İdiyopatik parkinson hastalığında inflamatuvar süreçlerin hastalık gelişimine, şiddetine ve non-motor semptomlar üzerine olan etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY PROF. DR. MAZHAR OSMAN RUH SAĞLIĞI VE SİNİR HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: UMUT YAPICI
Danışman: Hayrunisa Dilek ATAKLI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: İdiyopatik Parkinson hastalığının (İPH) patogenezinde kronik nöroinflamasyonun rolü giderek daha fazla desteklenmektedir. Bu çalışma, erken dönem İdiyopatik Parkinson hastaları (İPH) ile sağlıklı kontroller arasında periferik sitokin profillerini karşılaştırarak, serum proinflamatuvar ve anti-inflamatuvar sitokin düzeylerinin hastalık şiddeti ve non-motor bulgularla ilişkisini ortaya koymayı hedeflemiştir. Gereç ve yöntem: Çalışmamızda, Hoehn & Yahr evresi 1–2 olan 55 idiyopatik Parkinson hastası ile 21 sağlıklı gönüllü karşılaştırıldı. Serum sitokin düzeyleri ile klinik skorlar arasındaki korelasyonlar incelendi; tekli ELISA kitleri kullanılarak ölçümler yapıldı. Ayrıca demografik veriler, MDS-UPDRS-III ve Non-Motor Semptomlar Ölçeği (NMS) değerlendirmeleri gerçekleştirildi. Bulgular: Çalışmamızda, hasta grubunun yaş ortalaması 58,35 ± 6,49 yıl, kontrol grubunun yaş ortalaması ise 57,95 ± 6,14 yıl olarak bulunmuş; gruplar yaş ve cinsiyet açısından homojen dağılım göstermiştir (p > 0,05). İPH grubunda IL-1β (395,76 vs. 270,81 pg/mL; p = 0,003), IL-6 (34,37 vs. 25,21 ng/L; p = 0,036) ve IFN-γ (36,68 vs. 16,61 ng/mL; p = 0,003) düzeyleri kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. MDS-UPDRS-III skorları ile IL-10 düzeyleri arasında orta düzeyde negatif korelasyon saptanmıştır (r = –0,339; p = 0,011). Non-motor semptomlar, cinsiyet, hastalık süresi ve aile öyküsüyle serum sitokin düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki izlenmemiştir. Özellikle, MAO-B inhibitörü kullanan hastalarda IL-17 ve IL-4 düzeylerinin anlamlı derecede düşük olduğu belirlenmiştir (p = 0,013 ve p = 0,028). Tartışma: Erken evre İPH'de çoklu sitokin profillerinin tek örneklemde sistematik olarak değerlendirilmiş olması, literatürdeki verilere önemli bir katkı sunmaktadır. Erken dönem İPH'de periferik inflamatuvar yanıt artışı, olarak özellikle serum IL-1β, IL-6 ve IFN-γ düzeylerinde anlamlı bulunmuştur. Anti-inflamatuvar IL-10'un motor bulgularla ters yönlü ilişkisi, periferik inflamasyonun hastalık şiddetindeki rolüne işaret etmektedir. Non-motor semptomların artışı ile periferik sitokin değerleri arasında ilişki saptanamamış olması, çalışma kohortundaki örneklem sayısı ve yalnızca erken evre İPH dahil edilmiş olması ile ilişkili olabilir. MAO-B inhibitörü kullanan hastalarda sitokin düzeylerinin çalışılan tüm sitokin değerlerinde daha düşük bulunması, bu ajanların olası anti-inflamatuvar etkisine dikkat çekmektedir. Sonuç: İPH patogenezinde yer alan inflamatuvar yanıtın varlığını destekleyen bu çalışmamız serum sitokin profillerinin hastalığın patogenezine dair anlayışımızı derinleştirebileceğini ve immün-modülatör stratejiler ( MAO-B inhibitöroleri) için yol gösterici olabileceğini düşündürmektedir. Anahtar Kelimeler: erken evre İPH, sitokin profili, periferik inflamasyon, klinik korelasyonlar, MDS-UPDRS-III, MAO-B inhibitörleri