Tedaviye dirençli depresyon hastalarında transkraniyal manyetik uyarım tedavisine yanıtı yordayıcı bir faktör olarak uykunun yapısal elemanlarının değişikliğinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA GÜLHANE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EKİN ÇEVEN SINDIR

Danışman: Sinan YETKİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Major Depresif Bozukluk hastalarının önemli bir kısmının farmakolojik tedaviye yanıt vermediği bilinmektedir. Tedaviye dirençli depresyon, antidepresan etkinliğe sahip en az iki farmakolojik ajanın etkin doz ve süre uygulanmasına rağmen tedaviye yanıt alınamaması olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada tedaviye dirençli depresyon hastalarında, Transkraniyal Manyetik Uyarım tedavisinin uykuda gözlenen nörofizyolojik değişiklikler, uykunun makro ve mikroyapı elemanları, uyku bütünlüğü üzerindeki sonuçları, hastaların subjektif uyku yakınmaları, klinik depresyon belirtileri ve bilişsel işlevlerle ilişkisinin araştırılması, elde edilen nörofizyolojik bulguların klinik sonuçlarla olası bağını inceleyerek yeni bir biyobelirteç olarak kullanılıp kullanılamayacağını belirlemek hedeflenmektedir. Gereç ve Yöntem: Prospektif tasarıma sahip olan çalışmanın örneklemini Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları polikliniğine başvuran veya klinikte yatarak tedavi görmekte olan majör depresif bozukluk tanısı almış, etkin süre ve dozda tedavi almasına rağmen tedaviye yanıt vermeyen dirençli depresyon vakalarından TMU tedavisi uygulanmakta olan 13 hasta ile depresyon grubuyla uyku parametrelerinin karşılaştırılması amacıyla 10 sağlıklı kontrol oluşturmaktadır. Katılımcılara SCID-5'e göre Yapılandırılmış Klinik Görüşme, sosyodemografik veri formu, ardından MDB tanılı gruba Hamilton Depresyon Değerlendirme Ölçeği (HAM-D), Hasta Sağlık Anketi-9, Montreal Bilişsel Değerlendirme Ölçeği (MoCA) ve Pittsburg Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) uygulanmıştır. TMU tedavisine başlamadan önce biri baseline olmak üzere 2 gece, 10. TMU'dan sonra 1 gece, 20. TMU'dan sonra 1 gece, toplamda 4 gece olacak şekilde yaklaşık 7 saat süren polisomnografi (PSG) kaydı yapılmıştır. Ölçekler belirli seanslarda tekrarlanmıştır. Psikiyatrik öyküsü olmayan, yaş ve cinsiyet yönünden hasta grubuyla eşleştirilmiş sağlıklı kontrol grubunda ise 2 gece aynı koşullarda polisomnografi kaydı yapılmıştır. Elde edilen veriler uygun istatistiksel yöntemler ile analiz edilmiştir. Bulgular: MDB ve kontrol grubu arasında sosyodemografik fark saptanmadı (p>0.05). Hastaların MoCA puanları, kontrol grubuna göre daha düşük bulundu (p 0.05). TMU tedavisi öncesine göre TMU'nun 20. seansında HAM-D ve PHQ-9 puanlarında düşüş saptandı (p 0.05). TMU'nun 10. seansına göre, 20. seansındaki toplam N1 evre süresi ve yüzdesi (%) daha kısa bulundu (p 0.05). Hasta grubundaki bireylerin siklus sayıları kontrol grubuna göre düşük bulundu (p 0.05). Hasta ve kontrol gruplarındaki bireylerin ilk siklustaki izole K, K-burst, K-sigma, K-VSW, K-VSW-sigma, K-delta, K-fenomenleri toplam değerleri arasında fark bulunmadı (p>0.05). Hastaların son siklus K-delta değerleri kontrol grubuna göre daha yüksek bulundu (p 0.05). Hasta grubunun total desendan ve total asendan K-delta değerleri kontrol grubuna göre daha yüksek bulundu (p 0.05). Hasta ve kontrol gruplarındaki bireylerin total asendan izole K, K-burst, K-sigma, K-VSW-sigma, K-VSW-sigma, K fenomenleri toplam değerleri arasında fark bulunmadı (p>0.05). Hasta ve kontrol grubundaki bireylerin ilk ve son uyku periyodu desendan