Kardiyak arrest vakalarında spontan dolaşımın saptanmasında karotis USG ve karotis doppler USG etkinliğinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İBRAHİM DİRGEN
Danışman: Burcu BAYRAMOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Dünya genelinde her yıl milyonlarca hastada kardiyak arrest vakası görülmektedir. Bu hastaların mortalitesi yüksektir ve etkin bir KPR uygulaması sağkalımı önemli miktarda artırmaktadır. Etkin KPR'nin en önemli adımlarından biri olan göğüs kompresyonlarının mümkün olduğunca ara verilmeden devam ettirilmesi gerekmektedir. Bu yüzden kompresyona ara verilerek yapılan nabız kontrollerinin olabildiğince hızlı yapılması elzemdir. Ancak nabız değerlendirmek için yaygın olarak kullanılan yöntem olan manuel palpasyonun hastanın kilosundan, anatomik varyasyonlarından etkilenmesi, uygulayıcı tecrübesine bağımlı olması gibi sebepler yüzünden yavaş kaldığı birçok çalışmada görülmesi üzerine son yıllarda yeni yöntem arayışları artmıştır. USG'nin noninvaziv olması ve acil servislerde artan kullanımı USG'yi cazip hale getirmiş ve üzerine araştırmalar yapılmasına imkân sağlamıştır. Karotis doppler USG ve karotis kompresyon USG yöntemleri manuel palpasyonla daha önce kıyaslanmış ve anlamlı derecede hızlı bulunmuş olmasına rağmen, hangi yöntemin hastada spontan dolaşımın geri dönüşünü saptamada daha hızlı olduğu konusunda karşılaştırmalı çalışma yapılmamıştır. Bu çalışmada amacımız SDGD tespitinde USG destekli yöntemlerin manuel palpasyonla nabız tespiti ile karşılaştırılması ve iki USG yönteminin birbirleriyle kıyaslanmasıydı. Materyal ve Metot: Prospektif, gözlemsel olarak tasarlanan bu çalışma, SBÜ Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi Girişimsel Olmayan Araştırmalar Etik Kurulu'ndan onay alınarak Acil Tıp Kliniğinde gerçekleştirildi. Çalışmamız 15.08.2024-30.04.2025 tarihleri arasında acil servisimizde kardiyopulmoner resüsitasyon uygulanan ve çalışmaya dahil edilme kriterlerini taşıyan 60 hasta ile yapıldı. Bu hastaların 30'unda karotis üzerinden kompresyon USG ile nabız değerlendirilirken 30'unda karotis doppler USG ile nabız değerlendirildi ve nabız değerlendirme süreleri kayıt altına alındı. Tüm hastalarda ultrason ile eş zamanlı manuel palpasyonla nabız değerlendirilme süreleri de kaydedildi. Elde edilen verilerin istatistiksel analizi yapıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen kompresyon USG grubundaki 30 hastaya toplamda 299 kez nabız kontrolü için göğüs kompresyonlarına ara verildi. Bu kontrollerinin 14 tanesinde VF görüldü ve hızla defibrile edilerek müdahale edildi. Diğer 285 nabız kontrolünde manuel palpasyonla spontan dolaşım tespiti için ortalama 6,59 sn süre gerekirken, kompresyon USG ile ortalama 4,81 sn süre yeterli oldu ve USG kullanılırken kompresyonlara verilen ara manuel palpasyona göre daha kısaydı (p<0,05). Doppler USG ile nabız kontrolü yapılan diğer 30 hastalık grupta ise 279 kez nabız kontrolü için göğüs kompresyonlarına ara verildi. 20 kez VF görüldü ve hızla defibrile edildi. 259 kez nabız kontrolü yapıldı. Ortalama nabız kontrol süreleri manuel palpasyonla 6,77 sn iken doppler USG ile 4,8 sn olarak ölçüldü. Aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Sonuç: Çalışmamızda kompresyon USG ve doppler USG ile dolaşım değerlendirme yöntemlerinin manuel palpasyonla nabız değerlendirme yöntemine üstün olduğu saptanmıştır. Ancak her iki yöntemin birbirleri üzerine istatistiksel olarak anlamlı üstünlüğü görülmemiştir. Acil serviste spontan dolaşımın geri dönüşünü değerlendirmede karotis doppler USG ve kompresyon USG yöntemi güvenle kullanılabilir. Anahtar Kelimeler: Kardiyopulmoner resüsitasyon, karotid arter USG, doppler USG, nabız