Hekimlerin defansif (çekinik) tıp hakkındaki görüşlerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NECDET SALDI

Danışman: Ümit AYDOĞAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Defansif tıp uygulamaları, malpraktis (tıbbi uygulama hataları) davalarından korunmak amacı ile kanıta dayalı tıp kuralları çerçevesinde yapılan tıbbi uygulamaların yanında fazladan tetkik, tedavi ve prosedürlerin uygulanması (pozitif defansif tıp) veya yüksek riskli işlemlerden kaçınmak (negatif defansif tıp) olarak tanımlanabilir. Bu çalışmada, hastanemizde görev yapan hekimlerin defansif tıp uygulamaları hakkındaki bilgi ve görüşlerinin değerlendirilmesi ve ne ölçüde defansif tıp sergilediklerini saptamak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel tipte planlanan çalışmamız SBÜ Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 288 hekim üzerinde yapılmıştır. Hekimlere sosyodemografik özelliklerini, çalışma koşullarını ve defansif tıp uygulamaları tutum ölçeğini içeren toplam 37 soruluk anket uygulanmıştır. Veriler SPSS programı ile uygun testlerle analiz edilmiştir. Anlamlılık değeri karşılaştırma analizleri için 0.05'tir. Korelasyon analizinde 0,05 ve 0,01 düzeyinde anlamlı korelasyonlara yer verilmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan hekimlerin %50'sinin (n=144) kadın, %50'sinin (n=144) erkek ve yaş ortalamasının 30,60±4,60 olduğu görülmüştür. Katılımcıların %75,7'si (n=218) uzmanlık öğrencilerinden oluşmaktaydı. Dahili branş hekimlerinin oranı %69,1 (n=199) iken cerrahi branş hekimlerinin oranı %30,9 (n=89) idi. Hekimlerin %97,6'sının defansif tıp uyguladığı tespit edilmiştir. Katılımcıların %73,2'si, ülkemizde malpraktis ve komplikasyon ayrımının doğru bir şekilde yapılmadığını düşünmektedir. Hekimlerin %90,3 kadarı ülkemizde malpraktis davalarının arttığını düşünürken, meslek hayatı boyunca malpraktis davasına maruz kalan hekim oranı %5,2 olarak tespit edilmiştir. Çalışmamıza katılan cerrahi branş hekimlerinin, dahili branş hekimlerine göre daha fazla defansif tıp uyguladığı görülmüştür (p 0,05). Aylık ortalama nöbet sayısı (p<0,05) ve yataklı servis sorumlu olunan ortalama hasta sayısı (p<0,01) ile defansif tıp uygulamaları arasında pozitif korelasyon olduğu saptanmıştır. Ayrıca aylık ortalama nöbet sayısının, pozitif defansif tıp uygulamalarının anlamlı bir açıklayıcısı olduğu anlaşılmıştır. (F=4,50; R=0,245; R2=0,047; p<0,05). Sonuç: Çalışmamızda hekimlerin yüksek oranda defansif tıp uyguladığı görülmüştür. Hekimlerin defansif davranışlarına yönelik farkındalıklarının artması hem hekimi hem de hastayı etkileyen bazı olumsuz durumların önüne geçebilecektir. Aynı zamanda hekimleri defansif davranışa yönelten sebeplerin saptanması, defansif tıp uygulamalarının neden olduğu maddi ve zamansal kaybın engellenebilmesi için yapılabilecekler ile ilgili fikir verebilir. Anahtar Kelimeler: Hekim, defansif tıp, malpraktis, hukuki sorumluluk