Total kalça protezi cerrahisinde intravenöz ve intraartiküler deksametazon uygulamasının postoperatif ağrı ve sistemik inflamatuar yanıt üzerine etkilerinin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. ABDURRAHMAN YURTASLAN ONKOLOJİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KAAN ÖNGEN
Danışman: Güldeniz ARGUN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Ağrı ve inflamasyon eklem artroplastisinde hızlı iyileşmenin önündeki ciddi engeller olarak kabul edilmektedir. Yetersiz ağrı tedavisi ve ağrının neden olduğu yan etkiler, postoperatif iyileşmenin gecikmesine ve düşük hasta memnuniyetine yol açabilir. Ağrının etkili bir şekilde kontrol edilmesi, total kalça protezinin (TKP) iyileşme sürecinde kritik bir rol oynar. Perioperatif sistemik steroid kullanımı, perioperatif ağrı ve POBK riskini azaltma ile ilişkili bulunmuştur. Sistemik steroid tedavisiyle fonksiyonel rehabilitasyon sağlanabilmekte ve postoperatif inflamatuar belirteç seviyelerinde olumlu sonuçlar elde edilebilmektedir. Çalışmamızda total kalça protezi cerrahisi geçirecek hastalarda perioperatif intraartiküler ve intravenöz yollarla uygulanacak steroid tedavisinin, postoperatif ağrı, inflamasyon belirteçleri ve tam kan sayımı üzerine olan etkilerini araştırmayı hedefledik. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif gözlemsel çalışmaya ASA fiziksel durum sınıflaması I–IV olan ve kombine spinal-epidural anestezi altında total kalça protezi uygulanacak 88 hasta dahil edilmiştir. Hastalar intravenöz ve intraartiküler steroid uygulanmış hastalar olarak 2 grup halinde incelendi; intravenöz steroid grubuna ameliyat bitiminden 30 dk önce 8 mg deksametazon intravenöz olarak uygulandı. İntraartiküler steroid grubuna ise cerrahi kapanış öncesinde intraartiküler alana 8 mg deksametazon uygulandı. Preoperatif dönemde ve postoperatif 1., 24. ve 48. saatlerde VAS (Vizüel Analog Skala) değerleri, CRP (C Reaktif Protein) düzeyleri, tam kan parametreleri, NLR (Nötrofil Lenfosit Oranı) ve SII (Sistemik İmmün İnflamasyon) indeksi değerleri kaydedildi. Ayrıca 24. ve 48. saatlerde tüketilen analjezik miktarları değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 88 hastanın demografik özellikleri, preoperatif VAS skorları, cerrahi prosedürleri, operasyon süreleri benzerdi. Postoperatif 1. +saatteki VAS skoru ortalaması; intravasküler grupta 4.73, intraartiküler grupta 4.00 izlendi (p= 0.727). 24. saatteki VAS skoru ortalaması intravenöz grupta 4.18, intraartiküler grupta 3.7 idi (p= 0.477) ve benzerdi. Postoperatif 48. Saatteki VAS değerleri ortalaması intravenöz ve intraartiküler grup için sırayla 3.34 ve 3.0 (p=0.451) olarak benzer izlendi. Postoperatif 1., 24. ve 48. saatlerde her iki grupta da VAS skorlarında zaman içerisinde istatistiksel olarak anlamlı azalma gözlenmiş (p=0,001), ancak gruplar arasında hiçbir zaman noktasında anlamlı fark saptanmamıştır (p>0,05). Postoperatif analjezik gereksinimi ortalamaları 24. saatte intravenöz ve intraartiküler gruplar için, sırayla 109.8 mg ve 114.7 mg (Hasta Kontrollü Analjezi cihazından kaydedilen bupivakain) bulunmuştur (p= 0.649). Postoperatif 48. saatte ise intravenöz grup için 135,7 mg, intraartiküler grup için ise 135.80 mg (p=0.861) bulunmuştur. Uygulanan lokal anestezik miktarının, zaman dilimlerinde uygulama şekline göre anlamlı şekilde farklılaşmadığı görülmüştür (p>0.05). Grupların kendi içlerindeki analjezik gereksinimi karşılaştırmalarında her iki grupta da kullanılan analjezik miktarlarının zamana göre istatistiki