Nötropenik ateş ile hastaneye yatan küçük hücreli dışı akciğer kanseri tanılı hastaların karakteristik özellikleri ve mortalite ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR DR. SUAT SEREN GÖĞÜS HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BETÜL HEPDUMAN
Danışman: Pınar ÇİMEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK), dünya genelinde akciğer kanseri vakalarının büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Tanı konulan hastaların çoğu ileri evrelerde başvurmakta ve bu hastaların tedavisinde genellikle multimodal yaklaşımlar tercih edilmektedir. Bu tedavi yöntemlerinin özellikle kemoterapiye bağlı hematolojik komplikasyonlar başta olmak üzere birçok ciddi yan etkisi vardır. Bu yan etkilerden en önemlisi nötropenidir ve nötropeni hastalarda enfeksiyon riskini artırarak mortaliteyi ciddi şekilde artırabilir. Bu çalışmanın amacı küçük hücreli dışı akciğer kanseri tanısı ile yatan hastalarda kemoterapiye bağlı gelişen nötropenik ateşin gelişme sıklığı ve mortalite üzerine etkisi araştırılmaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma; göğüs hastalıkları servislerinde Ocak 2015-Ocak 2020 yılları arasında kemoterapiye bağlı nötropenik ateş ile hastane yatışı olan küçük hücreli dışı akciğer kanseri tanısı ile yatan hastaların verileri retrospektif olarak incelenerek yürütülmüştür. Yaş, cinsiyet, sigara kullanımı, kronik hastalık varlığı, radyoterapi ve kemoterapi öyküsü, pnömoni, tümör evresi, hemoglobin, trombosit, nötrofil, lökosit, CRP, nötropeni süresi, yatış süresi gibi parametreler de çalışmaya dahil edilmiştir. Bulgular: Bu çalışmada, küçük hücreli dışı akciğer kanseri tanısıyla hastaneye yatırılan 483 hastanın demografik, klinik özellikleri ve tedavi öyküleri analiz edilmiştir. Hastaların çoğunluğunun erkek (%84,1) olduğu, önemli bir kısmının sigara geçmişi bulunduğu ve ek hastalık oranının %63,6 gibi yüksek olduğu görülmüştür. Febril nötropeni (FN) öyküsü %52, nötropeni görülme oranı ise %60,9'dur. Çalışmada, sırasıyla bir aylık ve bir yıllık trombosit (p:0,049-p:0,069), nötrofil (p 2 gün, p 12,2, p<0,001) gibi kesim değerleri yüksek duyarlılık ve özgüllükle 1 aylık mortaliteyi öngörürken, düşük hemoglobin (<9,4, p<0,001) ve trombosit (<149, p:0,037) seviyeleri de 1 yıllık mortalite üzerinde belirleyici olmuştur. Sonuç: KHDAK tanısıyla takip edilen nötropenik hastalarda febril nötropeni varlığı, hastaların yaşam süresi ve mortalite oranları üzerinde önemli bir etkendir. Özellikle düşük nötrofil, trombosit ve hemoglobin seviyeleri, yüksek CRP düzeyleri ve uzun yatış süresi mortalite açısından kritik öneme sahiptir. KHDAK hastalarında febril nötropeni gelişme riskine karşı düzenli takip ve erken müdahale protokollerinin uygulanması, mortaliteyi azaltma açısından önemli bir rol oynamaktadır. Bu bulgular doğrultusunda, KHDAK hastalarının tedavisinde febril nötropeni yönetiminin daha iyi sonuçlar elde edilmesi için önemli bir klinik hedef olduğu düşünülmektedir. Çalışmamızdaki bulgular, ileri evre kanser hastalarında mortaliteye etki eden temel risk faktörlerinin tanımlanmasına katkı sağlamakta ve hastaların yönetiminde dikkate alınması gereken önemli ipuçları sunmaktadır. Anahtar kelimeler: küçük hücreli dışı akciğer kanseri, nötropenik ateş, mortalite