Genç yaş akciğer kanseri görülme sıklığındaki ve stopatolojisindeki değişim


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SÜREYYAPAŞA GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EZGİ YÜKÇÜ MEMİŞ

Danışman: Selahattin ÖZTAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Akciğer kanseri dünya genelinde tüm kanserler arasında erkeklerde en sık, kadınlarda ise meme kanserinden sonra 2. en sık görülen kanser ve kansere bağlı ölümün en sık nedeni olarak bildirilmiştir. Akciğer kanseri genellikle orta-ileri yaş grubunu etkilemekte ve sigara kullanımı ile bağdaştırılmaktadır. Ancak son yıllarda sayıları giderek artan genç hasta grubunda da akciğer kanseri tanısı ile kliniğimizde takip ettiğimiz ve hiç sigara içmemiş ya da az sigara içmiş hastalara rastlamaktayız. Bu çalışmanın amacı 11 yıllık süreçte, genç yaş akciğer kanseri olgularımızın özelliklerini, görülme sıklığını ve patolojik tanılarında değişim olup olmadığını saptamaktır. Gereç ve Yöntem: SBÜ Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi'ne 01.01.2012 ve 31.12.2022 tarihleri arasında başvuran 18 yaş ve üstüyle, 45 yaş ve altındaki primer akciğer kanseri tanılı hastaların verileri incelendi. Hastaların yaş, cinsiyet, patolojik tanı, radyolojik yerleşim yerleri, sigara kullanımı, ailede kanser varlığı ve ek hastalık mevcudiyeti bilgileri kaydedildi. WHO'nun 2015 sınıflamasına göre 45 yaş ve altındaki hastalar genç yaş grubu olarak kabul edildi. Hedef yaş grubu primer akciğer kanseri tanısı olan 413 vaka alındı. Verilerin analizi için IBM SPSS Statistics 22 programı ve Joinpoint Trend analiz programları kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya alınan genç yaş grubundaki hastaların %71,4'i erkek, %28,6'i kadın cinsiyetteydi. Tüm akciğer kanserleri içinde gençlerin oranında 2012-2018 yılları arasında anlamlı artış eğilimi saptandı, 2018-2022 yılları arasında ise anlamlı değişim saptanmadı. Hedef gruptaki yaş ortalaması yıllar içerisinde anlamlı artış eğilimindeydi.Kadın cinsiyet oranında artma eğilimi görüldü ancak anlamlı saptanmadı (p=0,35). Çalışmaya dahil edilen 413 hastanın 193'ü (%46,7)'ü AC, 84 (%20,3)'ü SCC, 67 (%16,2)'si SCLC, 10 (%2,4)'u LCLC, 49 (%11,9)'u karsinoid tümör, 10 (%2,4)'u NSCLC tanısı almıştı. Hem erkeklerde (%44,7) hem de kadınlarda (%51,7) en sık görülen histopatolojik tip AC'ydi. Erkeklerde 2. en sık görülen SCC (%24,1) iken, kadınlarda karsinoid tümör (%25,4); erkeklerde 3. en sık görülen SCLC (%20,7) iken, kadınlarda SCC'ydi(%11). SCLC kadınlarda 4. en sık görülen tipti (%5,1). SCC'lerin yıllık değişim yüzdesinde 2012-2015 yılları arasında anlamlı artış (p=0,002) olmakla beraber, 2016-2022 yıllarında ise anlamlı bir değişiklik saptanmadı (p=0,99). SCLC tanısı alan hastaların oranının yıllık değişim yüzdesinde anlamlı artış görüldü (p=0,003). Bu artışın özellikle COVID-19 pandemisi sırasındaki 2020-2021 yıllarında belirgin olarak yaşandığı tespit edildi. Hastanemizde karsinoid tümör tanısı alan genç yaş grubu hastaların sayısının yıllar içinde belirgin olarak azaldığı saptandı. Genç kadın akciğer kanserli hastalarda AC oranında yıllık değişim yüzdesinde artış eğilimi mevcut olmakla beraber anlamlı fark saptanmadı. Verilerine ulaşılabilen hastalar arasında, kadın hastalardan %53,2'sinin ve erkek hastalardan %89,2'sinin sigara içme öyküsü olduğu görüldü. Histopatolojik tipler arasında AC'lerin %72,9'u, SCC' lerin %94'ü, SCLC'lerin %90'ı, karsinoidlerin %59'u, LCLC'lerin (vaka sayısı az olmakla birlikte) %100'ünün sigara öyküsü olduğu saptandı. Verilerine ulaşılabilen hastaların %60'ında ek hastalık mevcuttu ve bu hastaların yaklaşık %7'sinde akciğer ya da dış organda kanser öyküsü mevcuttu. Sonuç: Çalışmamızda, genç yaş akciğer kanseri vakalarında artış saptanmıştır. Bu yaş grubunda hastaların ortalama yaşının artmakta olduğu saptanmıştır. Vakalar erkeklerde daha sık görülmekle birlikte, kadınlarda minimal bir artış eğilimi izlenmiştir. Histopatolojik olarak en sık AC saptanmış, cinsiyete göre ikinci ve üçüncü sıklıkta görülen tipler farklılık göstermiştir. Hedef grubumuzda SCLC'de anlamlı artış saptanmıştır. SCC'lerde, 2015'e kadar anlamlı artış varken, sonrasında anlamlı olmayan artış eğilimi izlenmiştir. Pandemi sürecinde toplam vaka sayılarında düşüş olsada, SCLC gibi agresif tiplerin başvuru oranı artmıştır. Karsinoid tümörlerdeki düşüş, Türkiye genelindeki hastanelerebaşvuru dağılımındaki gelişmeleri düşündürmüştür. Sağlık hizmetine erişimi etkileyen faktörlerin, kanser teşhis oranlarında etkili olduğunu düşündürmüştür. Çalışmamızdaki kadınların sigara kullanımının erkeklere göre belirgin düşüklüğü, pasif içicilik ve çevresel maruziyetlerin kadınlardaki önemini vurgulamaktadır. Yaş grubuna göre değişen insidans, histopatolojik tipler ve bunları etkileyen cinsiyet, sigara, pandemi gibi faktörlerin tespitinin, kanserle savaşta tarama, erken tanı, tedavi ve önleme stratejilerinin geliştirilmesinde büyük öneme sahip olduğunu düşünmekteyiz. Çalışmamız, geniş örneklem hacmi ve uzun izlem süresiyle ulusal ve uluslararası düzeyde referans oluşturabilecek önemli veriler sunmaktadır. Anahtar kelimeler: Akciğer Kanseri, Genç Yaş, Histopatoloji