olarak anlamlı şekilde arttığı görülmüştür (p= 0.001). SII indeksi ortalaması preoperatif intravenöz grup ve intraartiküler grup için 1. Saatte sırayla 1847,48 ve 2775,72 (p değeri=0,249) iken, postoperatif 24. saatte 2191,56 ve 2843,51, (p=0.047), postoperatif 48. Saatte 1550,91 ve 1815,76 (p değeri=0,687) olarak tespit edilmiştir. SII indeksi intraartiküler uygulama grubunda özellikle postoperatif 24. saatte anlamlı artış göstermişken (p= 0.047), intravenöz uygulama grubunda SII değerlerindeki artış istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p>0,05). CRP değeri preoperatif dönemde her iki grupta benzerdi. İntravasküler ve intraartiküler grup için CRP değerleri sırayla postoperatif 1. saatte ortalama 45.8/48.5 (p =0,460), postoperatif 24. saatte 45.5/46.0 (p=0.307), postoperatif 48. saatte 33.3/39.8 (p=0.831) bulunarak istatistiksel olarak anlamlı çıkmamıştır. CRP düzeyleri her iki grupta da postoperatif dönemde anlamlı olarak artmış, ancak uygulama yoluna göre gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark izlenmemiştir (p>0,05). Nötrofil/lenfosit oranı postoperatif olarak tüm zaman aralıklarında gruplar arasında fark göstermedi (p>0.05). İki grup için de postoperatif 1.saat değerler preoperatif gruba göre anlamlı şekilde yükseldi, postoperatif 48. Saat değerleri ise postoperatif 24. Saate göre düştü. (intravenöz grup için p=0.004 ve intraartiküler grup için p=0.001). Hemoglobin değerleri preoperatif dönemden itibaren intrartiküler grupta intravenöz gruptan anlamlı şekilde bütün saatlerde yüksek bir seyir izlemiştir. (preoperatif dönemden itibaren 1. 24. 48. saatler için p değerleri sırayla 0.038, 0.002, 0.035, 0.001 şeklindedir). Zamana göre farklılaşmaların detaylarına bakıldığında; her iki grup için de hemoglobin değerlerinin, operasyon öncesinden postoperatif 24. saate kadar azalma eğiliminde olduğu, postoperatif 48. saatte ise yükseldiği, intravenöz uygulama olan katılımcılarda postoperatif 48. saatteki yükselişin istatistiki olarak anlamlı olmadığı görülmüştür. (p=0.302). Sistemik İmmün İnflamasyon İndeksi (SII)'nin intravenöz grupta zamana göre değişimi istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p=0,065). İntraartiküler grupta ise SII değerlerinin zamana göre genel olarak anlamlı değişim gösterdiği saptandı(p=0,001). Bu grupta SII değeri için 24. saatten sonra anlamlı azalma gözlendi. (p=0.016) ve postoperatif 24. saatte intraartiküler grubun SII değerlerinin intravenöz gruba kıyasla anlamlı derecede yüksek olduğu görüldü (p=0,047). Sonuç: Total kalça protezi cerrahisi sonrası erken postoperatif dönemde intravenöz ve intraartiküler deksametazon uygulamalarının ağrı kontrolü açısından benzer etkinliğe sahip olduğu görülmüştür. Analjezi tüketimi azalmadan VAS skorlarında anlamlı bir düşme olması ağrı tedavisinde steroidin destekleyici nitelikte olabileceğini düşündürmüştür. Sistemik inflamatuar yanıt değerlendirildiğinde, intraartiküler uygulamanın daha belirgin bir inflamatuar yanıta neden olabileceği görülmüştür. Buna karşın intravenöz steroid uygulamasının sistemik inflamasyonu baskılamada göreceli olarak daha dengeli bir profil sergilediği düşünülmüştür. Bu bulgular, perioperatif steroidin her iki yolla da kullanımının inflamatuar yanıt üzerindeki etkilerinin göz önünde bulundurulması gerekliliğini vurgulamakta ve steroidlerin multimodal analjezi stratejileri içerisinde destekleyici bir ajan olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Total kalça protezi, deksametazon, ağrı, postoperatif, inflamasyon