Hiler ve mediastinal lenf nodlarının tanısında endobronşiyal ultrasonografi elastografisinin rolü
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL YEDİKULE GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BARIŞ DEMİRKOL
Danışman: Erdoğan ÇETİNKAYA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Endobronşiyal Ultrasonografi-Transbronşiyal İğne Aspirasyonu (EBUS- TBİA) mediastinal lenf nodlarının patolojik tanısında yüksek tanı verimine sahip minimal invaziv tanı yöntemidir. EBUS-TBİA'nın tanı veriminde uygun lenf nodunun seçilmesi önemlidir. Uygun lenf nodunun seçiminde EBUS işlemi sırasında çeşitli sonografik bulgular tanımlanmış olup bu bulguların tanısal verimi çeşitli çalışmalarda değişkenlik göstermektedir. Doku sıkıştırılabilirliğini değerlendiren elastografi lenf nodlarının değerlendirilmesinde yeni bir sonografik yöntemdir. Çalışmamızda mediastinal ve hiler lenf nodlarının tanısında EBUS-elastografisinin tanısal veriminin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Tek merkezli, prospektif çalışma 01/10/2019-15/11/2019 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Bronkoloji Ünitesinde yürütüldü. Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve/veya Pozitron Emisyon Tomografisi-Bilgisayarlı Tomografi (PET-BT) tetkiklerinde mediastinal ve/veya hiler lenf nodları saptanan ve EBUS endikasyonu konulan 131 hasta çalışmaya alındı. Hastaların demografik bulguları ve örneklenen lenf nodunun toraks BT kısa aks boyutu, PET/BT'de SUVmax değeri, EBUS sonografik özellikleri, EBUS elastografi bulguları kaydedildi. Hedef lenf nodu EBUS elastografisi renk dağılım bulgularına göre 3 kategoride skorlandı ve gerinim oranı (GO), ilgili bölge ile birlikte normal doku baz alınarak hesaplandı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 131 hastanın yaş ortalaması 55.86±13 olup 76'sı (%58) erkek ve 55'i (%42) kadındı. Farklı lenf nodu istasyonlarından 219 lenf nodu örneklendi. Yetmiş beş (%34.2) lenf nodunun patolojik tanısı malign, 144 (%65.8) lenf nodunun patolojik tanısı ise benigndi. Patoloji sonuçları ile karşılaştırıldığında EBUS B-mod (lenf boyutu ≥ 1 cm + yuvarlak + sınırları belirgin + hipoekojen) ile değerlendirmenin duyarlılığı %65.33, özgüllüğü %63.19, pozitif öngörü değeri (PPV) %48, negatif öngörü değeri (NPV) %77.8 ve tanısal değeri %64 idi. EBUS elastografisi tiplendirmesine göre değerlendirildiğinde 94 (%42.9) lenf nodu Tip1, 47 (%21.5) lenf nodu Tip2 ve 78 (%35.6) lenf nodu Tip3 idi. Lenf nodlarının patolojik tanıları ile EBUS elastografi bulguları karşılaştırıldığında lenf nodlarının tiplendirilmesine göre Tip 1 lenf nodları benign ve Tip 3 lenf nodları malign kabul edildiğinde duyarlılık %94.12, özgüllük %86.54, PPV %82.1, NPV %95.7, tanısal değeri %89.5 idi. Lenf nodlarının ortalama GO'su 35.33±46.10 idi. Elastografide GO için cut off 5.06 alındığında duyarlılık %94.67, özgüllük %75.69, PPV %67, NPV %96.5, tanısal doğruluk %82.2, AUC ise 0.867 idi. Malign lenf nodlarının GO'sunun benign lenf nodlarına göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek olduğu görüldü (p<0.001). Renk skalasına göre sınıflandırma ve GO karşılaştırıldıklarında tanı başarısı açısından anlamlı olarak farklılık saptanmadı. (p=0.155). Sonuç: EBUS elastografisinin lenf nodlarının malign ve benign ayrımında tek başına yüksek tanısal verim ile etkin bir şekilde kullanılabileceği görülmüştür. Ayrıca EBUS B mod sonografik bulguları ile kıyaslandığında ise daha yüksek tanısal verime sahip olduğu tespit edilmiştir. Anahtar sözcükler: Mediasten, endobronşiyal ultrasonografi, elastografi, lenf nodu, gerinim oranı