Spinal anestezi altında ürolojik cerrahi geçiren geriatrik hastalarda geleneksel sıvı tedavisi ile pleth variability ındex (PVI) kontrollü hedefe yönelik sıvı tedavisinin karşılaştırılması: prospektif randomize çalışma
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HİKMET FURKAN YALÇIN
Danışman: Mustafa Sırrı KOTANOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Perioperatif sıvı yönetiminde, hastaların gereksinim gösterdikleri sıvı miktarlarını belirlemede anestezistlerin yaklaşımı önemlidir. Geriatrik hastaların yandaş hastalıklarının varlığı sıvı yönetimini kompleks hale getirmektedir. Liberal sıvı yönetiminin sık kullanılmasına rağmen, hedefe yönelik sıvı yönetimine verilen önem artmaktadır. Hedefe yönelik sıvı yönetimi için kullanılan parametrelerin çoğunun kullanımının zor ve invaziv olması ancak, Pleth Variability Index'in (PVI) non-invaziv dinamik bir parametre olması dikkat çekmektedir. İnferior Vena Kava (İVK) çapı ise hastanın sıvı durumunu gösteren non-invaziv, düşük maliyetli, hızlı uygulanabilen bir yöntemdir. Bu çalışmada, PVI kontrollü hedefe yönelik sıvı yönetimi ve geleneksel sıvı yönetimi uygulanan geriatrik hastalarda; verilen sıvı miktarı, hipotansiyon gelişme sıklıkları ve İVK çapları incelenerek iki sıvı yönetiminin etkilerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif randomize çalışmada, elektif olarak spinal anestezi altında ürolojik operasyonlara alınan 32 hastaya geleneksel (Grup G), 33 hastaya PVI kontrollü hedefe yönelik (Grup P) sıvı yönetimleri uygulandı. Tüm hastalara uygulanan rutin monitörizasyona ek olarak Grup P'de PVI takibi yapıldı. Tüm hastaların preoperatif ve postoperatif İVK çapları ölçüldü. Verilen sıvı miktarları, efedrin ve atropin ihtiyaçları, hastaların demografik bilgileri ile preoperatif ve postoperatif kan tahlilleri kaydedildi. Çalışma dışı kalan hastalar sonrası Grup G'de 30, Grup P'de 30 hastanın verileri analiz edildi. p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Demografik verileri ve operasyon süreleri benzer olan gruplarda Grup G'de 900 ml, Grup P'de 425 ml kristaloid verilmiş olup istatistiksel olarak farklı bulundu. Grup G'de postoperatif İVK çapı hem Grup P'ye hem preoperatif ölçüme göre anlamlı olarak yüksek bulundu. Efedrin ile atropin ihtiyaçlarında ve hipotansiyon sıklıklarında fark saptanmadı. Gruplar arasında laktat değerleri ve böbrek fonksiyon testlerinde anlamlı fark yoktu. Sonuç: Çalışmamızda geriatrik hastalarda PVI takibi ile uygun zamanda ve miktarda sıvı verilmesi ile hem geleneksel yönteme göre daha az kristaloid infüzyonu yapılmış hem de hemodinamik denge sağlanmıştır. Böylece normovolemi sağlanarak fazla sıvı yükü ile oluşabilecek komplikasyonların önüne geçilebileceği sonucuna varılmıştır.