Obsesif kompulsif bozukluğun otojen ve reaktif alt tiplerinde oksidatif stres ve inflamatuar belirteçlerin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ANIL MERSİN
Danışman: Erhan KURT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Literatürde Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) etiyolojisinde oksidatif stres ve inflamasyonun rolü vurgulanmakla birlikte, lektin benzeri okside LDL reseptörü-1 (LOX-1) ve okside LDL (oxLDL) moleküllerinin OKB'deki rolünü inceleyen çalışmaya rastlanmamıştır.Bu çalışmanın amacı, OKB hastalarında LOX-1 ve oxLDL düzeyleri ile hematolojik inflamasyon belirteçlerini (NLR, PLR, MPV) inceleyerek; bu biyobelirteçlerin hastalığın nörobiyolojik altyapısındaki yerini, otojen/reaktif alt tiplere göre farklılıklarını ve semptom şiddetiyle ilişkisini belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya DSM-5 tanı ölçütlerine göre OKB tanısı konulan 67 hasta (31 otojen, 36 reaktif) ve benzer sosyodemografik özelliklere sahip 37 sağlıklı kontrol dahil edilmiştir. Katılımcılara Sosyodemografik Veri Formu ve Yale-Brown Obsesyon Kompulsiyon Ölçeği (Y-BOCS) uygulanmıştır. Serum LOX-1 ve oxLDL düzeyleri ELISA yöntemiyle; NLR, PLR ve MPV değerleri ise tam kan sayımı parametrelerinden hesaplanarak analiz edilmiştir. Bulgular: OKB hasta grubunda serum LOX-1 ve oxLDL düzeyleri, kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük saptanmıştır. İnflamasyon belirteçlerinden NLR, hasta grubunda anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. PLR ve MPV açısından fark saptanmamıştır. Otojen ve reaktif alt tipler karşılaştırıldığında incelenen biyobelirteçler açısından anlamlı bir farklılık bulunmamış; ayrıca biyobelirteç düzeyleri ile hastalık şiddeti arasında korelasyon izlenmemiştir. Sonuç: Bu çalışmada, OKB hastalarında inflamasyon belirteci olan NLR'nin artmış olmasına karşın, oksidatif stres belirteçleri olan oxLDL ve LOX-1 düzeylerinin beklenenin aksine düşük bulunması; bu iki sistemin hastalığın kronik seyri ve uzun süreli psikotrop ilaç kullanımı zemininde farklı düzenleyici yanıtlar geliştirebileceğini düşündürmektedir. Biyobelirteçlerin alt tiplerden ve hastalık şiddetinden bağımsız bulunması ise, bu parametrelerin anlık semptomlardan ziyade OKB'nin temel nörobiyolojik yapısını yansıtan daha stabil özellikler olabileceğine işaret etmektedir. Anahtar Kelimeler: İnflamasyon, LOX-1, Obsesif Kompulsif Bozukluk, Oksidatif Stres, oxLDL.