50 yaş üstü HIV ile yaşayan bireylerde ilaç-ilaç etkileşimlerinin ve uygunsuz ilaç kullanımının yaşam kalitesi üzerine etkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ABDULKADİR SONKAYA
Danışman: Nurgül CERAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Dünya genelinde antiretroviral tedavilerdeki (ART) gelişmeler sayesinde İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü (HIV) ile yaşayan bireylerin yaşam süresi önemli ölçüde uzamaktadır. Ancak yaşlanma ile birlikte kronik hastalıkların görülme sıklığı artmakta ve bu durum ilaç kullanımını kaçınılmaz kılmaktadır. Artan ilaç yükü; polifarmasi, ilaç-ilaç etkileşimleri, eksik reçeteleme ve uygunsuz ilaç kullanımı riskini beraberinde getirmektedir. Bu çalışmada, söz konusu risklerin bireylerin yaşam kalitesi üzerindeki etkisi incelenecektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji kliniğinde takip edilen 50 yaş üstü HIV ile yaşayan bireyler ile yürütülmüştür. Katılımcılarla yüz yüze görüşmeler yapılmış, ilaç kullanımı ile durumlar araştırılmış ve yaşam kalitesi ölçeği uygulanmıştır. İlaç-ilaç etkileşimleri Liverpool Drug Interaction veritabanı kullanılarak değerlendirilmiştir. Potansiyel reçeteleme eksikliği ve potansiyel uygunsuz ilaç kullanımı, TIME-to-START ve TIME-to-STOP Kriterleri doğrultusunda incelenmiştir. Yaşam kalitesini değerlendirmek için ise HIV'e özgü yaşam kalitesi ölçeği olan Positive Quality of Life Scale (PozQoL) kullanılmıştır. İlaç kullanımıyla ilişkili değişkenler ve yaşam kalitesi arasındaki ilişki, ikili testlerin ardından tek değişkenli ve çok değişkenli regresyon analizleri ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya 141 birey dahil edilmiş olup, yaş ortalaması 60,18 yıl olarak saptanmıştır. Yaşın artışıyla; komorbid durumların ve kullanılan ilaç sayısının anlamlı düzeyde arttığı saptanmıştır. Kronik hastalıklar arasında en sık görülen durum hipertansiyon (%38,3) olup, katılımcıların %39,0'ında multimorbidite saptanmıştır. Kronik hastalık sayısının medyanı 1 (0–6) olarak bulunmuştur. İlaç kullanımı değerlendirildiğinde, ilaç sayısının medyanı 3 (1–12) olup, en sık kullanılan ilaçların beta blokerler, asetilsalisilik asit, ACE inhibitörleri, D vitamini ve oral antidiyabetikler olduğu görülmüştür. Katılımcıların %29,8'inde polifarmasi saptanmıştır. TIME-to-START Kriterleri'ne göre tüm katılımcılarda aşılama ile ilgili eksiklik saptanmış, aşılar ile ilgili kriter hariç tutulduğunda potansiyel reçeteleme eksikliği %32,6 olarak hesaplanmıştır. En sık eksik reçeteleme D vitamini replasmanı, statin tedavisi ve depresyon tedavisinde antidepresan başlanmaması olarak tespit edilmiştir. TIME-to-STOP Kriterleri'ne göre potansiyel uygunsuz ilaç kullanımı %16,3 oranında bulunmuştur; en sık kardiyovasküler sistem ilaçlarıyla ilişkili olduğu görülmüştür. Katılımcıların %15,6'sında ilaç-ilaç etkileşimi saptanmıştır. İlaç-ilaç etkileşimi en sık biktegravir ve metformin arasında tespit edilmiştir. PozQoL ölçeğine göre katılımcıların %10,6'sında düşük yaşam kalitesi saptanmıştır. Alt alanlar incelendiğinde, düşük yaşam kalitesinin en belirgin olarak sağlık endişesi alanında görüldüğü belirlenmiştir. Çok değişkenli regresyon analizi sonuçlarına göre, polifarmasi varlığında sağlık endişesi alanında düşük yaşam kalitesi riski yaklaşık 3,5 kat artmıştır. İlaç-ilaç etkileşimi bulunan bireylerde; genel yaşam kalitesinde düşük yaşam kalitesi olasılığı yaklaşık 7,6 kat, psikolojik alanda ise yaklaşık 15 kat daha yüksek bulunmuştur. Bunun yanı sıra; eksik reçeteleme varlığı, psikolojik alt boyutta düşük yaşam kalitesi riskini yaklaşık 10 kat, sağlık endişesi alanında ise 3,2 kat artırmıştır. Sonuç: Çalışmamızda, yaş ilerledikçe kronik hastalık ve kullanılan ilaç sayısının arttığı; bunun beraberinde polifarmasi, ilaç-ilaç etkileşimleri, eksik reçeteleme ve uygunsuz ilaç kullanımını getirdiği gösterilmiştir. HIV ile yaşayan 50 yaş ve üzeri bireylerde polifarmasi, ilaç-ilaç etkileşimleri ve reçeteleme hatalarının yaşam kalitesi üzerindeki etkileri ortaya konmuştur. Bulgularımıza göre, polifarmasi sağlık endişesi alt boyutunu; ilaç-ilaç etkileşimleri genel ve psikolojik alt boyutları; eksik reçeteleme ise hem psikolojik hem de sağlık endişesi alt boyutlarını olumsuz etkilemiştir. Yaşam kalitesinin artırılabilmesi için multidisipliner bir yaklaşımın benimsenmesi, ilaçların düzenli olarak gözden geçirilmesi ve güncel kriterler doğrultusunda değerlendirilmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: HIV, Polifarmasi, İlaç-ilaç etkileşimi, Potansiyel uygunsuz ilaç kullanımı (PIM), Potansiyel reçeteleme eksikliği (PPO), TIME-to-START/STOP Kriterleri, Yaşam kalitesi