Mukokütanöz Behçet ve Ailevi Akdeniz Ateşi hastalarının yaşam kalitesini etkileyen faktörlerin sağlıklı grup ile karşılaştırmalı olarak incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERVE BÜŞRA KASAPÇI
Danışman: Cemal BES
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Behçet hastalığı ilk olarak oral ve genital ülserler ile üveit bulguları ile tanımlanmış, zamanla klinik spektrumu genişlemiştir. Tekrarlayan oral ve genital aftlar, oküler tutulum, üveit atakları ve arter–venleri tutan sistemik vaskülitle karakterize otoinflamatuar bir hastalıktır. Ailevi Akdeniz Ateşi (AAA), düzensiz aralıklarla ortaya çıkan, genellikle 12–72 saat süren ve çoğu kez kendiliğinden sonlanan ateş ataklarıyla seyreden; karın, akciğer ve eklemlerde şiddetli ağrıya yol açan serozal inflamasyonun eşlik ettiği genetik geçişli otoinflamatuar bir hastalıktır. Fiziksel hastalıkların izlenmesinde yalnızca fizyolojik parametreler değil, hastaların psikososyal durumları da değerlendirilmelidir. Çalışanlarda sağlık sorunları, sıklıkla günlük aktivitelerde azalma ve iş yerinde verimlilik kaybı ile ilişkilidir. Bu etkiyi belirlemek amacıyla, sağlıkla ilişkili işyeri üretkenlik kaybını ölçen çeşitli değerlendirme araçları geliştirilmiştir. Bu çalışmada mukokütanöz tutulumlu Behçet ve amiloidozu olmayan FMF hastalarının iş gücü kaybı ve yaşam kalitesinin hastalık aktivitesi ile ilişkisi ve hastalık aktivitesinden bağımsız sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırmalı ilişkisi değerlendirilmiştir.Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya, 2022–2025 yılları arasında Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Romatoloji Polikliniğinde izlenen 109 Mukokütanöz Behçet hastası ile Ailevi Akdeniz Ateşi (AAA) tanısı olan ve takipleri sırasında amiloidoz gelişimi saptanmamış 110 hastadan oluşan iki hasta grubu dahil edilmiştir. Karşılaştırma amacıyla, kronik hastalığı bulunmayan ve sekel durumu olmayan 59 sağlıklı gönüllü kontrol grubunu oluşturmuştur. Behçet sendromu veya AAA dışında yaşam kalitesini etkileyebilecek kronik hastalığı, aktif enfeksiyonu veya tanımlanmış psikiyatrik bozukluğu olan bireyler çalışma dışı bırakılmıştır. Poliklinik kontrolü için başvuran hastalar ve sağlıklı kontrol grubu için demografik ve sosyoekonomik özellikleri, SF-36 (Short Form-36) yaşam kalitesi anketi ve İş Verimliliği ve Aktivite Bozukluğu Anketi (WPAI-GH) kaydedilmiş. Hastalık aktivitesinin değerlendirilmesi amacıyla AAA grubunda Otoinflamatuar Hastalık Aktivite İndeksi (AIDAI), Behçet sendromu grubunda ise Behçet Hastalığı Güncel Aktivite Formu (BDCAF) kullanılmıştır. İş Verimliliği ve Aktivite Bozukluğu (WPAI-GH) anketi, SF-36 ve hastalık skorlama formlarında olduğu gibi 28 gün üzerinden değerlendirilmiştir. Bulgular: WPAI-GH ile yapılan analizlerde, AAA hastalarında sağlık nedeniyle kaçırılan çalışma, çalışırken yaşanan bozulma, genel iş kaybı ve aktivitede bozulma yüzdeleri sağlıklı kontrollere göre anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur(p= 0.013, p<0.001, p<0.001, p<0.001). Behçet hastalarında ise sağlık nedeniyle aktivitede bozulma belirgin olarak artmıştır (p<0.001). Her iki hasta grubunda iş verimliliği ve aktivite bozukluğu benzer düzeyde olumsuz etkilenmiştir. Hastalık aktivitesi ve semptom varlığı (oral aft, kutanöz bulgular, artrit/artralji) ile iş gücü kaybı arasında anlamlı ilişkiler saptanmıştır. SF-36 değerlendirmesi hem BD hem de AAA hastalarında fiziksel ve psikososyal boyutlarda yaşam kalitesinde belirgin düşüşler olduğunu göstermiştir (p<0.001). Sosyal işlevsellik özellikle Behçet hastalarında etkilenmiş(p=0.03). AAA hastalarında ise sınırlı bir bozulma gözlenmiştir. BDCAF ve AIDAI skorları ile SF-36 alt ölçekleri arasındaki negatif korelasyon saptanmıştır. Sonuç: Behçet hastalığı ve AAA hem iş gücü verimliliğini hem de yaşam kalitesini çok boyutlu olarak olumsuz etkilemektedir. Çalışmadaki hasta gruplarının özellikleri değerlendirilince tutulumu sınırlı ve hastalık aktivitesi düşük olsa bile mevcut hastalıkların yaşam kalitesinin anlamlı biçimde etkilendiğini ortaya koymaktadır. Bulgular, bu hasta gruplarında yalnızca hastalık aktivitesini kontrol etmeye yönelik değil, iş gücü kaybını azaltacak ve yaşam kalitesini artıracak kapsamlı, multidisipliner yaklaşımların gerekliliğini vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: Behçet sendromu, Ailevi akdeniz ateşi, SF-36 ölçeği, WPAI-GH ölçeği, Yaşam kalitesi