Gebelerde Streptococcus agalactiae (Grup B Streptokok) kolonizasyonunun kültür ve moleküler yöntemler ile araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, TEMEL TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BİLGE MAZLUMOĞLU

Danışman: Elif AKTAŞ SEPETCİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Streptococcus agalactiae (GBS) yenidoğanda erken başlangıçlı sepsise neden olur ve GBS ile maternal kolonizasyon en önemli risk faktörüdür. Tüm gebelerin 36-37. gebelik haftaları arasında kolonizasyon açısından taranması ve GBS saptanması durumunda antibiyotik profilaksisinin başlanması yenidoğanda enfeksiyon oluşmasını önlemek açısından çok önemlidir. Bu çalışmada, 36 hafta ve üzeri gebelerde GBS kolonizasyon oranının belirlenmesi ve tarama için, kültür ve polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) yöntemleri arasındaki uyumun değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, kolonizasyonu etkileyebilecek olası risk faktörleri ve hipervirülan ST-17 klonunun varlığının araştırılması hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Hastanemize Mayıs-Aralık 2024 tarihleri arasında başvuran 36 hafta ve üzeri gebelerden alınan 365 rektovajinal örnek çalışmaya dahil edildi. Kültür ve PZR için her hastadan iki ayrı rektovajinal sürüntü örneği alındı. Kültür için alınan örnekler GBS için seçici zenginleştirici sıvı besiyeri olan Lim Broth'a ekildi, inkübasyonun ardından kanlı agara subkültürü yapıldı. Üreyen bakterilerin tanımlanması Streptokok gruplandırma kiti ve VITEK ® MS ile gerçekleştirildi. Antibiyotik duyarlılık testleri Kirby Bauer disk difüzyon yöntemiyle yapıldı. PZR için vNAT'a alınan örnekler ekstraksiyon işlemi sonrasında Bio-Speedy GBS (Grup B Streptokok) qPCR kiti ile çalışıldı. Kültürde üreyen GBS izolatları hipervirülan ST-17 klonu varlığı açısından PZR ile araştırıldı. Ayrıca, demografik ve obstetrik bilgiler ile potansiyel risk faktörlerine dair sorular içeren bir anket uygulandı. Elde edilen veriler istatistiksel olarak değerlendirildi. Bulgular: Konvansiyonel kültür yöntemi ile gebelerin %12,3'ünde, PZR ile %15,3'ünde GBS saptandı. Cohen's Kappa analizi ile iki yöntem arasında "neredeyse mükemmel" düzeyde bir uyum gözlendi. Tüm GBS izolatları penisiline duyarlı bulunurken, eritromisine %37,8 ve klindamisine %33,3 oranında direnç saptandı. İndüklenebilir klindamisin direnci %13,3 olarak bulundu. Moleküler analizle izolatların dördünün (%7) ST-17 klonuna ait olduğu tespit edildi. Risk faktörleri analizinde, son üç ayda 11–30 kez cinsel ilişki bildiren gebelerde GBS pozitiflik oranı anlamlı derecede yüksek bulundu. Sonuç: Çalışmamızda, GBS kolonizasyonu, en az 48 saat gerektiren konvansiyonel kültür yöntemine kıyasla PZR yöntemiyle yaklaşık bir saat gibi çok daha kısa süre içinde tespit edilmiştir. İki yöntem arasında "neredeyse mükemmel" uyum saptanmış olup PZR yöntemi GBS taraması için kabul edilebilir bir alternatif olarak değerlendirilmiştir. GBS'nin yüksek prevalansı ve ST-17 gibi hipervirülan klonların dolaşımı, gebelerde taramanın önemini vurgulamaktadır. Tüm izolatların penisiline duyarlı olması profilakside bu antibiyotiğin hala etkinliğini koruduğunu gösterirken, eritromisin ve klindamisine artmış direnç oranları, bu ilaçların alternatif olarak kullanımında dikkatli olunması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu çalışma, GBS taramasında moleküler yöntemlerin tanısal katkısını, ST-17 klonunun varlığını ve davranışsal risk faktörlerinin etkisini ortaya koymakta olup; elde edilen bulgular, tanı stratejilerinin geliştirilmesi ve epidemiyolojik izlem açısından önemli bir referans sunmaktadır. Anahtar kelimeler: Streptococcus agalactiae, Grup B Streptokok, GBS, PZR, rektovajinal kolonizasyon, ST-17