Sol ventrikül destek cihazı (LVAD) takılan hastalarda preoperatif NT-proBNP değerlerinin postoperatif istenmeyen olaylarla ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: OSMAN FEHMİ BEYAZAL
Danışman: Ümit KERVAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Gelişmiş toplumlarda en önemli ölüm sebeplerinin başında kalp yetmezliği gelmektedir. Son dönem kalp yetmezliğinin tedavisinde kalp nakli en önemli tedavi seçeneğidir. Ancak ülkemizde ve dünyada organ kısıtlılığı nedeniyle kalp nakli sırasında bekleyen hasta sayısındaki artış ve bekleme süresindeki uzunluk bu hastalar için ventriküler destek cihazı (VDS) ihtiyacını doğurmuştur. Sol ventrikül destek cihazı (LVAD) implantasyonu sağkalımı artırmakta fakat sağ kalp yetmezliği (RVF), kanama, serebrovasküler olay (SVO), pompa trombozu gibi birçok komplikasyonu da beraberinde getirmektedir. Günümüzde bu yan etkileri azaltmak için cihazların takılmasından önce ve sonraki takiplerinde birçok skorlama sistemleri geliştirilmiştir. Ancak hala herkes tarafından kabul görmüş, operasyon öncesinde özellikle RVF'yi tahmin eden ya da öngören yöntem yoktur. NT-proBNP kalp yetmezliğinde diyagnostik ve prognostik öneme sahip bir belirteçtir. Kronik kalp yetmezliğinde yüksek NT-proBNP değerleri olumsuz sonuçları predikte etmektedir. Biz bu çalışmamızda LVAD implantasyonu yapılan hastalarda preoperatif NT-proBNP değerlerinin postoperatif istenmeyen olaylar için prediktif önemi olup olmadığını araştırdık. Daha uygun zamanda operasyona alınan hastaların komplikasyon oranlarının düşmesi ile birlikte, mortalite ve morbidite oranları, hastane yatış süreleri ve yoğun bakım yatış sürelerinin azaltılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem Mart 2016 - Ekim 2018 yılları arasında kliniğimizde izole LVAD implantasyonu yapılan 46 hasta değerlendirilmiştir. 26 (%56,5) hastaya HeartMate III, 19 (%41,3) hastaya HeartWare ve 1 (%2,2) hastaya aVAD marka LVAD cihazı takılmıştır. LVAD implantasyonu yapılan hastalarda preoperatif NT-proBNP değerlerinin postoperatif istenmeyen olaylar ile ilişkisi incelenmiştir. Ayrıca hastaların exitus olup olmamasına göre NT-proBNP değerleri için ROC analizine göre kesim noktası belirlenmiştir ve 1725,5 pg/ml olarak bulunmuştur (Sensitivite:0,929, Spesifite:0,688). Bu kesim noktasına göre hastalar iki gruba ayrılmıştır. Hastaların demografik verileri, özgeçmiş özellikleri, hemodinamik ve klinik verileri, preoperatif kan tahlilleri, preoperatif ekokardiyografi (EKO) ve sağ kalp kateterizasyonu bulguları, operatif ve postoperatif bulguları analiz edilmiştir. Bulgular Çalışmaya dahil edilen hastaların ortalama takip süresi 482 ± 321 gündür (min:9, maks:1277). Hastaların 35'i (% 76.1) erkek ve yaş ortalamaları 49,4 ± 12,9 (19 - 67) yıldır. Hastaların % 23,9'unun Interagency Registry for Mechanically Assisted Circulatory Support (INTERMACS) skoru 2 idi. Michigan (ortalama 2,9 ± 2,6) ve Pennsylvania (ortalama 43,7 ± 12) skorları yüksek bulunmuştur. Hastaların 42'si (% 91) elektif olarak operasyona alınmıştır. Tümünde kardiyopulmoner bypass (KPB) kullanılmıştır ve ortalama KPB süresi 87 ± 25 dk olarak bulunmuştur. Postoperatif 2 (% 4,3) hastaya ekstrakorporal membran oksijenasyonu (ECMO), 4 (% 8,7) hastaya intraaortik balon pompası (IABP) takılmıştır ve 6 (% 13) hastada postoperatif RVF gelişmiştir. Toplam 6 (% 13) hastaya kalp nakli yapılmıştır. Postoperatif ilk 30 günde 3 (% 6,5) hasta, > 30 gün 11 (% 23,9) hasta hayatını kaybetmiştir. Postoperatif erken dönemde en sık istenmeyen olay kanama nedeniyle reoperasyon (% 23,9), geç dönemde ise hemorajik SVO (% 15,2)'dur. Preoperatif NT-proBNP değerleri bakımından hasta ölümünde, postoperatif dönemde RVF ve geç RVF, ECMO ihtiyacı, hemorajik ve iskemik SVO, GIS kanaması, kanama revizyonu ve pompa trombozu olması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Preoperatif NT-proBNP değerleri bakımından postoperatif IABP ihtiyacı arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır (p=0,002). Preoperatif NT-proBNP değerleri ile postoperatif drenaj miktarları arasında, ilk 24 saat kan ve kan ürünü transfüzyonu miktarları arasında, entübasyon süresi ve yoğun bakım kalış süresi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. NT-proBNP için kesim noktası olan 1725,5 pg/ml değerine göre hastalar iki gruba ayrılıp analiz edildiğinde, preoperatif NT-proBNP değerlerinin 1725,5 değerinin altında veya üzerinde olması ile postoperatif istenmeyen olaylar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Postoperatif ECMO ve IABP takılan hastalarda veri yetersizliğinden dolayı karşılaştırma yapılamamıştır. Sonuç LVAD implantasyonu yapılması planlanan hastaların operasyon öncesindeki NT-proBNP değerleri ile postoperatif gelişebilecek istenmeyen olaylar arasında istatistiksel olarak ilişki bulunamamıştır. Ancak istenmeyen olay gelişen hastalarda preoperatif NT-proBNP değerleri daha yüksek idi. Literatürdeki diğer çalışmaların sonuçları da değerlendirildiğinde, postoperatif dönemde hastalardan rutin aralıklarla NT-proBNP düzeyi görülmesi ile gelişebilecek komplikasyonlara daha hızlı tanı konulup müdahale edilebilir ve hasta takibinde hekimlere yol gösterici olabilir. Bununla birlikte gelecekte çok merkezli, daha fazla hasta sayısı ile prospektif çalışmaların yapılması ve preoperatif değerlerin yanında postoperatif NT-proBNP değerlerinin bakılması ve bunların karşılaştırmalarının yapılması ile postoperatif istenmeyen olayların önceden tanınabileceği ve erken müdahalesi ile daha olumlu sonuçlar alınabileceğini düşünmekteyiz. Anahtar kelimeler: Sol ventrikül destek cihazı, NT-proBNP, Sağ kalp yetmezliği, Kanama, Serebrovasküler olay