Böbrek transplant hastalarında sistemik immün inflamasyon indeksi ve pan immün inflamasyon değerinin prognostik rolü


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HAKAN GÖKER

Danışman: Gürsel YILDIZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Böbrek transplantasyonu, son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) tedavisinde altın standart yöntem olmakla birlikte, uzun dönem graft sağkalımı ve hasta prognozu, transplant sonrası gelişen immünolojik ve inflamatuar süreçlerden önemli ölçüde etkilenmektedir. Son yıllarda sistemik inflamasyonun hematolojik parametreler aracılığıyla kantitatif olarak değerlendirilmesi, bu sürecin takibinde yeni biyobelirteçlerin klinik pratiğe entegrasyonunu gündeme getirmiştir. Bu çalışmanın amacı, böbrek transplant alıcılarında Sistemik İmmün İnflamasyon İndeksi (Sİİ) ve Pan-İmmün İnflamasyon İndeks (Pİİ) değerlerinin graft fonksiyonları ile ilişkisini incelemek, bu indekslerin renal prognoz üzerindeki olası rollerini ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif kesitsel çalışmaya, 2019–2025 yılları arasında böbrek nakli uygulanmış Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Böbrek Nakli Polikliniğinde takipli toplam 60 hasta dahil edilmiştir. Hastaların demografik özellikleri, eşlik eden komorbiditeler, vücut kitle indeksi, geçirilmiş enfeksiyon ve rejeksiyon öyküleri detaylı biçimde kaydedilmiştir. Pretransplant ve posttransplant farklı zaman dilimlerinde (1., 3., 6., 9., 12. ay ve güncel) tam kan sayımı verilerinden Sİİ ve Pİİ hesaplanmış, bu değerlerin hastaların takibindeki glomerüler filtrasyon hızı (eGFR) , proteinüri ve albüminüri ile olan ilişkisi analiz edilmiştir. Hastalar, güncel eGFR değerlerine göre Grup 1 (eGFR≥60 ml/dk/1,73 m²) ve Grup 2 (eGFR<60 ml/dk/1,73 m²) olarak iki prognostik gruba ayrılmıştır. Bulgular: Grup 2 eGFR grubunda obezite ve geçirilmiş enfeksiyon insidansı anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır (sırasıyla p=0,039; p=0,001). Posttransplant erken dönemde (ilk 6 ay) düşük eGFR'ye sahip bireylerin çoğunda izlem süresince renal fonksiyonlar düşük seyretmiştir. Çok değişkenli analizde geçirilmiş enfeksiyon (OR: 3,757) ve diyabet (OR: 3,106), güncel düşük eGFR ile bağımsız olarak ilişkili bulunmuştur. Rejeksiyon gelişen hastalarda preoperatif Sİİ düzeyi anlamlı şekilde yüksek saptanmıştır (p=0,001), benzer şekilde Pİİ değeri 9. ayda bu grupta belirgin olarak yüksektir (p=0,017). Sİİ'nin 12. ayda hem spot idrar protein/kreatinin (r = 7 0.494, p = 0.0001) hem de albümin/kreatinin (r = 0.496, p = 0.0001) ile anlamlı pozitif korelasyon gösterdiği saptandı. Ayrıca nakil öncesi son Sİİ değerinin güncel spot idrar protein/kreatinin (r = 0.455, p = 0.0003) ve albümin/kreatinin düzeyleriyle (r = 0.486, p = 0.0001) anlamlı ilişkili olduğu belirlendi. Pİİ için ise 3. ayda spot idrar protein/kreatinin ile anlamlı bir ilişki gözlendi (r = 0.268, p = 0.0382). Nakil öncesi son Pİİ değerinin hem güncel spot idrar protein/kreatinin (r = 0.477, p = 0.0001) hem de albümin/kreatinin (r = 0.496, p = 0.0001) ile anlamlı pozitif korelasyon gösterdiği tespit edildi. 1. ay eGFR düzeyi, uzun dönem renal prognozu öngörmede yüksek ayırt edici güce sahiptir (AUC: 0,860; p<0,001) ve kreatinin değeri de benzer şekilde güçlü prediktif özellik göstermiştir (AUC: 0,780; p<0,001). Sonuç: Böbrek transplantasyonunda preoperatif yüksek Sİİ düzeyi, rejeksiyon, proteinüri ve albüminüri ile ilişkili bulunmuştur. Preoperatif yüksek Pİİ düzeyi de benzer şekilde hastaların güncel takiplerinde proteinüri ve albüminüri ile ilişkili, 9. ay yüksek değerleri de rejeksiyon ile ilişkili bulunmuştur. Ayrıca erken dönemdeki düşük eGFR değerleri uzun dönem daha kötü böbrek fonksiyonları ile ilişkili saptanmıştır. Sİİ ve Pİİ, transplant sonrası dönemde prognozun öngörülmesinde faydalı biyobelirteçler olabilir. Ancak prognostik değerlerin netleştirilmesi için prospektif longitudinal çalışmalara ihtiyaç vardır.