Karbapenem dirençli klebsiella türleri ile rektal kolonizasyonu olan hastalarda enfeksiyon oluşumuna neden olan faktörlerin retrospektif olarak incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL OKMEYDANI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: PINAR ÇAKMAK
Danışman: Çiğdem ARABACI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç Hastane enfeksiyonları; morbidite ve mortalite oranlarını, hastanede kalış süresini ve tedavi maliyetini önemli ölçüde arttırmaktadır. Son dönemde, karbapenem dirençli Klebsiella pneumoniae (KDKp) hastane enfeksiyonlarına yol açan etkenler arasında önemli bir yer tutmaktadır. Bu etkenlerin hastane enfeksiyonlarında sık olarak saptanmalarının nedenleri, bakterilerin dış ortam koşullarında kolaylıkla yaşayabilmeleri ve antibiyotiklere karşı çoğul direnç kazanabilmeleridir. KDKp'nin doğru ve hızlı tespiti, enfeksiyonun tedavisi ve salgının kontrolü açısından önemlidir. Bu çalışmada KDKp ile rektal kolonizasyonu olan hastalar değerlendirilerek, ileri dönemde enfeksiyon oluşumuna neden olabilecek risk faktörlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem SBÜ Okmeydanı Eğitim Araştırma Hastenesi'nde 1.1.2014 - 31.12.2016 tarihleri arasında KDK surveyansının aktif olarak yapıldığı Hematoloji ve Yoğun Bakım servislerindeki hastalardan, en az 48 saat yatırılarak takip edilen, en az bir rektal sürüntü kültüründe KDKp üremesi olan, ≥18 yaş hastalar belirlendi. Herhangi bir enfeksiyon hastalığı tanısı alıp almadıklarına bakılmaksızın çalışmaya dahil edildi. Hastalar ve örneklerinin bilgileri hastane bilgisayar sisteminden, hasta dosyalarından ve laboratuvar arşivinden retrospektif olarak kaydedildi. Araştırılan verileri eksik olan hastalar ve örnekleri çalışma dışı bırakıldı. Bulgular 2014 Ocak ile 2016 Aralık tarihleri arasında sürveyans kapsamına alınan Hematoloji ve Yoğun Bakım servislerinde takip edilen hastalardan rektal KDK taşıyıcılığı olanlar tespit edilerek 100 hasta çalışmaya dahil edildi. Bu hastalardan 51 (%51)'i erkek ve 49 (%49)'u kadındı. Yaş ortalaması 61,1 (±15,7)'di. Hastaların 30 (%30)'u Hematoloji, 70 (%70)'i Yoğun Bakım servislerinde takip edilmişti. Hastaların rektal sürüntü kültürlerinde üreyen bakterilerin hepsi K. pneumoniae olup hastanemizde çalışılmakta olan tüm karbapenem grubu antibiyotiklere dirençli bulundu. Bu hastalardan takip sürecinde klinik materyallerinde KDKp üremesi olan ve Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanı tarafından etken kabul edilen 41 (%41) hasta saptandı. İzole edilen klinik örneklerin (n:41) alım yerlerine göre dağılımı; kan 22 (%53.7), idrar 11 (%26.8), endotrakeal aspirat 5 (%12.2), balgam 1 (%2.4) ve yara 2 (%4.9) şeklindeydi. Enfeksiyon gelişiminde hastaların yaş, cinsiyet, takip edildiği servis, malignite öyküsü, santral venöz kateter uygulanması, operasyon geçirme öyküsü, rektal sürüntülerinde eş zamanlı olarak VRE üremesi arasında istatistiksel fark olmadığı saptandı. Üriner sonda ve TPN kullanımının enfeksiyon riskini sırayla 3.23 ve 4.94 kat arttırdığı, enfeksiyon gelişmeden önce kullanılan antimikrobiyaller incelendiğinde ilk sırada sefalosporin ve karbapenem grubunun (%92.7) olduğu, hastaneye yatıştan sonra rektal taşıyıcılık saptanana kadar geçen sürenin kolonizasyon sonrası enfeksiyon gelişimine kadar geçen süreden 3 kat fazla olduğu gözlemlendi. Ayrıca enfeksiyon gelişen hastaların izolatlarının antimikrobiyal duyarlılık profiline bakıldığında, rektal ve klinik örnek duyarlılık oranlarının sırasıyla en sık Amikasin (%61 - %65.9), Tigesiklin (%22 – 29.3) ve Gentamisin (%22 - %22) olduğu tespit edildi. Klinik izolatlarında KDKp üremesi olan hastaların rektal ve klinik örneklerinin (n=41) antibiyogramları karşılaştırıldığında, %48.7'sinin tamamen aynı antibiyotik duyarlılığına sahip olduğu saptandı. Sonuç Çalışmamızda elde ettiğimiz veriler sonucunda KDKp ile rektal kolonizasyon sonrası enfeksiyon gelişimini azaltmak için yüksek riskli bölümlerde düzenli olarak sürveyans sonuçları takip edilmeli, kolonize olan hastalar yakından izlenerek izolasyon önlemlerine dikkatle uyulmalı, enfeksiyonlardan korunma ilkelerinden ödün verilmemeli, antibiyotiklerin bilinçli kullanılması konusunda yoğun çaba gösterilmeli, invaziv girişimler endikasyonları iyi değerlendirilerek uygulanmalıdır. Anahtar kelimeler: Karbapenem dirençli Klebsiella, Kolonizasyon, Enfeksiyon, Risk faktörleri