Ratlarda subkutan sı̇lı̇kon ı̇mplant sonrası gelı̇şen kapsül kontraktür modelı̇nde tekrarlayan lokal otolog kondı̇syone serum (ACS) enjeksı̇yonlarının kapsül gelı̇şı̇mı̇ üzerı̇ne etkı̇sı̇nı̇n değerlendı̇rı̇lmesı̇


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, PLASTİK REKONSTRÜKTİF VE ESTETİK CERRAHİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: POYRAZ DÜZGÜN

Danışman: İlker ÜSÇETİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Silikon implant uygulamalarında en sık görülen geç komplikasyon kapsül kontraktürüdür. Yabancı cisim reaksiyonu sonucu gelişen bu durum, ağrı, deformite ve yeniden cerrahi ihtiyacı ile sonuçlanabilmektedir. Günümüze kadar çeşitli farmakolojik ve biyolojik ajanlar denenmiş olsa da etkinliği kanıtlanmış standart bir yöntem bulunmamaktadır. İnterlökin-1 reseptör antagonisti (IL-1Ra) açısından zengin olan Otolog Kondisyone Serum (Autologous Conditioned Serum, ACS), antiinflamatuar özellikleri sayesinde kapsül kontraktürünün önlenmesinde umut verici bir ajan olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışmada, ratlarda silikon implant sonrası gelişen kapsül kontraktürü modelinde tekrarlayan lokal ACS enjeksiyonlarının kapsül gelişimi üzerine etkisi değerlendirildi. Gereç ve Yöntem: Çalışmada toplam 48 adet 8–10 haftalık dişi Sprague- Dawley sıçan kullanıldı. Denekler üç gruba ayrıldı: Grup 1 (enjeksiyon yapılmadan kontrol, n=16), Grup 2 (salin enjeksiyonu, n=16) ve Grup 3 (ACS enjeksiyonu, n=16). Tüm deneklerin sırt bölgesine subkutan olarak 10 mm çapında ve 5 mm kalınlığında iki adet silikon implant yerleştirildi. İmplantların yerleştirilmesini takiben 10 hafta boyunca kapsül gelişiminin spontan oluşumu beklendi. 10. haftadan itibaren haftada bir kez subkapsüler bölgeye 0.2 mL enjeksiyon uygulandı. 11., 12., 13. ve 14. haftalarda sakrifikasyon yapıldı ve kapsül dokuları histopatolojik ile immünohistokimyasal yöntemlerle değerlendirildi. İncelemelerde kapsül kalınlığı, inflamatuar hücre yoğunluğu, ödem ve TLR4 ekspresyonu analiz edildi. Bulgular: Gruplar arasında kapsül kalınlığı açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (F(2,93)=5,789; p=0,004). ACS grubunda kapsül kalınlığı, serum fizyolojik ve kontrol gruplarına kıyasla anlamlı derecede daha düşük bulundu. Serum fizyolojik ve kontrol grupları arasında anlamlı fark izlenmedi. Dozlara göre yapılan analizlerde, üçüncü doz zaman noktasında gruplar arasında anlamlı fark saptandı (F(2,21)=10,250; p=0,001) ve ACS grubunda kapsül kalınlığının anlamlı olarak azaldığı görüldü. TLR-4 ekspresyonu açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamakla birlikte (p>0,05), üçüncü ve dördüncü doz zaman noktalarında ACS grubunda daha düşük TLR-4 ekspresyon skorları gözlenmiş ve azalma eğilimi dikkat çekmiştir. İnflamasyon yoğunluğu ve ödem varlığı açısından vii birinci, ikinci ve üçüncü dozlarda gruplar arasında anlamlı fark izlenmezken (p>0,05), dördüncü dozda her iki parametre açısından da gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (p=0,011 ve p=0,003). Dördüncü dozda kontrol grubunda inflamasyon yoğunluğu ve ödem varlığının, ACS ve serum fizyolojik gruplarına kıyasla anlamlı derecede daha yüksek olduğu saptandı. Sonuç: Tekrarlayan lokal ACS enjeksiyonları, silikon implant kapsül kontraktürü modelinde özellikle üçüncü doz zaman noktasında kapsül kalınlığını anlamlı olarak azaltmıştır. TLR-4 ekspresyonunda istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamakla birlikte, ACS grubunda gözlenen azalma eğilimi, ACS'nin inflamatuvar yanıtı modüle edici potansiyel etkilerine işaret etmektedir. İleri dozlarda kontrol grubunda inflamasyon ve ödemin belirginleşmesi, ACS uygulamasının kapsül kontraktürü gelişiminin ilerleyen fazlarında koruyucu rol oynayabileceğini düşündürmektedir. Anahtar kelimeler: Kapsül kontraktürü, silikon implant, otolog kondisyone serum, fibrosis, rat modeli