izole K, K-burst, K-sigma, K-VSW, K-VSW-sigma, K-delta, K fenomenleri toplam değerleri arasında fark bulunmadı (p>0.05). Hasta grubunun ilk uyku periyodu asendan K-delta değerleri kontrol grubuna göre daha yüksek bulundu (p 0.05). Hasta ve kontrol grubundaki bireylerin son uyku periyodu asendan izole K, K-burst, K-sigma, K-VSW, K-VSW-sigma, K-delta, K fenomenleri toplam değerleri arasında fark bulunmadı (p>0.05). TMU öncesindeki, TMU'nun 10. seansı ve 20. seansındaki ilk siklus, son siklus, total desendan, total asendan, ilk siklus desendan, son siklus desendan, ilk siklus asendan, son siklus asendan izole K, K- burst, K-sigma, K-VSW, K-VSW-sigma, K-delta, K fenomenleri toplam değerleri arasında fark bulunmadı (p>0.05). Tedaviye yanıt vermeyen hastalarla veren hastaların yaşları ve cinsiyetleri arasında fark bulunmadı (p>0.05). Tedavi yanıtı olmayan, tedavi yanıtı olan ve kontrol grubunun uyku yapı elemanları arasında fark bulunmadı (p>0.05). Tedaviye yanıtı olmayan, tedaviye yanıtı olan ve kontrol grubu K-delta toplam değerleri arasında fark saptandı (p 0.05). Tedaviye yanıt veren hastalarda; tedavi öncesi HAM-D ve PUKİ ve MOCA ölçek puanları ile tedavi öncesi ve sonrasındaki uyku yapı elemanları değişimi arasında korelasyon bulunmadı (p>0.05). Tedaviye yanıt veren hastalarda; tedavi öncesi HAM-D ve PUKİ puanları ile tedavi öncesi ve sonrasındaki K kompleks parametreleri değişimi arasında korelasyon bulunmadı (p>0.05). Tedaviye yanıt veren hastalarda tedavi öncesi MOCA puanları ile tedavi öncesi ve sonrasındaki K-WSW değişimi arasında ters yönlü ilişki olduğu görüldü. Diğer K Kompleks parametreleri arasında korelasyon bulunmadı (p>0.05). Sonuç: TMU tedavisi sonrasında HAM-D ve PHQ-9 ölçek puanlarındaki anlamlı azalma, TMU'nun antidepresan etkinliğini desteklemektedir. MDB'de yavaş dalga uykusu ve toplam uyku süresinde azalma ile ilgili literatür bulguların aksine, her iki grupta bu parametrelerde farklılık olmadığı saptanmıştır. Kontrol grubunda REM latansının depresyon grubuna kıyasla daha kısa olduğu ve REM süresinin kontrol grubunda daha uzun olduğu saptanmıştır. REM yüzdesinde her iki grup arasında farklılık bulunmamıştır. TMU tedavisinin bilişsel fonksiyonlar üzerinde olumlu etkisini destekler nitelikte tedavi sonrasında MoCA puanlarında belirgin artış görülmüştür. Tedavi öncesi ve sonrası uyku yapı parametreleri arasında farklılık saptanmamıştır. MDB'de kontrol grubuna kıyasla K kompleks değerlerinde görece düşüklük beklenmesi hipotezimizin aksine, K-delta indeksinde MDB'de fazlalık saptanmış olup diğer K fenomenlerinde farklılık saptanmamıştır. MDB grubunda kontrol grubuna göre siklus sayılarının daha az olduğu görülmüştür. MDB olgularında TMU tedavisi öncesi ve sonrasında K fenomenleri değerleri arasında fark saptanmamıştır. TMU tedavisine yanıt verenlerle vermeyenler arasında cinsiyet ve yaş açısından farklılık saptanmamıştır. Tedavi yanıtı olan ve olmayan hastaların TMU öncesi uyku yapısı ve K kompleks parametrelerinin karşılaştırmasında, gruplar arasında fark saptanmamıştır. Bu bulgu, uyku yapısı elemanlarının ve K kompleks parametrelerinin TMU tedavisine yanıt açısından yeterli bir prediktör faktör olmadığını düşündürmektedir. Tedaviye yanıt veren hastalarda; başlangıç HAM-D, PUKİ, MoCA ölçek puanları ile uyku yapı elemanlarındaki değişim arasında korelasyon bulunmamıştır. Tedaviye yanıt veren hastalarda; başlangıç HAM-D ve PUKİ puanları ile K Kompleks parametrelerindeki değişim arasında korelasyon bulunmamıştır. Anahtar Sözcükler: Uyku, MDB, Tedaviye Dirençli Depresyon, TMU, K kompleks