Ergenlerde intihar davranışı bozukluğu ve intihar olmayan kendini yaralama vakalarının eş hastalanım, ebeveyn tutumu ve stresle başa çıkabilme becerileri açısından karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY PROF. DR. MAZHAR OSMAN RUH SAĞLIĞI VE SİNİR HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖMER CAN ERİŞEN

Danışman: Gül KARAÇETİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Araştırmamızın amacı, DSM-5 ile sınıflama sistemine giren İntihar Davranışı Bozukluğu (İDB) ve İntihar Olmayan Kendini Yaralama (İOKY) tanılı ergenlere, klinisyen tarafından uygulanan yarı-yapılandırılmış görüşme ile eş hastalanım değerlendirmesi yaparak bu iki tanıyı ebeveyn tutumları ve stresle başa çıkma becerileri açısından karşılaştırmaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Araştırmaya, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Kliniği'ne başvuran, 13-18 yaşları arasında, İDB için DSM-5 tanı kriterlerini karşılayan 30 ergen ile İOKY için DSM-5 tanı kriterlerini karşılayan 60 ergen alınmıştır. Psikiyatrik değerlendirme, "Okul Çağı Çocukları için Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi- Şimdi ve Yaşam Boyu Şekli" kullanılarak yapılmıştır. Araştırmaya katılmayı kabul eden hastalara Anne Baba Tutum Ölçeği (ABTÖ), Kendine Zarar Verme Davranışı Değerlendirme Envanteri, Ergenler İçin Başa Çıkma Ölçeği (EBÇÖ), hastaların annelerine de Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutumu Ölçeği (AHÇYTÖ) öz bildirim şeklinde doldurtulmuştur. BULGULAR: Araştırmada, yaş ve cinsiyet bakımından eşleştirilmiş olarak belirlenen vaka ve kontrol gruplarının yaş ortalaması 15.23±1.22 olarak saptanmıştır. Ebeveynlerin doldurdukları AHÇYTÖ alt ölçek puanları ve ergenlerin doldurdukları ABTÖ alt ölçek puanları bakımından İDB ve İOKY grupları arasında anlamlı bir farklılık saptanmazken, EBÇÖ alt ölçek puanları incelendiğinde, İDB tanılı olguların, İOKY tanılı olgulara göre aktif başa çıkma yöntemlerini daha fazla, olumsuz başa çıkma yöntemlerini ise daha az kullandıkları görülmüştür. Depresyon, yıkıcı davranış bozuklukları ve kaygı bozuklukları her iki grupta da en sık eşlik eden bozukluklar olarak bulunmuş, ancak iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır. Bununla birlikte depresyon, intihar girişiminde bulunma riskini 13.11 kat artırmasıyla, gruplar arasında intihar girişiminde bulunmaya yönelik en önemli yordayıcı olarak bulunmuştur. SONUÇ: Araştırmamızdaki bulgular, İDB ve İOKY tanılı olguların ebeveynlerinin benzer tutumları olduğunu, eş hastalanım bakımından gruplar arasında anlamlı fark olmadığını, İDB tanılı olguların daha işlevsel başa çıkma yöntemleri tercih ettiğini ortaya koymuştur. Çalışmamız sonucunda, gruplar arasında intihar girişiminde bulunmaya yönelik en önemli yordayıcı olarak saptanan depresyonun tanınması ve uygun şekilde tedavi edilmesinin, çocuk ve ergen intiharlarının önlenmesinde bir gereklilik olduğu söylenebilir. Ebeveyn tutumları arasında fark olmaması ve intihar girişimi bulunan olguların daha işlevsel başa çıkma yöntemleri tercih etmesi intihar olmayan kendini yaralama davranışlarının, intihar girişimlerinin hafif bir formu olarak değil, çok daha ciddi bir durum olarak ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.