Frontotemporal demans tanılı hastalarda vizyospasyal defisit düzeyinin nöropsikolojik testler ve volümetrik MR üzerinden araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TURAY MUTLU
Danışman: İsmet Murat MELEK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Erken başlangıçlı demanslar içerisinde AH'den sonra ikinci sıklıkta görülen FTD, heterojen klinik ve etiyolojik özellikler sergileyen bir nörodejeneratif hastalık spektrumudur. FTD tanılı hastalarda, vizyospasyal işlevlerin ve parietal lob volümlerinin rölatif korunumuna ilişkin literatür bilgisi mevcuttur. Dahası, vizyospasyal işlev korunumu, dvFTD'de tanı kriterleri arasında yer almaktadır. Bu bağlamda, FTD tanılı hastaların vizyospasyal defisit düzeyinin ortaya koyulması ve ilgili ölçüm araçlarının volümetrik değişikliklerle ilişkisinin irdelenmesi, güncel yayınlardaki sorgulayıcı verilere katkı sunarak hastalık doğasına dair bakış açımızın genişlemesi bakımından kayda değer önemdedir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, FTD ve PPA konsensüs/tanı kriterleri ile tanı almış olan 24 FTD tanılı hasta ile aynı sayıda sağlıklı kontrol alınmıştır. Sağlıklı kontrollerin FTD tanılı hastalarla benzer yaş ve cinsiyet profiline uyması gözetilmiştir. Hastaların demans evre tayini KDD üzerinden yapılmış ve tüm katılımcılar MMT, SÇT ve ÇYBT ölçümleri yapılmak üzere nöropsikolojik değerlendirmeye yönlendirilmiştir. Tüm katılımcıların aksiyal plan T1 ağırlıklı MR görüntüleri, VBM tekniğiyle volümetrik ölçüme tabi tutulmak üzere PACS üzerinden elde edildi. T1 ağırlıklı MR görüntüleri SPM12 ve CAT12 araç kutusu (toolbox) ile işlenerek segmentasyon yapıldı ve parietal loba özgü bölgesel korteks hacimlerine ulaşıldı, sonrasında ilgili bölgesel korteks hacimlerinin total kortikal hacme oranları yüzde cinsinden hesaplandı. Elde edilen nöropsikolojik test puanları ile hacim değerlerinin iki grup arasındaki farkına ek olarak tüm nöropsikolojik testlerin kendi aralarındaki ve hacimsel değerlerle ilişkisi analiz edildi. Bulgular: MMT, SÇT, ÇYBT puanları, iki grup arasında kontrol grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark arz etmiştir. Sağ superior parietal ve total kortikal hacim değerleri, iki grup arasında kontrol grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark arz etmiştir. Diğer hacim değerleri de kontrol grubunda daha yüksek olmasına karşın, istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Yüzdesel hacim değerleri analiz edildiğinde, sağ inferior parietal, sağ parietal ve sol supramarginal yüzde değerleri arasında hasta grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Diğer hacim değerleri de hasta grubunda daha yüksek bulunmasına karşın, istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Hasta grubunda SÇT puanı ile sol angular hacim değeri arasında orta düzeyde, pozitif yönlü, istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir; ÇYBT puanı ile sol angular ve sol inferior parietal hacim ile sol angular yüzde değerleri arasında orta düzeyde, pozitif yönlü, istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Hasta grubunda diğer nöropsikolojik test puanları ile volüm ölçüm değerleri arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Hasta grubunda, tüm nöropsikolojik testler arasında yüksek veya çok yüksek düzeyde, istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Kontrol grubunda ÇYBT puanı ile sağ angular, sol angular, sol inferior parietal ve total kortikal hacim değerleri arasında orta düzeyde, pozitif yönlü, istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir; MMT ve SÇT puanları ile volüm değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Kontrol grubunda MMT ile ÇYBT puanı arasında orta düzeyde; MMT ile SÇT puanı ve SÇT ile ÇYBT puanı arasında ise yüksek düzeyde, pozitif yönlü, istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Sonuç: Bulgular, FTD'nin genel kognitif bozulmanın yanında vizyospasyal işlevlerde de anlamlı bir düşüşe yol açtığını ortaya koymakta ve literatürdeki rölatif korunum hipotezini kısmen sorgulamaktadır. Buna karşılık, FTD'de parietal atrofinin geri planda olduğunu ve vizyospasyal işlevlerin geleneksel olarak ilişkilendirildiği sağ inferior parietal lobülün rölatif korunmuş olabileceğini düşündürmektedir. Ancak vizyospasyal defisit düzeyi ile sağ parietal yapılar arasında ilişki saptanmamış olması, vizyospasyal işlevlerin izole olarak bu yapılara atfedilme eğilimini sorgulatmaktadır. Kaldı ki bulgular, sol angular ön planda olmak üzere sol inferior parietal kortekse işaret etmektedir. Daha büyük örneklem boyutlarıyla yapılacak ileriki çalışmaların; klinik ve genetik alt tiplendirmeyi içermesi, ilave nöropsikolojik testler ve ileri görüntüleme yöntemleri ile desteklenmesi ve mümkünse longitudinal tasarıma sahip olması, bu karmaşık ilişkilerin netleştirilmesi için elzemdir. Bu çalışma, söz konusu hedefe yönelik mevcut bilgi ve bulgular dâhilinde alternatif bir perspektif ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Frontotemporal Demans, Manyetik Rezonans Görüntüleme, Nöropsikolojik Testler, Parietal Lob, Serebral Korteks