DMSA sintigrafisi ile renal skar tespit edilen hastaların üriner sistem enfeksiyonları açısından risk faktörlerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: RABİA BALİ

Danışman: Gül ÖZÇELİK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: İdrar yolu enfeksiyonu (İYE) çocukluk çağında sık görülen, önemli problemlerdendir, renal skar oluşumu gibi ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Renal skarı (RS) göstermek için altın standart dimerkaptosüksinik asit (DMSA) sintigrafisidir. Çalışmamızda İYE geçirmiş DMSA sintigrafisinde renal skarlı hastaların risk faktörlerinin araştırılması, hasta takip ve tedavi sürecine katkı amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Nefroloji Biriminde 01 Eylül 2018- 01 Eylül 2021 arasında DMSA sintigrafisi yapılan, 0-18 yaş aralığında 431 hasta retrospektif tarandı. Çalışmamıza İYE geçirmiş, renal skarlı, 0-18 yaş arası hastalar alınmıştır. İYE geçirmemiş,üriner sistem anomalisi olan hastalar, dosya kayıtları eksik hastalar çalışma dışı bırakılmıştır. Rekürren İYE nedeniyle DMSA çekilen ve skarsız 112 hasta tespit edildi. İYE öyküsü olan, renal skarlı 90 hasta çalışmaya dahil edildi. İstatiksel yöntemler olarak Mann Whitney U testi ve Ki-Kare Analizi kullanılmış, istatistiksel anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmamızda toplam 202 hasta yer aldı, bunların 112'sini rekürren İYE geçiren ve skarsız hastalar, 90'ını RS'li hastalar oluşturdu. Rekürren İYE öyküsü olan ve skarsız hastaların %88.39'unu, renal skar saptananların %82.2'sini kız hastalar oluşturdu. Rekürren İYE'li skarsız grubun yaş ortalaması 105,65±43,57, RS'li grubun yaş ortalaması 127,27±55,5 ay saptandı. RS'li grubun pyelonefrit geçirmiş olma oranı diğer gruptan yüksek saptanmıştır(%67,8). Tüm hastalarda ultrasonografide patoloji olan grupta VUR seviyesi daha yüksek saptanmıştır (p:0,047). RS'li hastalarda USG'sinde patoloji olan hastaların sol böbrekte yüksek dereceli VUR varlığı oranı USG'si normal saptanan hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p=0,029). RS'li ve nörojenik mesaneli hastalarda piyelonefrit geçirme öyküsü oranı daha düşük saptanmıştır (p=0,005). Sonuç: Çalışmamızda renal hasar risk faktörleri olarak tüm hastalarda en sık rekürren İYE, piyelonefrit geçirme öyküsü, ateş varlığı olarak gösterilmiştir. Özellikle küçük yaştaki kızlarda renal hasar gelişmeden dikkatli izlem gerektiği kannatine varılmıştır. Tüm hasta grubunda ultrasonografide patoloji varlığı ile VUR varlığı arasında ilişki bulunmuştur. Renal hasar gelişmiş hastalarda da yüksek dereceli reflü ile ilişki saptanmıştır. Anahtar kelimeler: renal skar, rekürren idrar yolu enfeksitonu, vezikoüretral reflü, idrar yolu enfeksiyonu, piyelonefrit