Dahiliye servisinde yatan akut böbrek yetmezliği tanısı alan hastalarda prognistik nutrisyonel indeks skorunun mortaliteye etkisinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÇAĞLAR ALTINTAŞ

Danışman: Funda Müşerref TÜRKMEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Yüksek mortalite oranlarına sahip kritik bir durum olan akut böbrek hasarı (ABH) bağlamında prognostik değerlendirme, etkili hasta yönetimi için çok önemli faktördür. Bu çalışma, beslenme ve immünolojik durumu değerlendiren Prognostik Beslenme İndeksi'nin (PNİ), ABH hastalarında mortalitenin önemli bir belirleyicisi olabileceği hipotezine dayanıyordu. Çalışmanın birincil amacı, iç hastalıkları kliniğinde yatmakta olan ABH hastalarında PNİ skorları ile mortalite arasındaki korelasyonu araştırmak ve PNİ'yi bu hastalar için güvenilir bir prognostik araç olup olmadığını araştırmaktı. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif, tek merkezli, gözlemsel ve kesitsel çalışma, 2012-2022 yılları arasında dahiliye bölümünde ABH tanısı alan 396 hasta üzerinde gerçekleştirildi. Hastaların demografik verileri, kronik hastalık öyküsü, ABH'nin altında yatan nedenleri içeren tıbbi öyküleri, ABH evreleri ve tam kan analizi, serum biyokimya analizleri gibi laboratuvar test sonuçları analiz edildi. Kan ve serum parametreleri arasındaki korelasyonlar ile düşük ve yüksek PNI skorları (sırasıyla PNI<28,5 ve PNI≥28,5), hemodiyaliz gereksinimi, yoğun bakım ünitesine (YBÜ) yatış ve mortalite arasındaki ilişki araştırıldı. İstatistiksel analizler IBM SPSS İstatistik 27 (IBM, Türkiye) yazılımı kullanılarak yapıldı. p<0,05 değerleri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalaması 69,52 ± 15,12 yıl idi. Çalışmada erkek katılımcılar daha fazla idi (erkek: %54,2, kadın %45,8) hastalar dahil edildi. En sık eşlik eden hastalık hipertansiyon (%65,9) idi. ABH evresi ile PNİ arasında anlamlı ilişki gözlendi (p<0,001). ABH evre 1 hastaların PNİ≥28,5 olma olasılığı ABH evre 2 ve 3'e göre %17,4 daha yüksekti. Ayrıca PNİ, hemodiyaliz gereksinimi, YBÜ'ye kabul ve mortalite arasında anlamlı ilişkiler bulundu (p<0,001): PNI ≥28,5 olan hastaların hemodiyaliz gereksinimi, YBÜye yatış ve mortalite riski daha düşüktü. Sonuç: Çalışmamızın sonuçları, PNİ'nin iç hastalıkları kliniğinde yatmakta olan ABH hastalarında mortaliteyi öngörmede etkili bir prognostik araç olabileceğini düşündürmektedir. Çalışmamızda, daha yüksek PNİ değerlerinin daha iyi sonuçlarla ilişkili olduğunu gösterilmiş olup, ABH hastalarının prognozu için klinik pratikte PNİ'nin kullanımını desteklemektedir. Bu durum, hastanın sağkalım oranlarını iyileştirmek için hedeflenen beslenme ve tedavi edici müdahalelerin geliştirilmesine yardımcı olabilir. Anahtar Kelimeler: Akut böbrek hasarı, Mortalite, Prognostik beslenme indeksi, Retrospektif çalışma