Kemik artırımı amacıyla kullanılan kemik allogreftine karşı immün tolerans oluşturma
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, İMMÜNOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞULE TUYGUN
Danışman: Sevgi KALKANLI TAŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Otolog kemik greftleri büyük kemik kaybıyla oluşan fonksiyonel ve estetik deformitelerde ilk tedavi seçeneği olarak kabul edilmektedir. Ancak, otolog rekonstrüksiyon seçenekleri tükendiğinde, ortez ve protez tedavileri uygulanmaktadır. Kemik allogreft transplantasyonunun bu tür durumlar için iyi bir alternatif olabileceği düşünülmüştür. Bu çalışmada büyük kemik defektlerinin tedavisinde otolog kemik greftlerinin yetersiz kaldığı durumlarda immün tolerans oluşturularak allogreft kullanımının artırılması hedeflenmiştir. Abatacept, Siklosporin ve Basiliximab gibi immünsüpresif ve immün modülatör ajanlar kullanılarak rejeksiyonun önlenmesi ve immün toleransın sağlanması incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: Deneyde n=9 Sprague Dawley (outbred) ve n=4 Sprague Dawley (inbred) sıçan kullanılmıştır. Hayvanlar; çalışma, kontrol, sham ve donör grubu olmak üzere dört gruba ayrılmıştır. Çalışma grubuna immünsüpresif ilaçlar ve kemik grefti, kontrol grubuna serum fizyolojik ve kemik grefti, sham grubuna ise sadece cerrahi kesiler uygulanmıştır. Çalışma ve kontrol gruplarından alınan kemik allogreftleri, ilaçların kesilmesini takiben 15 günlük aralıklarla histopatolojik olarak incelenmiştir. Bulgular: Çalışma grubundaki sıçanlarda immünolojik tolerans gelişmiş, rejeksiyon bulgusu saptanmamıştır. Kontrol grubunda ise yoğun lenfosit infiltrasyonu, vasküler konjesyon ve nekroz alanları gözlemlenmiştir. Sonuç: Abatacept, Siklosporin ve Basiliximab ile uygulanan immünsüpresif tedavi protokolü, allogreft rejeksiyonunu önleyerek immün toleransın gelişmesini sağlamıştır. Bu bulgular, mevcut çalışmada kullanılan immün tolerans oluşturma stratejisinin kemik allogreftlerine karşı immünolojik reddi önlemede etkili bir strateji olabileceğini göstermiştir.