Tibia diafiz kırıklarının suprapatellar girişli intramedüller çivi yöntemi ile tedavisinin fonksiyonel ve klinik sonuçları


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SULTAN ABDÜLHAMİD HAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ERGİN COŞKUN

Danışman: Cengiz YILDIRIM

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Tibia kırıklarının tedavisinde intramedüller çivileme (İMÇ) etkili bir tedavi seçeneğidir. Standart çivileme tekniği özellikle proksimal ve distal kırıklarda redüksiyon ve görüntüleme zorluğundan dolayı kabul edilemez dizilim bozukluğu riskini beraberinde getirmekte, sıklıkla diz önü ağrısına sebep olmaktadır. Suprapatellar girişli çivi uygulaması geleneksel yönteme alternatif olarak ortaya çıkmış bir tekniktir. Bu çalışma ile biz Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sultan Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Servisi'nde Ocak 2017 – Mart 2018 tarihleri arasında tibia diafiz kırığı sonrası suprapatellar girişli İMÇ yöntemi ile tedavi edilen açık ve kapalı tibia diafiz kırıklı hastaların klinik ve radyolojik sonuçlarını retrospektif olarak sunmayı amaçladık. Hastaların demografik bilgileri, anamnez ve cerrahi verileri, kontrol vizitlerindeki fizik muayene bulguları önceden oluşturulan olgu takip formuna kaydedildi. Hastaların kemik iyileşmeleri (RUST skoru), ekstremite dizilimleri, eklem hareket açıklıkları, ağrı skoru (VAS), fonksiyonel skorları (Lysholm ve SF- 36) belirlendi. Ayrıca ameliyat sonrası 6. ayda diz MRI çekilerek patellofemoral eklem değerlendirildi. Ortalama yaşları 35,6 olan, 22 erkek ve 2 kadın toplam 24 hasta hastanemiz otomasyon sistemi taranarak belirlendi. En sık görülen etiyolojik faktör araç içi trafik kazasıydı. Hastalarımızın 16'sında sağ, 8'inde sol tibia kırığı izlendi. Kırıkların 17 tanesi kapalı, 7 tanesi açık tibia kırığıydı. Bu hastaların tibia kırıkları AO sınıflamasına göre sınıflandırıldığında; 9 hastada 42-A1 (%37,5), 3 hastada 42-A2 (%12,5), 7 hastada 42-A3 (%29,1), 1 hastada 42-B1 (%4,1), 2 hastada 42-B2 (%8,3) 1 hastada 42-C2 (%4,1), 1 hastada 42-C3 (%4,1) kod numaralı kırık olduğu tespit edildi. En sık görülen kırık tipi 42-A1 olarak saptandı. Hastaların 17'si genel anestezi, 7'si spinal anestezi altında opere edilmişti. Ortalama cerrahi süre 82,5 dakika (65-100 dakika) olup spinal anestezi yapılanlarda ortalama süre 93,5 dakika (90-100 dakika) iken genel anestezi yapılanlarda ortalama sürenin 77,9 dakika (65-85 dakika) olduğu görüldü. Çalışmamıza katılan hastaların ortalama takip süresi 9,1 ay (6-17 ay) olarak bulundu. Hastaların etkilenmiş ekstremite diz ortalama eklem hareket açıklığı 124,5 dereceydi (115⁰-130⁰).iv Hastaların 6. ay kontrol muayenesinde çekilen grafileri değerlendirilerek yapılan RUST skorlaması 13 hastada 12 puan, 6 hastada 10 puan, 4 hastada 9 puan ve 1 hastada 8 puan olarak hesaplandı. Hastaların ortalama kaynama süresi 21,1 hafta olduğu görüldü (16-26 hafta). Hastaların ortalama VAS skoru 0,2 olup hiçbir hastada diz önü ağrısı görülmedi. Lysholm skoru ile genel diz fonksiyonları değerlendirildi. 15 hastada (%62,5) mükemmel, 8 hastada (%33,3) iyi, 1 hastada orta (%4,1) sonuç elde edilirken ortalama SF-36 fiziksel fonksiyon skoru 87,2 (75-100) olarak hesaplandı. Ameliyat sonrası 6. ayda 24 hastanın 18'sinde çekilen MRI görüntülerinde 1 hastada grade 1, 1 hastada grade 2 patellofemoral eklem dejenerasyonu saptandı. Çalışmamızda radyolojik, fonksiyonel sonuçlar açısından literatürdeki çalışmalarla benzer sonuçlar elde edildiği görüldü. Suprapatellar girişli intramedüller çivi uygulaması; intraoperatif floroskopi görüntüsü almayı ve redüksiyonu kolaylaştıran, cerrahi süreyi kısaltan, postoperatif kaynamama oranını minimuma indiren, diz önü ağrısı gelişme sıklığını azaltan, ameliyat sonrası mükemmel ekstremite dizilimi ve eklem hareket açıklığı sağlayan etkili bir teknik olup patellofemoral eklem hasarı açısından düşünülenin aksine güvenli bir cerrahi yöntemdir.