15 yılda takip ettiğimiz mikozis fungoides hastalarının klinik ve histopatolojik progresyonunun değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: KÜBRA BUDAK CEZAİRLİOĞLU

Danışman: Şirin YAŞAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, mikozis fungoides (MF) tanılı hastaların histopatolojik ve klinik evre değişimlerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi; progresyon, regresyon ve stabilite paternlerinin zamansal ekseninde ortaya konulması, aynı hastada histopatolojik seyrin tek yönlü olmayabileceğinin gösterilmesi ve bu değişimlerin prognostik parametrelerle ilişkisinin araştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: 2010–2025 yılları arasında histopatolojik olarak MF tanısı doğrulanmış, en az bir yıllık takibi bulunan ve ardışık biyopsileri arasında en az bir yıl aralık olan 82 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalar; başlangıç, 1–2, 3–4, 5–6, 7–8 ve 9 yıl ve üzeri dönemlerde histopatolojik ve TNMB evre açısından değerlendirildi. MF varyantı, yaş grubu, CD30 pozitifliği, büyük hücre transformasyonu (BHT), laktat dehidrogenaz (LDH) ve β2-mikroglobulin düzeyleri ile hastalık seyri arasındaki ilişkiler incelendi. Bulgular: Ortalama tanı yaşı 51,35 yıl, erkek/kadın oranı 1,7:1 ve ortalama tanıda gecikme süresi 7,43 yıl idi. Olguların %78'ini klasik MF, %9,8'ini folikülotropik MF oluşturdu. Histopatolojik açıdan %51,2'sinde stabilite, %34,1'inde regresyon ve %14,6'sında progresyon izlendi. TNMB evre açısından %50,0'sinde regresyon, %37,8'inde stabil seyir ve %12,2'sinde progresyon saptandı. Histopatolojik ve klinik progresyonların büyük çoğunluğu ilk iki yılda gerçekleşti. Bazı hastalarda regresyon sonrasında yeniden progresyon gibi dalgalı klinik seyir izlendi. Progresyon; MF varyantı (p<0,001) ve BHT (p<0,001) ile anlamlı ilişki gösterdi. Histopatolojik progresyon ile LDH yüksekliği arasında anlamlı ilişki saptandı (p=0,008). CD30 pozitifliği ve β2-mikroglobulin yüksekliği ile histopatolojik ve klinik evre değişimi arasında anlamlı ilişki izlenmedi. Sonuç: MF'de progresyon; MF varyantı, BHT ve yüksek LDH ile ilişkili bulundu. Çalışmamız, MF'nin lineer değil; stabilite, regresyon ve yeniden progresyon dönemleri gösterebilen dinamik bir hastalık spektrumu olduğunu düşündürmektedir. Klinik iyileşmenin histopatolojik düzelmeyle her zaman paralel seyretmemesi, seri biyopsinin tamamlayıcı prognostik değer taşıyabileceğini ortaya koymaktadır.