İskemik mitral yetmezlik sebebiyle mitral kapak ve koroner arter baypas cerrahisi uygulanan hastalarda hastane mortalitesini arttıran risk faktörlerinin belirlenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL MEHMET AKİF ERSOY GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BATUHAN YAZICI

Danışman: Soner SANİOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: İMY gelişimi sebebiyle uygulanan kardiyak cerrahi operasyonu sık uygulanan bir prosedürdür. Sağlık alanındaki gelişmelere rağmen mortalite oranları izole kardiyak cerrahi prosedürlerine göre yüksek seyretmektedir. Çalışmamızda İMY tanısıyla kardiyak cerrahi planlanan hastalarda mortalite risk faktörlerini belirleyerek, mortalite oranlarının düşürülmesi hedeflenmiştir Gereç ve Yöntem: Hastanemizde 2017-2023 yılları arasında İMY tanısıyla koroner arter baypas ve mitral kapak ve/veya triküspit kapak cerrahisi uygulanan hastalar çalışmaya dahil edildi. Hastaların bilgileri otomasyon sistemleri ve hasta dosyaları retrospektif olarak taranarak elde edildi. Tekrarlayan kardiyak cerrahi prosedür uygulanan, acil olarak operasyona alınan, triküspit kapak replasmanı yapılan, aort kapak patolojisi dolasıyla ek cerrahi girişim planlanan hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Postoperatif dönemde SVO geçiren hastalar çalışmadan çıkarıldı. Hastalar, mortalite gelişen ve gelişmeyen hastalar olarak iki grupta incelendi. Mortalite üzerine etki eden değişkenler arasında çok değişkenli lojistik regresyon modeli kurularak bağımsız risk faktörleri bulunmaya çalışıldı. Bulgular: Çalışmada değerlendiren 411 hastanın %13.6(56)'sında mortalite görüldü. Tek değişkenli lojistik regresyon analizinde yaş, cinsiyet, BSA, cerrahi öncelikli operasyona alınma durumu, LVEF, PAB, BUN, HCT, troponin, KRE, ekstra kardiyak arteriyopati, LA boyutu, KPB ve kross klemp süresinin her birinin tek başına istatistiksel olarak anlamlı etkileri olduğu bulundu. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde yaş (p=0,001,OR:1,07 [1,03 – 1,11]), cinsiyet (p<0,001,OR: 0,31 [0,16 – 0,62]), cerrahi öncelik (p=0.005,OR: 2,69 [1,35 – 5,33]), LVEF (p=0.005,OR: 0,95 [0,92 – 0,98]), KRE (p=0.002,OR: 1,67 [1,21 – 2,3]), ekstrakardiyak arteriyopati (p=0.042,OR: 3,15 [1,04 – 9,48]) ve KPB süresinin (p<0,001,OR: 1,02 [1,01 – 1,03]) bağımsız risk faktörleri olduğu görüldü. ROC analizinde (AUC 0,781) mortalite riskinin değerlendirmesinde öncelikli vakalarda index olaydan sonra bekleme süresinin cut-off değeri ≤9 gün olarak belirlendi. Sonuç: İMY'li olgular preoperatif dönemde detaylı olarak değerlendirilerek, yüksek risk tespit edilen hastaların tedavilerinde daha az girişimsel olan yöntemlerin gözden geçirilmesinin faydalı olabileceğini düşünmekteyiz. Ayrıca öncelikli operasyon planlanan hastalarda hemodinamik stabilite sağlanması durumunda en az 9 gün beklemenin mortaliteyi azaltmaya yardımcı olabileceği kanaatindeyiz.