Küçük plak parapsöriazis ve mikozis fungoidesin dermoskopik, lezyonel kapilleroskopik bulguları ve histopatolojik korelasyonu
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DİLARA İLHAN ERDİL
Danışman: Ayşe Esra KOKU AKSU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Dermoskopi; dermatolojik hastalıkların özellikle melanositik lezyonların tanısında çok önemli yeri olan, sık kullanılan non invazif bir yöntemdir. Dermoskopi, inflamatuar dermatozların tanısında da son dönemde giderek artan sıklıkta kullanılmaktadır. Parapsöriazis ve mikozis fungoides (MF)'in dermoskopik özellikleri yapılan sınırlı sayıda çalışmada belirlenmiştir. MF erken evrede klinik olarak parasöriazisi taklit edebilir. Histopatolojik bulgular da belirsiz veya fokal olabildiği için MF tanısı ortalama bulguların başlangıcından 4 yıl sonra konulabilmektedir. MF ve parapsöriazis hastalıklarında dermoskopi ve histopatoloji korelasyonu hakkında az sayıda çalışma yapılmış olup, videodermoskopi ve lezyonel kapilleroskopi bulgularının değerlendirildiği çalışma bulunmamaktadır. Çalışmamızda klinik ve histopatolojik olarak MF ve parapsöriazis tanısı konulan hastalarda dermoskopik ve kapilleroskopik bulguların saptanması ve histopatolojik korelasyonlarının yapılması planlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız prospektif olarak Ekim 2021-Haziran 2022 tarihleri arasında dermatoloji polikliniğine başvuran klinik ve histopatolojik olarak MF tanısı alan 28 hasta ve parapsöriazis tanısı alan 31 hasta dahil edilerek gerçekleştirilmiştir. Hastaların klinik ve histopatolojik bulguları kaydedilmiş olup vaskülaritenin gösterilmesi için CD34 antikoru kullanılarak mikrovasküler dansite skorlaması (MVD) yapılmıştır. Dermoskopi bulgularının kaydedilmesinde videodermoskopi aleti ve damarların x200 magnifikasyonda değerlendirilmesi için kapilleroskopi cihazı kullanılmıştır. Dermoskopik ve lezyonel kapilleroskopik değerlendirmede kısa lineer damar, spermatozoa benzeri lineer kıvrık damarlanma, noktasal damarlanma, dallanan lineer damarlanma varlığı değerlendirilmiş olup ek xiv bulgulardan skuam, turuncumsu/mor/beyaz yapısız alanlar, folliküler bulgular, diğer bulgular kaydedilmiştir. Saptanan bulguların MF/KPP tanısı konulmasına etkisinin belirlenmesi için araştırma görevlilerinin yarısına bu konuda eğitim verip, diğer yarısına eğitim vermeden dermoskopi görüntüleri ile tanı koyma skorlar kaydedilmiştir. Bulgular: Çalışmaya klinik ve histopatolojik bulguları analiz etmek için toplam 59 hasta dahil edilmiştir. MF hastalarının ortalama lezyon başlangıç yaşları 47±6 olup tanı yaşı ise 55±22 olarak saptanmıştır. Parapsöriazis tanısı alan 31 hastanın ortalama yaşları 48±17 olarak saptanmıştır. Dermoskopik ve lezyondan kapilleroskopik değerlendirme sonucunda kısa lineer damar, lineer kıvrık damar (spermatozoa benzeri), dallanan lineer damar, turuncu yapısız alan varlığı KPP hastalarına göre anlamlı olarak yüksek saptanmıştır (p 0,05). MF olgularında MVD en yüksek ortalama (p=0,01) ve üç en yüksek alanın ortalaması KPP hastalarına göre istatistiksel olarak yüksek (p=0,007) saptanmıştır. Guitart skoru ile MVD değişkenleri arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı yönde ilişki saptanmıştır (r=0,53 p<0,001). Kısa lineer damar, lineer kıvrık damar (spermatozoa benzeri), dallanan lineer damar varlığında Guitart skoru anlamlı olarak daha yüksek saptanmış olup (p<0,05), dallanan lineer damar varlığında MVD skoru da anlamlı olarak daha yüksektir (p=0,01). Sonuç: Çalışmamızda da parapsöriazis ile erken evre MF arasında MVD ile istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu saptandı (p=0,01) Ayrıca çalışmamızda bu bulguların dermoskopi ve lezyonel kapilleroskopi bulguları ile korele olduğu saptandı. Non invazif bir yöntem olan dermoskopi ve lezyonel kapilleroskopi ile parasöriazis, MF ayrımında yardımcı olabilecek bulgular elde edildi.