Pnömoni hastalarında pankreatik ekzokrin yetmezliğinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BEYZA İREM FİDAN
Danışman: Hakan DEMİRCİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, pnömoni tanısıyla izlenen hastalarda fekal elastaz-1 düzeylerinin değerlendirilmesi ve fekal elastaz düzeyinin demografik özellikler, klinik bulgular, laboratuvar parametreleri, mortalite ve kötü klinik sonlanımlarla ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya pnömoni tanısı ile takip edilen toplam 120 hasta dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, komorbid hastalıkları, Pnömoni Şiddet İndeksi (PŞİ), CURB-65 (Konfüzyon, Üre, Solunum Sayısı, Kan Basıncı ve 65 Yaş Skoru) skorları, laboratuvar parametreleri ve fekal elastaz-1 (FE) düzeyleri değerlendirildi. Bulgular: Araştırmaya dahil edilen 120 hastanın 84'ü (%70,0) sağ kalırken, 36'sı (%30,0) takip sürecinde yaşamını kaybetti. Tüm vakalar arasında FE yetersizliği oranı (<200) %43.3 olup, mortalite durumuna göre FE oranlarının istatistiksel açıdan farklı olmadığı (p=0.148) bulundu. Mortalite gelişen hastalarda yaş, erkek cinsiyet, PŞİ ve CURB-65 skorları ile hastanede yatış süresi anlamlı olarak daha yüksek, vücut kitle indeksi ise daha düşük bulundu (tümü p<0,05). Laboratuvar parametreleri arasında yalnızca C-reaktif protein düzeyi mortalite grubunda anlamlı olarak daha yüksekti (p=0,017). Fekal elastaz düzeyleri sağ kalan ve yaşamını kaybeden hastalar arasında anlamlı farklılık göstermedi (p=0,118). Tüm örneklemde fekal elastaz düzeyi ile C-reaktif protein ve hastanede yatış süresi arasında zayıf düzeyde pozitif; hemoglobin ve hematokrit düzeyleri arasında ise zayıf düzeyde negatif korelasyon saptandı (p<0,05). Çok değişkenli Cox regresyon analizinde fekal elastaz düzeyinin 200 µg/g'ın altında olması mortalite için bağımsız bir risk faktörü olarak belirlenmedi (HR=0,53; %95 GA: 0,25–1,09; p=0,082). Buna karşın yüksek PŞİ skoru mortalite riskinde artış, yüksek vücut kitle indeksi ise mortalite riskinde azalma ile ilişkili bulundu (her ikisi için p<0,01). Kaplan–Meier analizinde fekal elastaz grupları arasında sağkalım açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (log-rank p=0,060). Kompozit kötü klinik sonlanımı değerlendiren çok değişkenli lojistik regresyon analizinde de fekal elastaz düzeyi bağımsız bir belirleyici olarak bulunmazken (OR=1,143; %95 GA: 0,931–1,404; p=0,202), yalnızca PŞİ skoru kompozit kötü klinik sonlanım ile bağımsız olarak ilişkili bulundu (p<0,001). Sonuç: Bu çalışma, pnömoni hastalarında pankreatik ekzokrin yetmezliğin sık görüldüğünü, ancak fekal elastaz düzeyinin mortalite veya kompozit kötü klinik sonlanım açısından bağımsız bir prognostik biyobelirteç olmadığını göstermektedir. Fekal elastazın sistemik inflamasyon ve hastanede yatış süresi ile gösterdiği zayıf ilişkiler, akut pnömonide pankreatik ekzokrin fonksiyonun hastalık yükünden etkilenebileceğini düşündürmektedir. Bu ilişkinin doğrulanması için daha geniş örneklemli, prospektif ve çok merkezli çalışmalara gereksinim vardır. Anahtar Kelimeler: Pnömoni, pankreatik ekzokrin yetmezlik, fekal elastaz-1, mortalite, sağkalım, Pnömoni Şiddet İndeksi.