Kandidemi olgularının retrospektif incelenmesi; epidemiyolojik, klinik özellikler ve mortalite ilişkili faktörler
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CANSU AŞIK
Danışman: Serpil EROL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Kandida türleri ile olan kan akımı enfeksiyonları tüm dünyada giderek artan bir morbidite ve mortalite nedenidir. Bu nedenle bu enfeksiyonların erken tanı ve tedavisi kritik öneme sahiptir. Biz bu çalışmada hastanemizde kandidemi tanısı alan olguları geriye dönük inceleyerek epidemiyolojik özellikler, risk faktörleri, tür dağılımı, verilen tedavileri ve tedavi sonuçlarını irdeleyerek olguların yönetimine katkı sağlanması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haydarpaşa Numune Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde 1 Ocak 2018 – 1 Ocak 2023 tarihleri arasında yatırılarak takip edilen ve en az bir şişe kan kültüründe Candida spp. üremesi saptanan hastalar hastane bilgi sistemi üzerinden retrospektif incelendi. Hastaların demografik bilgileri, eşlik eden hastalıkları, risk faktörleri, üreyen etkenlerin mikrobiyolojik özellikleri, aldıkları tedaviler, laboratuvar değerleri ve tedavi sonuçları değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamıza 175 hasta dahil edildi. Hastaların %50.3'ü kadın, %49.7'si erkek olup yaş ortalaması 67.9±16.1'di. Hastaların %41.7'si YBÜ'de, %21.1'i iç hastalıkları servisinde, %15.4'ü genel cerrahi servisinde yatarken tanı almıştı. Kandidemi öncesi medyan yatış süresi 20 gün, medyan YBÜ yatış süresi 5 gün olarak bulundu. Ek hastalıklar incelendiğinde olguların %53.1'inde hipertansiyon, %37.7'sinde nörolojik hastalık, %36.6'sında diyabetes mellitus, %34.3'ünde solid organ malignitesi görüldü. Risk faktörleri açısından hastaların %93.1'inde üriner kateterizasyon öyküsü, %90.9'unda antibiyotik kullanımı, %75.4'ünde santral venöz kateter kullanımı, %58.3'ünde TPN kullanımı, %49.1'inde cerrahi operasyon geçirme öyküsü mevcuttu. Hastaların %20.6'sında geçirilmiş bakteriyemi, %22.9'unda eş zamanlı bakteriyemi saptandı. Hastaların %33.7'sinde kan dışı başka örneklerden yapılan kültürlerinde Candida spp. üremesi saptandı. Bu örneklerde saptanan etkenlerin %74.5'i kan kültüründeki ile aynı türde etkendi. Kandidemi etkenlerinin tür dağılımı incelendiğinde hastaların %38.9'unda C. albicans, %26.9'unda C. parapsilosis, %13.7'sinde C. tropicalis, %11.4'ünde C. glabrata saptandı. C. albicans ve non-albicans Candida karşılaştırıldığında yaş, ek hastalık ve risk faktörleri açısından anlamlı fark bulunmadı. Flukonazol direnci değerlendirildiğinde C. albicans olgularının %1.4'ü, C. parapsilosis'te ise olguların %10.6'sında direnç görüldü. Tüm C. glabrata olguları flukonazole doza bağımlı duyarlı bulundu. Hastaların %14.3'üne antifungal tedavi başlanamadığı, %6.9'una üreme öncesi ampirik tedavi, %78.9'una etkene yönelik tedavi başlandığı görüldü. Antifungal tedavi olarak hastaların %43.5'ine ekinokandin, %41.7'sine flukonazol başlandığı saptandı. Kan kültürü alınma ve tedavi başlama arasındaki süre ortalama 3.6±2.1 gün, toplam tedavi süresi ortalama 13.6±15.9 gündü. Kandidemi saptanan günde hastaların %72.4'ünün SVK'sinin olduğu, kateteri olan hastaların %61.4'ünden kateter kültür örneği gönderildiği ve bu örneklerin %66.6'sında kandida üremesi olduğu saptandı. Kontrol kan kültürlerinin antifungal tedavi sonrası ortalama 5.3±5.4 günde negatifleştiği saptandı. Hastaların %17.1'inde persistan kandidemi görüldü. Hastaların %52'sine kardiyak, %22.9'una oküler değerlendirme yapılmıştı. Hastaların %56.6'sında klinik seyir ölümle sonuçlanmış, %39.4'ü sağ kalmış, %4'ü başka merkeze sevk edilmişti. Hastaların %10.8'si herhangi bir antifungal tedavi başlanamadan kaybedilmişti. Tedavi öncesi ölen, tedavi altında ölen ve sağ kalan hastalar üç gruba ayrılarak yaş, cinsiyet, ek hastalıklar, yaş süresi ve risk faktörleri açısından karşılaştırıldı. Kandidemi öncesi yatış süresi, solid organ malignitesi, mekanik ventilatör kullanımı ve TPN kullanımı açısından gruplar arasında farklılık saptandı. Üç grubun laboratuvar bulguları kıyaslandığında nötrofil yüzdesi, hemoglobin, trombosit sayısı, MPV, CRP, albümin, ALT, AST, laktat, kreatinin değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı. Sonuç: Kandidemi, mevcut antifungal tedavi seçeneklerine rağmen halen yüksek mortalite ile seyreden bir enfeksiyon hastalığıdır. Uygun antifungal tedavi altında dahi mortalitenin yüksek olması, hastaların bir kısmının tedavi başlanamadan kaybedilmesi nedeniyle risk grubundaki hastaların ampirik antifungal tedavi başlanması açısından değerlendirilmesi ve etkin tedavi planlarının oluşturulması için bölgesel etkenlerin ve duyarlılıkların bilinmesinin hasta yönetimine katkı sağlayacağını düşünmekteyiz.