Yoğun bakım ünitesinde takip edilen sepsis tanılı hastaların plazma fibrinojen düzeylerinin mortalite ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: OKTAY İNAN

Danışman: Ayça Sultan ŞAHİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Sepsis dünya genelinde her yıl çok sayıda hastanın etkilendiği mortaliteyle yakından ilişkisi olan klinik bir tablodur. Sıklıkla enfeksiyonla ilişkili olan bu durum yanık gibi nonenfeksiyöz nedenlere bağlı olarak da gelişebilmektedir. Sepsis aynı zamanda dissemine intravasküler koagülasyon (DİK) ile karşılıklı ilişkisi bulunan bir durumdur. Fibrinojen karaciğerden salgılanan bir koagülasyon faktörüdür. Karaciğer yetmezliği, kardiyak hastalıklar, maligniteler ve bazı kemoterapi ilaçları fibrinojen seviyesini etkileyebilmektedir. Özellikle fibrinojen sepsise bağlı olarak azalma eğilimindedir. Bu durum özellikle sepsise bağlı gelişen DİK tablosunda kritik bir öneme sahiptir. Materyal metot: Kanuni Sultan Süleyman hastanesi anesteziyoloji ve reanimasyon yoğun bakım ünitesinde yatmış olan 18-90 yaş arasındaki 80 hastada retrospektif olarak yapılan bu çalışmada 0.ve 3.günlerde ölçülmüş olan fibrinojen, platelet, WBC, INR, aPTT, CRP, prokalsitonin değerleri ile birlikte SOFA ve ISTH skorları toplanmış ve mortalite ile olan ilişkileri karşılaştırılmıştır. İstatistiksel analizler SPSS 22.0 for kullanılarak yapılmıştır. Fibrinojen trendine göre hastalar 3 gruba ayrılmıştır. Bulgular: İstatistiksel analize göre fibrinojen seviyesi düşük olan grupta SOFA ve ISTH skorları yüksek bulunmuş (SOFA için sırasıyla p:0,032 – p:0,005, ISTH skoru için sırasıyla p:0,026 – p:0,038), laboratuvar parametrelerinden WBC, Platelet, Prokalsitonin ve D-Dimer yüksek bulunmuştur (WBC için sırasıyla p:0,013 – p:0,020, Platelet için p:0,030, Prokalsitonin için sırasıyla p:0,009 – p:0,008, D-Dimer için sırasıyla p:0,001 – p:0,008) ve mortalite için fibrinojen seviyesi azalmış olan grupta mortalite diğer gruplara kıyasla daha yüksek bulunmuştur (p<0,001). Tartışma: Sepsiste ve DİK'te hızlıca tanıyı koyabilmek, tedaviyi başlayabilmek ve mortaliteyi öngörebilmek kritik öneme sahiptir. Bu amaçla çok sayıda skorlama sistemi geliştirilmiş olmakla sepsis için günümüzde en sık kullanılan skorlama sistemi SOFA iken DİK için ISTH skorlamalarıdır. Bizim elde ettiğimiz sonuçlara göre SOFA ve ISTH skorlama sistemleri ile birlikte azalmış fibrinojen seviyesi de mortaliteyi ön görmek amacıyla kullanılabilir. Sonuç: Sepsiste fibrinojen seviyesinde meydana gelen azalma mortalite açısından bir prediktör olarak kullanılabilir.