Demir eksikliği anemisi olan 8-18 yaş arasındaki çocuklarda çölyak hastalığı taraması gerekliliğinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞEYDANUR ÖZER KANAT
Danışman: Zeynep Yıldız YILDIRMAK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Demir eksikliği anemisi ülkemizde ve dünyada en sık görülen anemi sebebidir. Özellikle adölesan yaş grubunda beslenme alışkanlıklarının değişmesi, sosyoekonomik şartların kötüleşmesi gibi nedenlerden dolayı nutrisyonel anemiler önemli bir sağlık problem haline gelmiştir. Çölyak hastalığı ise hem çocuk hem de yetişkin yaş grubunda klinik semptomlarının çok çeşitli ve atipik olması nedeniyle tahmin edilen prevalansından daha az sıklıkla tanıyabildiğimiz otoimmün bir hastalıktır. Ülkemizde demir eksikliği anemisi tanılı çocukların çölyak hastalığı yönünden taranması Pediatrik Hematoloji Kılavuzunda önerilmezken Pediatrik Gastroenteroloji kılavuzlarında önerilmektedir. Bu çalışmada adolesan yaş grubunda demir eksikliği anemili hastaların çölyak hastalığı yönünden tetkik etmenin gerekliliğini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Tek merkezli prospektif olarak yürüttüğümüz bu çalışmada 8-18 yaş aralığındaki demir eksikliği anemili 91 hasta değerlendirildi. Kontrol grubu olarak kronik hastalığı olmayan 178 çocuk incelendi. Olgular antropometrik ölçümler, fizik muayene bulguları, hematolojik parametreler, doku transglutaminaz IgA düzeyleri ve beslenme alışkanlıklarının sorgulandığı anketler ile değerlendirildi. Bulgular: Demir eksikliği anemisi grubunun kilo (SDS), boy (SDS), VKI (SDS) ortalamaları kontrol grubundan anlamlı olarak düşük bulundu. Demir eksikliği grubundaki malnütre hasta sayısı kontrol grubundan anlamlı derecede fazla iken Hemoglobin, MCV ve ferritin ortalamaları kontrol grubundan anlamlı olarak düşüktü. Doku transglutaminaz IgA düzeyi demir eksikliği grubundaki iki hastada pozitif bulundu, kontrol grubundaki çocukların tamamında negatif idi. Demir eksikliği grubunun % 24'ünün dirençli demir eksikliği anemisi olduğu görüldü. Demir eksikliği anemisi olan hastalarda kırmızı et tüketim sıklığı kontrol grubuna göre düşük bulundu. Sonuç: Demir eksikliği tanılı hastaların beslenme alışkanlıkları sağlıklı popülasyona göre yetersizdir ve buna bağlı olarak bu hastalarda malnütrisyon riski daha fazladır. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de özellikle adölesan dönemdeki beslenme yetersizlikleri ve vejeteryan beslenme alışkanlığındaki artış bu yaş grubunda demir eksikliği anemisi riskini arttırmaktadır. Demir içeren gıdalar yönünden yetersiz beslenen demir eksikliği anemili çocuklarda Çölyak hastalığı düşündürecek klinik bulgular yoksa bu hastalığın serolojik olarak taranmasının gerekli olmadığı, demir tedavisi sonrasındaki takiplerde gerekli görülürse bu testlerin istenmesinin sağlık harcamalarını azaltacağı görüşündeyiz. Anahtar Kelimeler: Çölyak hastalığı, demir eksikliği anemisi, nutrisyonel anemi