Hemiplejik hastalarda sarkopeni sıklığı ve sarkopeninin yorgunluk, kinezyofobi, günlük yaşam aktiviteleri ve rehabilitasyon sonuçlarına etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BEYZA DOĞRU DÖNMEZ
Danışman: Meliha KASAPOĞLU AKSOY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Sarkopeni, inme sonrası hareketsizlik, inflamasyon ve katabolik süreçler nedeniyle hem akut hem de kronik dönemde yüksek sıklıkta görülen bir durumdur. Hemiplejik hastalarda sarkopeni, etkilenmiş tarafta daha belirgin olmakla birlikte, genel sistemik zayıflığa yol açarak düşme riskini, yürüme yeteneğini ve genel yaşam kalitesini olumsuz şekilde etkiler. Bu çalışmadaki amaç, hemiplejik hastalarda sarkopeni etkisini belirlemek, sarkopeninin konvansiyonel rehabilitasyon sürecine ve sonuçlarına etkisini ortaya koymak, kinezyofobi, yorgunluk, günlük yaşam aktiviteleri gibi konularda süreç içindeki değişime etkisini tespit etmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 20.11.2025 ve 20.05.2026 tarihleri arasında Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kliniğinde ayaktan ve yatarak rehabilitasyon alan hastalara yer verilmiştir. 18 yaş ve üzeri hemipleji tanısı almış 60 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalara ait demografik ve klinik bilgiler kayıt edildi. Hastalara aynı değerlendirici tarafından konvansiyonel fizik tedavi programının başında ve sonunda ölçümler ve anketler yapıldı. Hastaların kas ve vücut kompozisyonu meta-analizlerce sensitivite ve spesifiteleri belirlenmiş ölçümlerden quadriceps kas kalınlığı ve rectus femoris kası kesit alanı, skinfold yöntemi ile cilt altı yağ doku kalınlığını, el dinamometresi ile el kavrama gücü ölçüldü, hastalar bağımsız ambule olabilen ve olamayan ve Barthel indeksinde grup değişimi olan ve olmayan olarak sınıflandırıldı. Standart 30 seanslık rehabilitasyonun başında ve sonunda yorgunluk ölçeği, Barthel indeksi, Beck depresyon ölçeği, Tampa kinezyofobi ölçeği dolduruldu, hastanın kas gücü, Brunnstrom evrelemesi, eklem hareket açıklığı, Modifiye Ashwoth skalasına göre tonusu değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya 53 hemiplejik inme hastası rehabilitasyonu tamamlamış olup hastaların %58,5'i erkek, yaş ortalaması 61,3 yıl, %88,7'si iskemik inme tanılıdır. Otuz seanslık konvansiyonel rehabilitasyon sonrasında Brunnstrom motor evreleme, FAS, Barthel İndeksi, Beck Depresyon, Tampa Kinezyofobi, Yorgunluk Şiddeti ve SARC-F skorlarının tamamında anlamlı iyileşme saptanmıştır (p<0,001; yorgunluk için p=0,037). Başlangıçta non-ambulatuar olan 19 hastanın %78,9'u ambule hâle gelmiş, toplamda hastaların %64,2'si bağımsız ambulasyon sağlamıştır. Dizabilitede iyileşme de %75,4 oranında viii gözlenmiştir. Dizabilitede iyileşme gösteren grupta RF + VI kalınlığı, RF-CSA ve RF-CSA/ağırlık anlamlı olarak daha yüksek; Beck depresyon skoru ve tedavi sonrası SARC-F daha düşük bulunmuştur. Bağımsız ambule olan grupta ise Brunnstrom evreleri, Barthel skorları, el kavrama gücü ve RF + VI kalınlığı daha yüksek; alt ekstremite spastisitesi, komplikasyon varlığı, Beck depresyon ve SARC-F skorları daha yüksek saptanmıştır. Kinezyofobi ve yorgunluk her iki sonuç için anlamlı fark göstermemiştir. Lojistik regresyonda dizabilite iyileşmesinin bağımsız öngördürücüsü RF + VI kalınlığı (OR=1,189) ve RF-CSA (OR=2,313; OR=1,651) olarak; bağımsız ambulasyonun öngördürücüsü ise Beck depresyon skoru (OR=0,844), depresyon dışarıda bırakıldığında el kavrama gücü (OR=1,138) ve RF + VI kalınlığı (OR=1,133) olarak belirlenmiştir. ROC analizinde dizabilite iyileşmesi için en güçlü parametre RF + VI kalınlığı (AUC=0,809; eşik 22,5 mm), bağımsız ambulasyon için ise el kavrama gücü (AUC=0,711; eşik 20,5 kg) ve RF + VI kalınlığı (AUC=0,731; eşik 22,5 mm) olara saptanmıştır. Sonuç: Akut-subakut hemiplejik inme hastalarında standart rehabilitasyon tüm fonksiyonel ve psikolojik parametrelerde anlamlı iyileşme sağlamıştır. Ultrasonla ölçülen kuadriseps kas kütlesi (RF + VI kalınlığı ve RF-CSA) hem dizabilite iyileşmesinin hem de bağımsız ambulasyonun güçlü ve bağımsız öngördürücüsüdür. Depresyon ambulasyon kazanımını olumsuz etkileyen bağımsız bir faktör olarak öne çıkarken, kinezyofobi ve yorgunluğun belirleyici etkisi saptanmamıştır. Belirlenen eşik değerlerden RF + VI kalınlığı ≥22,5 mm en dengeli öngörü aracı, RF-CSA ≥3,70 cm² yüksek doğruluklu doğrulama aracı, RF-CSA/ağırlık ≥4,79 mm²/kg ise yüksek duyarlılıklı tarama aracı olarak kullanılabilir. Kas ultrasonografisi yatak başında, radyasyonsuz ve pratik bir yöntem olarak rehabilitasyon başlangıcında risk altındaki hastaların erken belirlenmesine olanak tanıyabilir; bu hastaların dirençli egzersiz, beslenme desteği ve depresyon tedavisiyle desteklenmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hemipleji, Sarkopeni, Kinezyofobi, Konvansiyonel Tedavi, Yorgunluk