Tibia plato kırıklarında tibia proksimal eklem yüzündeki genişlemenin hasta klinik ve fonksiyonel sonuçlarına etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İBRAHİM GÜVEN
Danışman: Fatih İNCİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Tibia plato kırıklarında prognozu belirleyen çeşitli etkenler olmakla birlikte kırık anında meydana gelen yaralanma şiddetinin sonuçlara etkisi konusunda net sonuçlar yoktur. Bu çalışma ile plato kırıklarında tibia proksimal eklem yüzündeki genişleme ile fonksiyonel ve radyolojik sonuçlar arasında korelasyon olup olmadığını göstermeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Mart 2019-Mart 2023 tarihleri arasında kliniğimizde tibia plato kırığı nedeniyle tedavi edilen ve en az 24 ay takip edilen, 71 hastayı içeren, tek merkezli, retrospektif bir çalışma yapıldı. Her hasta AO/OTA ve Schatzker kırık sınıflamasına göre sınıflandırıldı. Hastaların preoperatif, postoperatif ve sağlam taraf diz BT'lerinden toplam proksimal tibia eklem alanları hesaplandı. Yapılan ölçümlerden preoperatif eklem genişleme yüzdesi, postoperatif eklem genişleme yüzdesi ve redüksiyon oranı hesaplandı. İkinci yıl takiplerinde hastaların fonksiyonel ve radyolojik sonuçları değerlendirildi. BT ile yapılan alan hesapları ile fonksiyonel ve radyolojik sonuçlar arasında korelasyon hesaplamaları yapıldı. Bulgular: Bu çalışma tibia plato kırığı olan hastaların preoperatif ve postoperatif eklem genişleme yüzdelerinin fonksiyonel ve radyolojik sonuçlarla negatif bir ilişkisi olduğunu göstermektedir. Preoperatif ve postoperatif eklem genişleme yüzdesi arttıkça Rasmussen'in fonksiyonel derecelendirme skoru (p<0,01, p<0,01), Oxford Diz Skoru (p<0,01, p<0,01), KOOS (p=0,01, p=0,02), Rasmussen'in radyolojik skoru (p<0,01, p<0,01) anlamlı olarak kötüleşmektedir. Yine preoperatif ve postoperatif eklem genişleme yüzdesi arttıkça Kellgren-Lawrance osteoartrit derecesi (p<0,01, p=0,04) artmaktadır. Buna karşı redüksiyon oranlarındaki artışın daha iyi fonksiyonel ve radyolojik sonuçlarla ilişkili olduğu görülmüştür. Redüksiyon oranı arttıkça Rasmussen'in fonksiyonel derecelendirme skoru (p=0,01), Oxford Diz Skoru (p<0,01), KOOS (p=0,02), Rasmussen'in radyolojik skoru (p<0,01) anlamlı olarak artmaktadır. Redüksiyon yüzdesi arttıkça Kellgren-Lawrance osteoartrit derecesi (p<0,01) azalmaktadır. Bununla birlikte ne AO/OTA kırık sınıflaması ne de Schatzker sınıflamasıyla fonksiyonel ve radyolojik sonuçlar arasında anlamlı ilişki saptanmamıştır. Sonuç: BT ile eklem alanındaki genişleme yüzdesini hesaplama yöntemimiz eklem hasarının derecesinin hesaplanması için basit ve uygulanabilir bir yöntemdir. Bu çalışma preoperatif ve postoperatif BT ile hesaplanan başlangıçtaki ve rezidü eklem genişlemesinin fonksiyonel ve radyolojik sonuçlarla negatif ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu veriler fonksiyonel ve radyolojik sonuçların bir kısmının travma sırasında meydana gelen geri dönüşümsüz kıkırdak hasarından kaynaklanabileceğini düşündürmektedir. Bununla birlikte redüksiyon oranı sonuçları olumlu etkilemektedir. Bu da hastaların redüksiyon kalitesinden anlamlı olarak yararlandığını gösterir. Bu sonuçlar beklenen fonksiyonel ve radyolojik sonuçlarıyla ilgili hasta danışmanlığı için kullanılabilecek bir araç sağlamaktadır.