Ventriküler taşikardi ablasyon yapılan hastaların sonlanımlarında kırılganlığın etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CEREN YAĞMUR DOĞRU YILMAZ

Danışman: Fırat ÖZCAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Ventriküler aritmiler kardiyak nedenli ölümlerin başta gelen sebeplerindendir. Kalp yetmezliği, akut ve kronik koroner sendromda gelişen ventriküler aritmiler bu hastalıklarda ölümcül sonuçlara yol açabildiği gibi ventriküler aritmilerin görülmesi ölümcül seyretmese bile kötü klinik sonlanımlar ile ilişkilidir. Ventriküler aritmilere bağlı mortalite ve morbiditenin önüne geçebilmek için günümüze kadar pek çok tedavi modalitesi gündeme gelmiştir. Ventriküler aritmiler için kateter ablasyon tedavisi de günümüzde kabul görmüş ve mevcut kılavuzlarda yer edinmiş tedavi modalitelerindendir. Ventriküler aritmi altında yatan kardiyomiyopati alt tipi, yaş, renal fonksiyonlar, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu, operatör deneyimi kateter ablasyon sonrası klinik sonlanımları öngördürücü parametrelerdir. Gelişen tıbbi imkanlar sebebi ile toplum yaş ortalaması artmış olup ventriküler aritmiler için yaşlı ve kırılgan hasta popülasyon oranı artmıştır. Buradan yola çıkarak bu çalışmada farklı bir bakış açısı olarak seçilmiş grupta ventriküler taşikardi kateter ablasyonu sonrası klinik sonlanımlar üzerinde hastaların kırılganlıklarının etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya iskemik kardiyomiyopati, noniskemik kardiyomiyopati ve aritmojenik kalp hastalığı tanısı olup ventriküler taşikardi sebebiyle başvurmuş ve ventriküler taşikardi ablasyonu yapılması planlanan ardışık 50 hasta dahil edildi. Hastaların hospitalizasyon sonrası klinik durumları uygunluğuna göre ablasyon öncesi veya sonrasında kırılganlıkları değerlendirildi. Bu amaçla dünyaca kabul görmüş kırılganlık parametreleri olan klinik kırılganlık indeksi (CFS), zamanlı kalkma yürüme testi (TUG), dört metre yürüme testi, Tilburg kırılganlık skala indeksi (TFSI) kullanıldı. Primer sonlanım noktası 1 yıl içinde tüm nedenlere bağlı ölüm olarak belirlendi. Sekonder sonlanım noktaları 6 ay ve 12 ay içerisinde ventriküler aritmi gelişmesi, doğru intrakardiyak cihaz şoklaması veya ATP (antitaşikardi pacing) tedavisi alması ve ölüm olarak belirlendi. Kırılganlık parametrelerinin primer ve sekonder sonlanım noktaları ile ilişkisi araştırıldı. Bulgular: 50 hastadan 14'ü (%28) takip süresi içinde vefat etti. Mortalite görülen grupta dört metre yürüme hızı (p=0,039) ve TUG (p=0,041) değeri anlamlı olarak daha kötüydü. 12 ay içinde ise hastaların 10'u (%20) vefat etti. 12 ayda mortalite grubunda dört metre yürüme hızı görülmeyen gruba göre anlamlı olarak daha düşükken (p=0,021), kalkma yürüme zamanı (TUG) mortalite görülen grupta anlamlı olarak daha uzundu(p=0,024). İki grup arasında CFS değeri ise mortalite görülmeyen grup lehine anlamlı olarak daha iyiydi (p=0,046). TFSI değerleri arasında anlamlı fark görülmedi. İlk 6 ayda 20 (%40) hasta sekonder sonlanım noktasına ulaştı. Sekonder sonlanım noktasına ulaşan hastaların kalkma yürüme zamanı ulaşmayan hastalara göre anlamlı olarak daha uzundu (p=0,042). İlk 12 ayda 26 (%52) hasta sekonder sonlanım noktasına ulaştı. Bu hastaların CFS değeri (p=0,047), dört metre yürüme hızı (p=0,043) ve TUG (p=0,005) değeri diğer gruba göre anlamlı olarak daha kötüydü. İşlem sonrası 1 yıllık mortaliteyi öngörmede TUG değerinin eşik değeri ROC analizine göre 22,9 saniye olarak bulundu. Bu eşik değere göre TUG değeri kategorize edildiğinde TUG 22,9 saniyeden daha kısa olan hastalarda sağkalım anlamlı olarak daha uzun bulundu. Kümülatif sağkalım için belirlenen TUG eşik değeri 12,7 saniye idi. TUG değeri 12,7 saniyeden kısa olan hastalar uzun olan hastalara göre Kaplan-Meier analizine göre ortalama 5 ay sağkalım avantajına sahip olduğu saptanmıştır(p=0,047-log-rank). Cox analizine göre ise AF olması mortalite riskini 4,9 kat artırırken TUG değerindeki her bir birimlik artış riski %3 artırmaktadır. Sonuç: Ventriküler taşikardi ablasyon yapılan hastaların sonlanımlarında hastaların kırılganlıklarının klinik sonlanımlar üzerinde prediktör olduğu gösterildi. Kırılganlığın VT ablasyon hasta seçiminde kullanılabilecek önemli bir parametre olduğu düşünülmektedir. Bu çalışma doğrultusunda kırılganlık indekslerinin özellikle de TUG ve dört metre yürüme testinin yapılması ve hesaplanması kolay olması sebebi ile poliklinik şartlarında bile hasta değerlendirmesi açısından günlük pratikte yer alabilecek ve almasında fayda olan bir parametre olduğu düşünülmektedir.