2000-2017 yılları arasında SBÜ Ankara SUAM Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği'nde tedavi edilen nöral tüp kapanma defekti olan hastaların retrospektif incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, BEYİN-SİNİR VE OMURİLİK CERRAHİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUSA ONUR ÖZBAKIR

Danışman: Haydar ÇELİK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Nöral tüp kapanma defektleri ( NTD ), yenidoğan döneminde kraniyal ve spinal bölgeyi içine alan ve en sık saptanan doğumsal anomalilerden birisidir. Nöral tüp erken dönemde kapanmadığı zaman anensefali ve ensefalosel gelişirken, geç dönemde kapanmadığı zaman ise myelomeningosel ( MMC ), meningosel, miyeloşizis, spina bifida okülta, siringomiyeli, dermal sinüs ve gergin spinal kord sendromu gelişmektedir. NTD, defektin olduğu seviyeye bağlı olarak da mortalite ve nörolojik disfonksiyon ile menenjit gibi morbid durumlara neden olabilir. Etyoloji ise genetik ve çevresel faktörlere bağlı olarak değişkendir. Bu çalışmanın amacı nöral tüp defektlerinin ciddi mortalite ve morbidite sebebi olduğunun bilinmesini sağlamak, NTD'ye eşlik edebilen ek hastalıkları da saptamak, hastaların yönetiminde dikkat edilmesi gereken durumları ortaya çıkarmak ve önlenebilir etyolojik faktörleri ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: 2000-2017 yılları arasında SBÜ Ankara SUAM Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği'nde takip ve tedavi edilmiş ilk 28 günlük yenidoğan yaş grubunda nöral tüp kapanma defekti olan 250 hasta NTD'nin mortalitesi, morbiditesi, eşlik eden hastalıklar, anomaliler ve etyolojileri açısından retrospektif olarak incelenmiştir. Bulgular: Tedavi edilen 250 hastanın 110'u (%44) kız, 140'ı (%56) erkekti. NTD olan hastaların 190'ında (%76) MMC saptanmıştır. Bu hastaların 100'ü (%52.6) erkek hastayken, 90'ı (%47.4) kız hastadır. NTD saptanan hastaların 163'ünde (%65.2) ilk 28 günlük yenidoğan döneminde hidrosefali saptanmıştır. Hidrosefali saptanan hastaların 124'üne (%76) V/P şant takılmıştır. Bu oran NTD saptanan 250 hastanın % 49.6'sına denk gelmektedir. Hastaların nörolojik muayeneleri değerlendirildiğinde 250 hastanın 130'u (%52) paraplejik, 80'i(%32) paraparezik olarak değerlendirilmiştir. Kliniğimizde ilk 28 günlük dönemde takiplerde kaybedilen hasta olmamıştır. 250 hastanın 14'üne (%5.6) takiplerinde menenjit tanısı konulmuştur. Menenjit tanısı, alınan BOS örneklerinde ilgili mikrooganizma kültür sonuçlarında üretilerek konulmuştur. Sonuç: NTD sonuçları ile birlikte değerlendirildiğinde ciddi morbiditesi olan önlenebilir bir durumdur. Hastaların büyük çoğunluğu ilerleyen dönemlerde hayatlarını tek başına sürdüremeyen ve birisine bağımlı bireyler olarak yaşamlarına devam etmektedirler. Bu durum toplumda hasta ve hasta yakınlarını da psikososyal ve ekonomik olarak olumsuz etkilemektedir. Ayrıca ilerleyen zamanlarda NTD'ye ek olarak gelişebilecek hastalıklar ve gelişebilecek olası komplikasyonlar sonucunda ise NTD, ciddi anlamda mortal seyredebilen bir durum haline gelmektedir. Bu sebeple NTD'nin önlenebilir sebepleri ortaya konulup, anne adayları gebelik öncesi ve gebelik sürecinde yeteri kadar bilgilendirilmelidir. Anahtar Sözcükler: Nöral tüp defekti, meningomyelosel, meningosel, hidrosefali, folik asit