HIV/AİDS olgularında cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların sıklığı, etkenlerin dağılımı ve risk faktörlerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EBRU TAŞPINAR ŞEN
Danışman: Aliye BAŞTUĞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç HIV ile yaşayan bireylerde (HİYB) cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların (CYBE) sıklığı artmaktadır. CYBE taramasıyla hasta ve partnerlerinin etkin tedavisi/ takibi, sekonder bulaşın azaltılması, HİYB'de ve sağlık hizmeti sunanlarda CYBE yönünden farkındalık sağlanması önemlidir. Çalışmamızda HİYB'de CYBE sıklığı, etken dağılımı ve risk faktörlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem 1 Ağustos 2018- 1 Şubat 2020 tarihleri arasında Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniğimizde yeni tanı alan ve 2000 yılından itibaren takipli olan 200 HIV/AIDS olgusunun demografik, klinik ve laboratuvar verileri hasta izlem formlarından ve hastane bilgi sisteminden kaydedilmiş olup, CYBE taraması prospektif yapılmıştır. Nükleik asit amplifikasyon testi (NAAT) (CYBE paneli) ile Chlamydia trachomatis, Neisseria gonorrhoeae, Mycoplasma genitalium, Mycoplasma hominis, Ureoplasma urealyticum, Trichomonas vaginalis ve serolojik yöntemlerle Treponema pallidum taraması yapılmıştır. Veriler IBM SPSSv25 istatistik paketi kullanılarak analiz edilmiştir ve p<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular Olguların %87.5'i (n=175) erkek olup, yaş ortalaması 38.5 (18-77) olarak saptandı. Takipli hastaların ortalama HIV takip süresi 4 (1-19) yıldı. Hastaların %36'sının (n=72) ilkokul mezunu ve %25'inin (n=50) işsiz olduğu tespit edildi. Hastaların cinsel yönelimleri değerlendirildiğinde; %53'ü(n=106) erkeklerle seks yapan erkek (ESE), %.34.5'i (n=69) heteroseksüel erkek idi. CYBE öyküsü %30'unda (n=60) mevcuttu. CYBE ilişkili semptom %7'sinde (n=14), bulgu %13.5'inde (n=27) saptandı. Sifiliz tanısı alan olguların %66.7'si (n=26) ESE olup, heteroseksüel olgulara göre sifiliz sıklığı bu grupta istatistiksel anlamlı olarak yüksek bulundu (p=0.009). Sifiliz evrelerine bakıldığında; iki olguda sekonder sifiliz saptanmış olup, diğer tüm olgular geç sifiliz olarak kabul edildi. NAAT ile diğer CYBE etkenleri yönünden yapılan taramada; olguların %18.5'inde (n=37) etken pozitifliği saptandı. CYBE panelinde saptanan etken sıklığı sırasıyla; Ureaplasma urealyticum %12 (n=24), Mycoplasma hominis %3.5 (n=7), Mycoplasma genitalium %3.5 (n=7), Trichomonas vaginalis %2 (n=4), Chlamydia trachomatis %1 (n=2) ve Neisseria gonorrhoeae %1 (n=2) idi. Hastaların tedavileri güncel rehberlere uygun şekilde düzenlendi. CYBE panelinde etken kabul edilerek tedavi başlanan %7.5 (n=15), sifiliz tanısı alan %19.5 (n=39), koenfeksiyonu olan %1.5 (n=3) olgu olup, toplamda CYBE sıklığı %25.5 (n=51) saptandı. Hastaların %6.5'inde (n=13) HBV koenfeksiyonu mevcuttu. Olguların %18'inde (n=36) AntiHAV IgG negatif tespit edildi. AntiHAV IgG negatifliği en sık (%61) ESE bireylerde saptandı. Sifiliz ve diğer CYBE'ler açısından risk oluşturan parametreler değerlendirildi. CYBE paneli etken varlığı için; eğitim düzeyinin düşük olması (ilkokul ve ortaokul), ESE olması, CD4 yüksekliği, HIV takipli hasta olması, sifiliz varlığı için; erkek cinsiyet, bekar, ESE olması, korunmasız ilişki öyküsü, son 2 ay ve son 1 yıl içerisindeki partner sayısının 2 ve üzerinde olması istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0.05). Sonuç HİYB'de CYBE taraması kılavuzlarda önerilmektedir. Bununla birlikte tetkik maliyeti nedeniyle CYBE için NAAT rutinde yapılamamaktadır. Özellikle CYBE riskinin istatistiksel anlamlı olarak yüksek olduğu hasta grubunda NAAT taraması yapılması önemlidir. HIV ve sifiliz birlikteliği sık görülmekte olup, tetkik ve tedavisi göz ardı edilmemelidir. Hepatit A bulaş yolu itibariyle ESE bireylerde CYBE olarak kabul edilebilmektedir. Çalışmamızda bu grupta Anti HAV IgG negatifliğinin yüksek olması dikkat çekici olup, özellikle ESE bireylerde olmak üzere tüm HİYB'de hepatit aşılamasına dikkat edilmelidir.