Laparoskopik kolorektal cerrahide piyes çıkarım yerinin insizyonel herni gelişimi üzerine etkisi: Retrospektif bir analiz
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, DİYARBAKIR GAZİ YAŞARGİL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MAZLUM DOĞU
Danışman: Abidin TÜZÜN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Laparoskopik kolorektal cerrahi, minimal invaziv yapısı ve onkolojik açıdan açık cerrahiye eşdeğer sonuçları nedeniyle günümüzde sık kullanılan bir prosedürdür. Bununla birlikte, piyes çıkarımı için ek insizyon gerekliliği, karın duvarında zayıf alan oluşturarak, insizyonel herni gelişimi için önemli bir risk faktörüdür. Literatürde farklı insizyon tiplerinin herni oranlarını etkileyebileceği bildirilmektedir. Bu çalışmanın amacı, hastanemizde laparoskopik kolon ve rektum cerrahisi yapılan olgularda piyes çıkarma insizyonunun lokalizasyonu ile insizyonel herni gelişimi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi ve aynı zamanda herni gelişiminde etkili olabilecek hasta ve cerrahi faktörlerin analiz edilmesidir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışma, SBÜ Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 2023–2025 yılları arasında laparoskopik kolon veya rektum cerrahisi yapılan 18 yaş ve üzeri 96 hastanın dosya kayıtlarının retrospektif incelenmesiyle gerçekleştirildi Altı aydan daha kısa süre takibi bulunan olgular çalışmaya alınmadı. Koşulları karşılayan 80 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalara ait demografik veriler, komorbid hastalıklar, laboratuvar parametreleri, tümör özellikleri, cerrahi teknik detayları, piyes çıkarım insizyonu ve postoperatif komplikasyonlar değerlendirildi. İnsizyonel herni tanısı fizik muayene ve görüntüleme yöntemleriyle doğrulandı. Bulgular: İnsizyonel herni oranı çalışmamızda %13,7 olarak saptanmıştır. İH gelişen grupta yaş anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p=0,028). Lojistik regresyon analizi yoluyla insizyonel herni ile ilişkili faktörlerin çok değişkenli analizinin sonuçlarına göre (Tablo 13); yaş >60 (OR:0,184, 95% CI; 0,038-0,883, p: 0,034) olması bağımsız risk faktörü olarak ortaya konmuştur.Preoperatif CEA düzeyi herni gelişen hastalarda daha yüksekti. Cinsiyet, VKİ, diyabet, hipertansiyon, KOAH ve diğer komorbiditelerin herni gelişimi üzerinde anlamlı etkisi görülmedi. Ayrıca cerrahi prosedür tipi, tümör lokalizasyonu ve patoloji dağılımı açısından gruplar arasında anlamlı fark bulunmadı. Piyes çıkarma insizyonu ile insizyonel herni gelişimi arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmedi. Sonuç: Bu çalışma, laparoskopik kolorektal cerrahide insizyonel herni gelişiminde cerrahi teknikten ziyade hastaya özgü biyolojik faktörlerin daha belirleyici olduğunu göstermektedir. Özellikle ileri yaş ve yüksek CEA düzeyi herni gelişimi açısından dikkat edilmesi gereken parametrelerdir. Laparoskopik cerrahide kullanılan piyes çıkarım insizyonunun herni riskini belirlemede tek başına yeterli olmayabilir, hasta bazlı risk değerlendirmesiyle kombine edilmesi daha uygun olabilir.