Yeme bozukluğu risk grubunda mizaç özellikleri ile semptom düzeyi ilişkisinde ruminasyon ve beden memnuniyetsizliğinin aracı rolü: Bir ekolojik anlık değerlendirme çalışması


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, KLİNİK PSİKOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DİLA ÖZÇELİK

Danışman: Ejder Akgün YILDIRIM

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Yeme bozuklukları, bireylerin fiziksel, psikolojik ve sosyal iyi oluşunu derinden etkileyen ciddi psikopatolojilerdir. Bu bozuklukların olumsuz sonuçları, etiyolojik faktörlerin incelenmesini ve tedavi ile önleme yaklaşımlarının etkinliğini artırmayı gerektirmektedir. Bu çalışmada yeme bozukluğu riski taşıyan bireylerde mizaç boyutları ile yeme bozukluğu semptomları arasındaki ilişkide ruminasyon ve beden memnuniyetsizliğinin aracılık rolü, özbildirim ölçekleri ve ekolojik anlık değerlendirme yöntemi kullanılarak incelenmiş ve sağlıklı bireylerde yeme bozukluğu riskini artırabilecek potansiyel etmenler araştırılmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmanın ilk aşamasında, yeme bozukluğu riski taşıyan 126 kadın ve 117 sağlıklı kadın katılımcı REZZY Yeme Bozuklukları Ölçeği, Mizaç ve Karakter Envanteri, Ruminatif Tepkiler Ölçeği Kısa Formu, Beden Memnuniyeti Ölçeği, Yeme Bozuklukları Değerlendirme Ölçeği ve Beck Depresyon Ölçeği uygulanmıştır. İkinci aşamada, 31 kadın katılımcıdan 13 gün boyunca ekolojik anlık değerlendirme yöntemi ile ruminasyon, yeme bozukluğuna özgü ruminasyon, beden memnuniyeti ve yeme bozuklukları semptom düzeylerine ilişkin veriler toplanmıştır. Bulgular: Ölçeklerden edinilen bulgular, zarardan kaçınma mizaç boyutunun, Risk Grubu katılımcılarının semptom düzeylerini yordadığını ve bu ilişkide ruminasyon ile beden memnuniyetsizliğinin aracılık ettiğini göstermiştir. Anlık değerlendirme sonuçları, Risk Grubundaki bireylerde mizaç ve yeme bozukluğuna özgü ruminasyonun semptom düzeylerini birlikte yordadığını; ancak yeme bozukluklarına özgü ruminasyonun mizaca göre daha güçlü bir yordayıcı olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç: Bulguların içeriği ve kullanılan yöntemlerin, önleyici programların şekillenmesine katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Bu bulgular, yeme bozuklukları risk grubu için hem mizaç özelliklerinin hem de yeme bozukluğuna özgü ruminasyonun semptom yönetiminde önemli roller oynayabileceğini göstermektedir. Özellikle, yeme bozukluğuna özgü ruminasyonun güçlü bir yordayıcı olarak öne çıkması, bu bireyler için hedeflenmiş müdahalelerin ruminasyon yönetimine odaklanmasının etkili olabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca, beden memnuniyetsizliği üzerine odaklanacak çalışmaların klinik yaklaşımlara entegrasyonunun önemi vurgulanmıştır.