Çok düşük doğum ağırlıklı preterm bebeklerin yatış hematolojik belirteçlerinin morbiditeler ve mortalite üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: UĞUR ÖZDEMİR

Danışman: Evrim ALYAMAÇ DİZDAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Prematürite, hem dünya genelinde hem de ülkemizde yenidoğan morbidite ve mortalitesinin başlıca nedenidir. Çok düşük doğum ağırlıklı (ÇDDA) bebekler ise immatürite sebebi ile morbiditeler ve mortalite açısından daha riskli bir grubu oluşturmaktadır. Son yıllarda perinatoloji ve yenidoğan bakımındaki gelişmelerle birlikte ÇDDA pretermlerin sağkalım oranlarında belirgin artış olmuştur. Bununla birlikte giderek daha sık görülmeye başlanan respiratuvar distres sendromu (RDS), patent duktus arteriozus (PDA), nekrotizan enterokolit (NEK), prematüre retinopatisi (ROP), intraventriküler kanama (İVK), periventriküler lökomalazi (PVL), bronkopulmoner displazi (BPD) ve sepsis gibi prematüre morbiditelerini öngörmek için çok çeşitli belirteçler incelenmektedir. Biz de çalışmamızda ÇDDA pretermlerin yatışında alınan tam kan sayımı parametreleri ve bunlardan hesaplanan sistemik inflamasyon belirteçleri ile prematürite morbiditeleri ve mortalite ilişkisini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 01.01.2020 ile 31.01.2022 tarihleri arasında hastanemiz yenidoğan yoğun bakım ünitesinde tedavi gören ve doğum ağırlığı 1500 gram altında olan, gebelik haftasına göre doğum ağırlığı normal olan yenidoğanlar dahil edildi. Hastaların demografik ve klinik özellikleri, morbidite ve mortalite bilgileri retrospektif olarak incelendi. Hastaların yatış tam kan sayımı sonuçlarından; NRBC (çekirdekli kırmızı kan hücreleri), DNI (delta nötrofil indeksi), LUC (büyük boyanmamış hücreler), NLR (nötrofil/lenfosit oranı), MLR (monosit/lenfosit oranı), PLR (platelet/lenfosit oranı), SII (Sistemik İmmün İnflamatuar İndeks), SIRI (Sistemik İnflamasyon Yanıtı İndeksi) ve PIV (Panimmün İnflamasyon Değeri) değerleri elde edildi. Bu belirteçler ile prematürite morbiditeleri ve mortalite ilişkisi incelendi. Bulgular: Çalışmamıza dahil edilen 481 bebeğin %53,2'si erkekti. Hastaların %68,8'inde RDS, %13,3'ünde İVK (Evre ≥3), %14,6'sında PVL, %40,9'unda hemodinamik anlamlı PDA, %45,5'inde ENS, %55,6'sında GNS, %8,3'ünde NEK (Evre ≥2), %42,4'ünde orta-ağır BPD, %62,4'ünde ROP, %16,7'ünde tedavi gerektiren ROP görüldü. Hastaların %18,9'unda ilk 7 gün içinde mortalite gözlendi. RDS olan grupta NLR, MLR, SII, SIRI ve PIV değerleri anlamlı olarak daha yüksek saptandı. PDA olan grupta NLR, SII, SIRI ve PIV değerleri anlamlı olarak daha düşük iken; LUC değerleri anlamlı olarak daha yüksek bulundu. İVK olan grupta NLR ve SII değerleri anlamlı olarak daha düşük saptandı. BPD olan grupta LUC değerleri anlamlı olarak daha yüksek bulundu. İlk 7 günde eksitus olan grupta NRBC ve DNI değerleri anlamlı olarak daha yüksek; NLR, MLR, PLR, SII, SIRI ve PIV değerleri ise anlamlı olarak daha düşük tespit edildi. Hastaların RDS, PDA, İVK, BPD ve ilk 7 günde mortalite durumlarını öngörmede bağımsız prediktörlerin etkileri çok değişkenli lojistik regresyon analizi kullanılarak incelendiğinde yatış hematolojik belirteçleri açısından anlamlı bir sonuca ulaşılamadı. Tartışma ve Sonuç: Tam kan sayımı parametreleri ve bunlardan oluşturulan indeksler diğer risk faktörleriyle birlikte değerlendirildiklerinde çok düşük doğum ağırlıklı preterm bebeklerde gelişebilecek morbiditeler ve mortalitenin öngörülmesinde yararlı olabilir. Bu belirteç ve indekslerin hem güvenilirliklerinin kanıtlanması hem de eşik değerlerin belirlenebilmesi için daha çok hastayı içeren prospektif çalışmalar yapılmalıdır. Anahtar Kelimeler: preterm, çok düşük doğum ağırlıklı, sistemik inflamasyon, erken mortalite, tam kan sayımı