Nontravmatik subaraknoid kanama hastalarında serum glukoz/potasyum oranının prognostik rolü
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL DR. LÜTFİ KIRDAR ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HAZEL DENİZ ERDOĞAN
Danışman: Avni Uygar SEYHAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, nontravmatik subaraknoid kanama (SAK) geçiren hastalarda glikoz/potasyum oranının (GPR), fonksiyonel durum ve hastane içi mortalite üzerindeki prognostik değerini araştırmaktır. GPR'nin basit, ucuz ve kolay erişilebilir bir biyobelirteç olarak klinik kullanıma katkı sağlayıp sağlayamayacağı değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Retrospektif olarak tasarlanan bu çalışma, 01.12.2021 – 01.12.2024 tarihleri arasında İstanbul Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Acil Servisi'ne başvuran, 18 yaş ve üzeri, nontravmatik SAK tanısı almış toplam 299 hastayı kapsamaktadır. Hastaların demografik bilgileri, vital bulguları, laboratuvar parametreleri ve klinik sonuçları hastane bilgi yönetim sistemi kayıtlarından geriye dönük olarak elde edilmiştir. Girişte ölçülen glukoz ve potasyum düzeyleri ile GPR hesaplanmıştır. Hastaların 3. ay fonksiyonel durumları Modifiye Rankin Skalası (MRS) ile değerlendirilmiş ve MRS>2 olanlar "zayıf fonksiyonel durum (ZFD)", MRS≤2 olanlar "iyi fonksiyonel durum (İFD)" olarak sınıflandırılmıştır. ROC (Receiver Operating Characteristic) analizleri ile GPR'nin prognoz üzerindeki öngörü gücü istatistiksel olarak test edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 299 hastanın yaş ortancası 55 (iqr: 44–66) olup, %47.8'i kadındır. GPR medyan değeri 31.7 (iqr: 25.0–50.6) olarak saptanmıştır. ZFD'yi öngörmede en iyi GPR kesim noktası 40.5 olarak belirlenmiş (EAA: 0.804), mortaliteyi öngörmede ise 46.9 kesim noktası ile en yüksek doğruluk elde edilmiştir (EAA: 0.822). Ayrıca yüksek glikoz, yüksek CRP düzeyleri, düşük GKS skoru ve ileri yaşın da hem ZFD hem de mortalite ile istatistiksel olarak anlamlı ilişkili olduğu bulunmuştur. Sonuç: GPR, SAK'lı hastalarda erken dönemde fonksiyonel kötüleşme ve mortalite riskini öngörmede etkili ve pratik bir biyobelirteçtir. Özellikle acil servis koşullarında rutin biyokimya testlerinden kolayca hesaplanabilmesi, GPR'yi klinik karar destek aracı olarak değerli kılmaktadır.