Küçük Jinekolojik Girişimler Öncesinde Hastaların Anksiyete Düzeyi Ve İlişkili Faktörler


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YUSUF ZİYA DAL

Danışman: Yusuf ÜSTÜN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışma, probe küretaj ve rahim içi araç (RİA) uygulaması gibi ofis tipi jinekolojik girişimlerde işlem öncesi anksiyete düzeylerinin değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamız, Ocak 2026– Haziran 2026 tarihleri arasında, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği'ne başvuran ve rahim içi araç (RİA) uygulaması veya pipelle endometrial biyopsi planlanan kadın hastalar üzerinde gerçekleştirildi. Çalışmaya dahil edilen toplam 222 hastadan sosyodemografik ve klinik özelliklerini içeren detaylı anamnez alındı. Katılımcılar, uygulanacak işleme göre iki gruba ayrıldı: RİA uygulanan hastalar ve pipelle endometrial biyopsi yapılan hastalar. Tüm katılımcılara işlem öncesinde anksiyete düzeylerini değerlendirmek amacıyla State-Trait Anxiety Inventory (STAI-S), Hospital Anxiety and Depression Scale(HADS) ve Visual Analog Scale (VAS-Anxiety) uygulandı. Ölçeklerin sonuçları, işlem öncesi yüz yüze görüşme yöntemi ile toplandı. Elde edilen veriler, 2 ana 2 alt olmak üzere 4 grup arasında anksiyete düzeyleri açısından analiz edildi ve anksiyete skorları ile hastaların demografik ve klinik özellikleri arasındaki ilişki değerlendirildi. Bulgular: Bu çalışmada PC ve RİA gruplarında anksiyete, depresif belirti düzeyi ve ağrı skorlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Elde edilen bulgular, PC grubunda STAI-S, HADS-A, HADS-D ve VASskorlarının RİA grubuna göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğunu göstermiştir. Bu durum, PC grubundaki bireylerde psikolojik belirti yükü ve ağrı algısının daha belirgin olabileceğini düşündürmektedir Mens durumuna göre yapılan analizlerde hem genel örneklemde hem de PC, RİA, NSVD ve CS alt gruplarında mens olmayan bireylerde STAI-S, HADS-A, HADS-D ve VAS skorlarının anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu görülmüştür. Bu vii bulgu, menstrüel durumun psikolojik belirtiler ve ağrı algısı üzerinde etkili olabileceğini düşündürmektedir. Özellikle menopozal dönemde hormonal değişikliklerin emosyonel durum, ağrı algısı ve yaşam kalitesi üzerinde etkili olabileceği bilinmektedir. Çalışmamızdaki sonuçlar da bu görüşü destekler niteliktedir. Sonuç: Bu çalışmada PC grubunda anksiyete, depresif belirti düzeyi ve ağrı skorlarının RİA grubuna göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu gösterilmiştir. Yaş ve parite gibi potansiyel karıştırıcı değişkenler kontrol edildiğinde dahi grup farklılıklarının devam ettiği saptanmıştır. Ayrıca mens olmayan bireylerde psikolojik belirti yükü ve ağrı skorlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Korelasyon analizleri ise psikolojik belirtiler ile ağrı algısı arasında anlamlı ilişkiler bulunduğunu ortaya koymuştur. Bulgular, psikolojik durumun ve menstrüel özelliklerin ağrı algısı ile yakın ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Anahtar Kelimeler: Anksiyete, VAS, HADS, STAİ, Probe küretaj, rahim içi araç.