Doğum şeklinin postpartum depresyon üzerine etkisinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KOCAELİ ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İLENAY AYDIN

Danışman: Ümmügülsüm ESENKAYA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Postpartum dönem gebelik esnasında, doğumda ve doğum sonrasında kadında oluşan fizyolojik, ruhsal ve sosyal değişimleri içeren ve bu değişimlere uyumu gerektiren önemli bir süreçtir. Postpartum depresyon (PPD), Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı (DSM-5)'nda hamilelik veya doğum sonrası 4 haftaya kadar ortaya çıkan depresif duygudurum değişiklikleri olarak tanımlanmaktadır. Anne ve yenidoğanda ciddi morbidite ve mortaliteye yol açabilen önemli bir bozukluk ve halk sağlığı sorunudur. Başlangıcı sinsi olabilen PPD, özellikle hafif ve orta şiddette olduğunda ve hastanın yardım arayışı desteklenmediği takdirde gözden kaçabilmektedir. Bu olgularda PPD uzun süre devam ederek hastaneye yatış gerekli olacak derecede ağırlaşabileceği için erken tanı önemlidir. Çalışmamızda öncelikli olarak doğum şeklinin (vajinal doğum/elektif sezaryen/acil sezaryen) PPD üzerine etkisini incelemeyi ve risk grubunda olan annelere gerekli bilgilendirme ve yönlendirmenin sağlanmasını amaçladık. İkincil olarak, vajinal doğumda uygulanan müdahaleler ve sezaryende uygulanan anestezi yönteminin (spinal/genel/epidural/kombine) postpartum depresyon üzerindeki etkisini incelemeyi planlandık. Gereç ve yöntem: Çalışmamız, Konya Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniğine Nisan-Haziran 2022 tarihleri arası başvuran gebelerden ankete katılmayı kabul eden gönüllüler çalışmaya dâhil edilerek yapılmış olup, dışlama kriterlerine göre uygun olmayan gebeler çalışmaya dahil edilmedi. Gebeler 3. trimester son rutin kontrol muayenelerine geldiklerinde Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) ile değerlendirildi. 3. trimesterde Beck Depresyon skalasında 17 puan ve üstünde puan alanlar çalışmaya dâhil edilmedi. Konya Şehir Hastanesi kadın hastalıkları ve doğum servisinde doğum yapan aynı katılımcıların doğum salonuna kabul edilmesinden itibaren doğum yaptıkları zamana kadar olan süreçte yapılan müdahaleler, işlemler, süreler ve partograf bilgileri hastaların dosyalarından kontrol edilerek kayıt edildi. Aynı katılımcılar postpartum 1. aydan sonraki kontrol muayeneleri için geldiklerinde Edinburgh Postpartum depresyon ölçeği (EDDÖ) ile değerlendirildi. EDDÖ skoru ≥ 12 olan katılımcılarda PPD tanısı konuldu. Bulgular: Araştırmaya katılan 453 katılımcının tamamı Edinburgh postpartum depresyon ölçeğini tamamlamıştır. Araştırmaya katılan katılımcılardan 190 (%41,8) katılımcı Edinburgh Doğum Sonrası Depresyon Ölçeğinden 12 ve üzerinde puan almış olup postpartum depresyonda kabul edilmiştir. Edinburgh Doğum Sonrası Depresyon Ölçeği 'ne göre postpartum depresyon olasılığı ile istatistiksel olarak anlamlı ilişkisi olduğu belirlenen son doğuma ilişkin faktörler; doğum şekli, sezaryen doğumda uygulanan anestezi şekli, gebelikte sağlık sorunu, gebelikte Covid-19 geçirmek, emzirmemek, doğum haftası ve bebeğin yoğun bakımda kalma durumu olarak saptanmıştır. Yine aynı ölçeğe göre postpartum depresyon ile istatistiksel olarak anlamlı ilişkisi olduğu belirlenen sosyodemografik faktörler; medeni durum, öğrenim durumu, eş çalışma durumu, evlilik süresi, eş ile iletişim ve aile tipi olarak saptanmıştır. Doğum sonrası hemoglobin seviyesi ile postpartum depresyon arasında da istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmıştır. Sonuç: Çalışmamızda postpartum depresyon sıklığı %41,8 gibi ihmal edilemeyecek düzeyde olması nedeniyle postpartum dönemdeki hastalar iyi sorgulanmalı ve depresyon açısından iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. Etkin bir tedavisi olmasına rağmen olguların yarısından azı tanı almaktadır. Özellikle postpartum depresyon gelişimine yatkınlık yaratan durumların tespit edilmesi, hem postpartum depresyonun erken tanı ve tedavisine, hem de anne, çocuk ve toplum sağlığının korunmasına olumlu katkı sağlayacaktır. Bu bağlamda postpartum depresyonu etkileyen faktörlerin bilinmesi, hastaların gebelik ve postpartum dönemde bu faktörler açısından iyi değerlendirilmesi, hastaya postpartum dönemde depresyon envanterinin uygulanması ve risk grubundaki hastaların ilgili birimlere yönlendirilmesi gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Edinburgh Doğum Sonrası Depresyon Ölçeği, Postpartum, depresyon, Sezaryen doğum, Vajinal doğum