Rektum kanserlerinin evrelemesinde ve metastatik lenf nodlarının belirlenmesinde intravoksel incohorent motion-difüzyon ağırlıklı görüntüleme (IVIM-DAG) bulgularının yeri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YUNUS YAŞAR

Danışman: Yaşar BÜKTE

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Rektum kanserlerinde pre-operatif görüntüleme ile evreleme, hastanın tedavi şeklinin belirlenmesi ve prognozu için oldukça önemlidir. Bu sebeple, rektum kanseri tanısı almış hastalarda 'intravoksel incohorent motion' (IVIM) protokolünde difüzyon ağırlıklı görüntüleme (DAG) ölçümlerinin pre-operatif tümör evrelemesi ve metastatik lenf nodu saptanması konusunda tanıya katkısını ve tümörün diferansiyasyon derecesini değerlendirmede etkinliğini araştırmayı amaçladık. Materyal-Metod: Mayıs 2018-Ocak 2019 tarihleri arasında, rektum kanseri tanısı olan hastalara, prospektif olarak pre-operatif konvansiyonel manyetik rezonans görüntüleme (MRG) tetkiki ile birlikte IVIM protokolünde DAG tetkiki yapıldı. Çalışmamıza ortalama yaşı 61±8 (SS) (yaş aralığı: 26 - 85 yaş) olan toplam 36 hasta dahil edildi. Rektal kitlelerin en uzun çapı, T1-ağırlıklı ve T2- ağırlıklı sinyal özellikleri ve kontrastlanma paternleri ile eşlik eden lenfadenopati, seroza invazyonu, komşu organ invazyonu ve metastaz varlığı not edildi. Kitle ve perirektal lenf nodlarından IVIM-DAG ölçümleri yapıldı. Hastaların IVIM-DAG parametreleri ile histopatolojik sonuçları arasındaki ilişki istatistiksel olarak incelendi. Bulgular: Çalışmamızda, toplam 36 hasta yer aldı. Histolojik diferansiyasyon ile perfüzyon fraksiyonu (f) ve rölatif perfüzyon (fDstar) değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı pozitif ilişki saptanmıştır (p< 0,05). T evre düzeyleri ile gerçek difüzyon (Dt), psödodifüzyon katsayısı (Dstar) ve görünür difüzyon katsayısı (ADC) değerleri arasında anlamlı negatif ilişki saptanmıştır (p<0,05). Farklı b değerleri ile yapılan T evre değerlendirmesinde, en yüksek tanısal doğruluk oranı b= 0 ve1000 değerleri ile oluşturulan ADC haritalarından elde edilmiştir (ADC1000 p=0,008, p<0,01; ADC1500 p=0,016, p<0,05). Nodal metastazı olan hastalarda primer kitlenin Dt değerleri, nodal metastazı olmayan hastalara göre anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p<0,05). Uzak organ metastazı olanlarda Dstar değerleri, uzak organ metastazı olmayanlara göre anlamlı yüksek bulunmuştur (p<0,05). Metastatik lenf nodlarının Dt, Dstar ve ADC değerleri, metastatik olmayan lenf nodlarına göre anlamlı derecede daha düşük bulunmuştur (Dt p=0,001; Dstar p<0,001; ADC p<0,05). Ayrıca yüksek b değerleri ile yapılan ADC haritalarının metastatik lenf nodu saptamada duyarlılık ve özgüllüğünün düşük b değerleri ile yapılan ADC haritalarına göre daha yüksek olduğu bulunmuştur (ADC1000 duyarlılık=%70, özgüllük=%72; ADC1500 duyarlılık=%74, özgüllük=%87). Sonuçlar: Rektum kanseri olan hastalarda, IVIM DAG tetkiki, pre-operatif histolojik diferansiyasyon derecesi tahmininde f değerleri, T evre değerlendirmesinde ve metastatik lenf nodlarının belirlenmesinde Dt, Dstar ve ADC değerleri tanıya katkı sağlamaktadır.