ye göre istatistiksel olarak daha kısa bulundu (1.8±0.8 ve 3.4±1.1, sırasıyla, p=0.0001). Cerrahi süre, intraoperatif fentanil tüketimi, postoperatif ilk analjezik zamanı ve hastanede kalış süreleri açısından her iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (p=0.322, p=0.249, p=0.697, p=0.282, sırasıyla). Her iki grup arasında parasetamol , diklofenak ve tramadol tüketimi açısından istatistiksel açıdan anlamlı fark bulunmadı. Sonuç: Çalışmamızın sonuçları, torakotomi uygulanan hastalarda ESP bloğu ve TPVB'nin postoperatif VAS skorları, peroperatif opioid tüketimleri, ilk analjezi talep zamanları, ek analjezi kullanımları, hastanede kalış süresi ve hasta memnuniyeti açısından benzer etkilere sebep olduğunu, bununla beraber ESP bloğunun TPVB'a göre daha kısa blok performans süreleri sağladığını göstermektedir. Bu sebeple, ESP bloğunun torasik cerrahide postoperatif multimodal analjezinin bir parçası olarak TPVB'a alternatif bir yaklaşım olarak kullanılabileceği kanaatindeyiz.