Yorgunluk şikayeti ile birinci basamağa başvuran hastaların yorgunluk şiddeti ile depresyon ve uyku kalitesinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MELİH KILIÇGEDİK
Danışman: Güzin ZEREN ÖZTÜRK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Birinci basamak sağlık kuruluşuna yorgunluk şikâyetiyle başvurup herhangi bir organik patoloji saptanmayan bireylerde yorgunluk düzeyinin, depresyon ve uyku kalitesiyle olan ilişkisini incelemek amacıyla yapılan bu çalışma, tek merkezli ve kesitsel nitelikte bir anket çalışmasıdır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın evrenini, İstanbul Kağıthane Gürsel Aile Sağlığı Merkezine yorgunluk şikâyetiyle başvurup organik patolojisi olmayan hastalar oluşturmuştur. Örneklem büyüklüğü 115 hesaplanmış ve çalışma 135 katılımcı ile tamamlanmıştır. Veriler; sosyodemografik form, Yorgunluk Şiddeti Ölçeği (YŞÖ), Beck Depresyon Envanteri (BDE) ve Pitsburg Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) aracılığıyla toplanmış, SPSS 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Uygun istatistiksel testler ile gruplar karşılaştırılmış ve anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Kadın katılımcılarda hem yorgunluk oranı hem de YŞÖ puanı anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Ayrıca iki çocuğu olan bireylerde yorgunluk yaşama oranı anlamlı yüksek saptanmıştır. Kadınlarda orta düzey, erkeklerde minimal düzey depresyon daha yaygın bulunmuştur. Boşanmış/dul bireylerde ve düşük gelir grubunda şiddetli depresyon anlamlı şekilde daha sık görülmüştür. Uyku kalitesi açısından kadınlarda PUKİ toplam puanı ve Gündüz İşlev Bozukluğu alt boyutu daha yüksek bulunmuş; üç ve üzeri çocuk sahibi bireylerde Uyku Bozukluğu puanı daha yüksek tespit edilmiştir. Eğitim ve çalışma durumu bazı PUKİ alt boyutları üzerinde anlamlı farklılıklar göstermiştir. İlişkisel analizlerde YŞÖ ile BDE ve bazı PUKİ alt boyutları arasında anlamlı pozitif ilişkiler tespit edilmiştir. Çoklu regresyon analizinde ise depresyon, yorgunluğun tek anlamlı yordayıcısı olarak bulunmuş, model varyansın %23,8'ini açıklamıştır. Uyku kalitesi ise anlamlı prediktör olmamıştır. Sonuç: Yorgunluk düzeyi üzerinde en etkili faktörün depresyon olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kadın cinsiyet, çocuk sayısının fazlalığı ve düşük sosyoekonomik düzey gibi demografik değişkenler yorgunluk, depresyon ve uyku kalitesi ile ilişkilidir. Bu bulgular, birinci basamakta başvuran hastalarda psikososyal değerlendirmelerin önemini göstermektedir.