Geriatrik hastalarda malnütrisyon ve sarkopeninin morbidite üzerine etkisinin GLIM ve EWGSOP2 kriterleri ile değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İHSAN EMRE DAĞAŞAN

Danışman: Mustafa Kemal KILIÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Ülkemizde ve Dünya'da yaşlı nüfus hızla artmaktadır. Yaşlanmayla birlikte geriatrik sendromlar adı verilen, hastaların yaşam kalitesini ve günlük yaşam aktivitelerini olumsuz yönde etkileyen problemlerin görülme sıklığı artmaktadır. Malnütrisyon ve sarkopeni de bu sık görülen geriatrik sendromlardan ikisidir. Daha önceden bu sendromların tanısında farklı kriter setleri tanımlanmış olmakla beraber GLIM kriterleri malnütrisyonun tanısında, EWGSOP2 kriterleri ise sarkopeninin tanısında literatürdeki en güncel tanı kriterleridir. Bu iki kriter setiyle yapılan çalışmalar henüz sınırlı sayıdadır. Biz bu çalışmamızda sırasıyla GLIM ve EWGSOP2 kriterleri ile tanımlanan malnütrisyon ve sarkopeninin geriatrik popülasyonda düşme, elektif olmayan hastane başvurusu ve hastane yatışı gibi morbiditeler üzerine etkisini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahiliye ve Geriatri polikliniklerine başvuran altmış beş yaş ve üzeri, çalışmaya dahil edilme-dışlama kriterlerine uygunluk gösteren ve çalışmaya katılmayı kabul eden 190 hasta (107 kadın, 83 erkek) çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların onamı alındıktan sonra yaş, cinsiyet, eşlik eden kronik hastalıkları ve ilaç kullanımları sorgulandı ve kaydedildi. Hastaların antropometrik ölçümleri alındı. Bioelektriksel impedans analizi (BIA), el sıkma kuvveti ve dört metre yürüme testi yapıldı. Son bir haftadaki oral alımları sorgulandı, biyokimyasal olarak CRP tetkiki istendi ve sonuçlar kaydedildi. Kaydedilen sonuçlarla GLIM ve EWGSOP2 kriterlerine göre hastaların malnütrisyon ve sarkopeni evreleri belirlendi. Altı aylık takip süresi sonucunda hastaların düşme, elektif olmayan hastane başvurusu ve hastane yatışı durumları sorgulanarak kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya katılan 190 hastanın 107'si (%56,3) kadın, çalışma popülasyonunun yaş ortancası 70,5 (en genç 64, en yaşlı hasta 89 yaşında)'dir. Hastaların %81,6'sı ilkokul mezunu ve daha az eğitim seviyesine sahipti. Hastaların %65,3'ü eşiyle birlikte yaşıyordu. Kronik hastalıklardan en sık hipertansiyon (%57,9), ikinci sıklıkta ise diyabetes mellitus (%48,9) eşlik ediyordu. GLIM kriterlerine göre hastaların %32,3'ü malnütre (evre 1 ya da evre 2), EWGSOP2 kriterlerine göre hastaların %32,6'sı sarkopenik (sarkopeni ya da ağır sarkopeni) olarak bulundu. Malnütrisyon ve sarkopeni ile düşme riski arasındaki ilişkinin değerlendirildiği analizde ileri yaş, GLIM kriterlerine göre malnütre olmak, azalmış el sıkma kuvveti, azalmış yürüme hızı ve EWGSOP2 kriterlerine göre sarkopenik olmak istatistiksel olarak anlamlı seviyede ilişkili bulundu. Malnütrisyon ve sarkopeni ile elektif olmayan hastane başvurusu arasındaki ilişkinin değerlendirildiği analizde ileri yaş, yüksek CRP değeri, azalmış yürüme hızı, azalmış el sıkma kuvveti, GLIM kriterlerine göre malnütre olmak, osteoporoz, KAH ve EWGSOP2 kriterlerine göre sarkopenik olmak istatistiksel olarak anlamlı seviyede ilişkili bulundu. Malnütrisyon ve sarkopeni ile hastane yatışı arasındaki ilişkinin değerlendirildiği analizde ileri yaş, azalmış yürüme hızı, azalmış el sıkma kuvveti ve eşlik eden KOAH varlığı istatistiksel olarak anlamlı seviyede ilişkili bulundu. Sonuç: Çalışmamızın sonucunda düşme ve elektif olmayan hastane başvurusu üzerine sırasıyla GLIM ve EWGSOP2 kriterlerine göre tanımlanan malnütrisyonun ve sarkopeninin anlamlı etkisi olduğunu bulduk. Ayrıca EWGSOP2 kriterlerinden olan azalmış el sıkma kuvveti ve azalmış yürüme hızının hastane yatışı üzerine anlamlı etkisi olduğu sonucunu elde ettik. Bununla birlikte ileri yaşın her üç morbidite üzerine de anlamlı etkisi olduğu sonucuna ulaştık. Çalışmamızdaki hastalarda sık görülen ek kronik hastalıkların da (DM, KAH, osteoporoz gibi) morbidite gelişimi üzerine etkili olduğunu gözlemledik. Hastaneye yatış dışındaki sonlanım noktalarının gerçekleşme riskinin (rölatif risk olarak) malnütre ve sarkopenik hasta gruplarında olmayanlara göre anlamlı derecede yüksek olduğunu saptadık. Bu nedenle geriatrik hasta muayene ve takibinde sık görülen geriatrik sendromlardan olan malnütrisyon ve sarkopeni akılda tutulmalı, erken tanı ve tedavisi açısından değerlendirilmelidir. Böylelikle hastaların yaşam kalitesi ve günlük yaşam aktiviteleri üzerine olan olumsuz etkileri minimuma indirilebilir. Literatürde bu konuyla alakalı az sayıda yayın bulunması nedeniyle kesin bir yargıya varmak zordur. Bu konuda yapılacak daha geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç olduğunu düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Malnütrisyon, Sarkopeni, Geriatri, Morbidite