Pulmoner tümörlerde nöroendokrin diferansiyasyonu saptamada POU2F3 immün ekspresyonunun tanısal değeri, prognostik parametreler ile ilişkisi ve diğer nöroendokrin belirteçler ile karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. ABDURRAHMAN YURTASLAN ONKOLOJİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ASLIHAN SELMANOĞLU
Danışman: Nazan BOZDOĞAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Nöroendokrin neoplaziler (NEN), morfolojik, immünofenotipik ve klinik olarak heterojen bir tümör grubunu oluşturmaktadır. NEN'lerin histopatolojik sınıflamaları farklılık göstermekle birlikte, iyi diferansiye nöroendokrin tümör (NET) ve az diferansiye nöroendokrin karsinomların (NEK) ayırt edilmesi büyük önem taşır. Bu çalışmanın amacı, tanı zorluğu yaşanan akciğer tümörlerinde nöroendokrin farklılaşmanın saptanmasında POU2F3 ekspresyonunun rolünü değerlendirmek, klasik belirteçlerle saptanamayan nöroendokrin karsinomların tanınmasında POU2F3'ün önemini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada, 2017–2024 yılları arasında Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Hastanesi Patoloji Kliniği'nde akciğer nöroendokrin neoplazisi tanısı almış hastalar belirlenen histomorfolojik ve prognostik parametreler bakımından değerlendirildi. Küçük hücreli akciğer karsinomu, büyük hücreli nöroendokrin karsinom, tipik ve atipik karsinoid tümör tanısı olan hastalar yanı sıra akciğerde adenokarsinom ve skuamöz hücreli karsinom tanısı olan hastalar çalışmaya dâhil edildi. Tümör gruplarında histomorfolojik özelliklerle POU2F3 arasındaki ilişki incelendi. POU2F3 boyanması H-skor yöntemiyle değerlendirildi ve tümör grupları ile POU2F3 ilişkisi değerlendirildi. Bulgular: Çalışmada toplam 277 akciğer NEN'si değerlendirilmiştir. POU2F3 immünoekspresyonu tüm seride %21 oranında saptanmıştır. Bu pozitiflik, özellikle TTF-1 ve klasik nöroendokrin belirteçlerin negatif olduğu olgularda daha yüksek oranlarda izlenmiştir. Sırasıyla TTF-1, kromogranin ve sinaptofizin negatif olguların %65,8, %51,4 ve %57,9'unda POU2F3 pozitifliği mevcuttur. Ayrıca, bu belirteçlerin H-skorları ile POU2F3 H-skoru arasında negatif korelasyon bulunmuştur. CD56 dışındaki üç klasik markerın tamamının negatif olduğu olguların %87,5'inde POU2F3 pozitifliği saptanmıştır. Sonuçlar: Bu çalışmada, akciğer NEN'lerinde POU2F3'ün özellikle TTF-1 ve klasik nöroendokrin belirteçlerin negatif olduğu NEK olgularında daha sık ve yoğun şekilde eksprese olduğu belirlenmiştir. NEK alt tipleri içinde KHAK grubunda TTF-1, Kromogranin A ve Sinaptofizin ile anlamlı negatif korelasyon göstermesi dikkat çekicidir. Tüm bu veriler özellikle TTF-1 ve klasik nöroendokrin belirteçlerin negatif olduğu NEK olgularında POU2F3'ün tanısal özgüllüğü yüksek bir biyobelirteç olarak kullanım potansiyelini güçlendirmektedir