Transobturator tape(TOT) prosedürü uygulanmış SÜİ hastalarında başarılı ve başarısız grup arasında üretrovezikal açıların karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR TEPECİK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BATUHAN SAKA
Danışman: İbrahim UYAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: TOT prosedürü uygulanmış hastalarda başarılı ve başarısız grup arasında üretrovezikal açıları karşılaştırmak, fark olup olmadığını araştırmak ve hastaların diğer ek özelliklerini de değerlendirerek TOT prosedüründe başarısızlığa neden olabilecek faktörlerin bulunması amaçlanmıştır. Materyal-Metod: Çalışmaya, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde Haziran 2018 ve Haziran 2021 tarihleri arasında stres ürinerinkontinans(SÜİ) tanısı ile TOT prosedürü uygulanan toplam 35 hasta dahil edildi. Hastalar TOT prosedürü başarılı olan (Grup 1,n=28) ve başarısız olan(Grup 2,n=7) grup olmak üzere iki gruba ayrıldı. Başarısızlık operasyondan en az 3 ay sonra yapılan postoperatif rutin kontrollerde SÜİ semptomlarının devam etmesi ve stres testin pozitif olması olarak kabul edildi. Hasta bilgileri hastane bilgi yönetim sisteminden (HBYS) elde edildi. Çalışmaya dahil edilme kriterleri; hastaların izole SÜİ nedeniyle opere edilmiş olmaları, ek üriner inkontinans cerrahisi geçirmemiş olmaları, postoperatif rutin kontrollerine gelmiş olmaları ve hasta kayıtlarının eksiksiz olması olarak belirlendi. Dışlama kriterleri ise; miks üriner inkontinansı olmak, ek üriner inkontinans ya da üriner sistemi etkileyebilecek cerrahi operasyon geçirmek, rutin kontrollere düzenli gelmemek ve hasta kayıtlarında eksiklik olması olarak belirlendi. Hastaların yaş, gravida parite, normal spontan vajinal doğum ve sezaryen doğum sayıları, mesleki durum, VKİ ve ek medikal hastalıkları gibi bilgileri kayıt edildi. Perineal ultrason ile dinlenme ve valsalva sırasında posterior üretrovezikal açı(PUVA) değerleri, simfizis pubis-üretra açısı(alfa açısı), valsalva ile üretrovezikal bileşke rotasyonu ve rezidüe idrar miktarları kayıt edildi. Başarılı ve başarısız grup demografik özellikler, ek hastalıklar ve perineal ultrasondaki üretrovezikal açı ölçümleri açısından karşılaştırıldı. Elde edilen verilerin analizinde Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) 22.0 sürümü (IBM Corporation, Armonk, New York, US) paket programı kullanıldı. Bulgular: SÜİ nedeniyle TOT prosedürü uygulanan 60 hastanın dosyasına ulaşıldı. Bu hastalardan 25'i çalışmanın dahil edilme kriterlerine uymadığından çalışma dışı bırakıldı. Çalışmaya kriterlere uygun toplam 35 hasta dahil edildi. Hastaların 28'i (%80) başarılı grupta, 7'si (%20) ise başarısız grupta yer aldı. Başarılı ve başarısız grubun yaş ortalamaları sırasıyla 47.93±(7.37) ve 54.86±(960) olarak bulundu. İki grup arasında yaş ortalamaları açısından istatistik olarak anlamlı bir fark saptandı (p=0,049). Buna göre başarısız grupta hastaların yaşları daha ileri olarak izlendi. Başarılı ve başarısız grubun VKİ, gravide ve parite sayısı ortalamaları sırasıyla 28.75±(4.59) ve 31.43±(3.51), 2.71±(0.66) ve 3.0±(0.58), 2.71±(0.66) ve 2.86±(0.69) olarak bulundu. İki grup arasında bu özellikler açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamadı (p>0.05). Her iki grupta mesleki özellikler ve doğum şekli açısından da istatistiksel açıdan fark yoktu. Ancak ek hastalıklar açısından değerlendirildiğinde istatistiksel açıdan anlamlı bir fark vardı (p=0.001). Buna göre diyabet ve hipertansiyon gibi üriner inkontinansı etkileyebilecek ek hastalıklar başarısız grupta daha fazla izlendi. Başarılı ve başarısız grubun dinlenme sırasında PUVA, dinlenme sırasında alfa açısı, valsalva sırasında PUVA, valsalva ile PUVA değişimi ve valsalva ile UV bileşke rotasyonu ortalamaları sırasıyla 119.89±(4.45) ve 141.43±(6.48), 73.07±(5.87) ve 93.0±(4.83), 132.32±(5.26) ve 162.14±(4.49), 12.43±(2.49) ve 20.71±(8.24), 2.32±(0.77) ve 7.14±(3.98) olarak bulundu. İki grup arasında ölçülen değerler açısından anlamlı fark vardı (p 0.05). Sonuç: Transobturator tape prosedürü stres üriner inkontinansta uygulanan ve başarı oranı yaklaşık %80'lerde olan minimal invaziv cerrahi bir tekniktir. Çalışmamızda bu ameliyatın başarısız olduğu hastalarda üretrovezikal açıların daha geniş, üretrovezikal bileşkenin daha hipermobil olduğu saptanmıştır. Ayrıca ek medikal hastalığı olan ve daha ileri yaşlardaki hastalarda başarısızlık ihtimali daha fazladır. Perineal ultrason kullanılarak bu hastaların preoperatif ve peroperatif değerlendirmeleri yapılabilir, postoperatif dönemde üretrovezikal açıların düzeltilip düzeltilmediği bu yöntemle kontrol edilebilir. Perineal ultrason TOT prosedürü uygulanan hastaların takibinde kullanılabilecek ucuz bir görüntüleme yöntemidir. Anahtar kelimeler: Transobturator tape, üretrovezikal açı, perineal ultrason, stres üriner inkontinans