Acil serviste COVID-19 tanısı alan hastaların 'serum iskemi modifiye albümin' düzeyinin mortalite ve morbidite açısından değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ALİCAN ÖZÜAĞ
Danışman: Ertuğrul ALTINBİLEK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:GİRİŞ VE AMAÇ: COVID-19 (2019 Koronovirüs Hastalığı); insanları etkileyen, koronavirüs 2'nin (SARS-CoV-2) neden olduğu bulaşıcı şiddetli akut solunum yolu sendromu hastalığıdır. İlk olarak 2019 yılında Çin'in Wuhan şehrinde 2019 Aralık ayında atipik ve hızlı yayılabilen bir pnömoni türü görülmüş ve dünya çapında yayılarak 2019-2020 koronavirüs pandemisine yol açmıştır. Dünya geneline yayılan 2019 koronavirüs salgınının ülkemizdeki ilk vakası Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından 11 Mart 2020'de açıklandı. Ülkemizde virüse bağlı ilk ölüm ise 15 Mart 2020'de gerçekleşti. Sağlık Bakanlığı 1 Nisan 2020'de koronavirüs vakalarının tüm Türkiye'ye yayıldığını açıkladı. Çalışmamızda pandemi hastanesi olarak hizmet veren üçüncü basamak bir Eğitim Araştırma Hastanesi acil servisinde Aralık 2020 sonrası Covid-19 tanısı alan kritik hastalar ve non-kritik hastalarda kan iskemi modifiye albümin (İMA) düzeyinin ve İMA indeksinin mortalite ve morbiditeyi öngörmedeki ilişkisini araştırmak amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi klinik araştırmalar etik kurul onayı ile Acil Tıp Kliniği'ne başvuran polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) sonucu ile COVID-19 tanısı alan, Toraks bilgisayarlı tomografi (BT) çekilen ve acil servisten taburcu edilen, hastaneye yatışı yapılan veya eksitus olan hastalar dahil edildi. Hastaların demografik bulguları, vital parametreleri, laboratuvar sonuçları ve klinik sonlanımlarına hastane bilgi yönetim sisteminden eksiksiz olarak ulaşılan 140 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Dahil edilen hastaların İMA değerleri ölçüldü ve İMA indeksi hesaplandı. BULGULAR : Çalışmamıza dahil edilen hastaların %58,6'sı erkek, %41,4'ü kadın, yaş ortalaması 61 idi. Hastaların %82,1'inde BT pnömoni ile uyumlu görünüm mevcuttu.En sık başvuru bulguları hastalığın kardinal semptomları ile uyumlu olarak sırasıyla ateş, öksürük, dispne idi.Hastaların %74,3'ünde ek komorbiditemevcuttu;en sık görülen komorbidite %77,9 hipertansiyon olduğu gösterildi. Hastalar %42,1'i acil servisten taburcu, %2,1'i ise acil serviste takipleri esnasında exitus oldu. Hastane yatışı yapılan hastaların%75.7'si taburcu olurken, %24.3'ü exitus oldu. Çalışmaya alınan tüm hastaların mortalitesinin ise %32.1 olduğu görüldü. Hastalar klinik durumlarına göre hafif ve ağır klinik olmak üzere iki gruba ayırıldı. Ağır klinik seyir olan grupta hastaların yaş ortalaması anlamlı olarak yüksekti, cinsiyet dağılımında gruplar arasında anlamlı farklılık gösterilmemiştir. Ağır klinik seyir olan grupta sol sayısı, Üre, kreatin, CRP, ferritin, prokalsitonin, laktat, NLR, d-Dimer, İMA düzeyleri ve mortalite hafif klinik seyir olan gruptan anlamlı olarak daha yüksekti(p < 0.05). Ağır klinik seyir olan grupta PCO₂ değeri, SO₂ değeri, PaO₂/FiO₂ değerleri hafif klinik seyir olan gruptan anlamlı olarak daha düşüktü. Tek değişkenli regresyon analizi ile iki grubu ayırt etmede yaş, solunum sayısı, üre, kreatin, crp, ferritin, prokalsitonin,PCO₂, laktat, SO₂, PaO₂/FiO₂, NLR, d-Dimer, dispne, öksürük, balgam, ishal, halsizlik-miyalji, koku-tat kaybı, boğaz-baş ağrısı, genel durum bozukluğu, ek hastalık varlığı ve İMA düzeyinin anlamlı etkinliği gözlenmiştir. (p < 0.05). Çok değişkenli regresyon analizinde iki grubu ayırt etmede dispne ve genel durum bozukluğunun anlamlı-bağımsız etkinliği gözlenmiştir(p < 0.05). Hastaların ortalama İMA düzeyi 33.8±30.3 idi. İki hasta grubunun ayrımında İMA değerinin ve IMA indeksinin anlamlı etkinliği gözlenmiştir(p < 0.05).Çoklu regresyon analizinde İMA indeksinin istatistiksel olarak anlamlı ve mortaliteyi öngörmede orta-ileri düzeyde prediktif olduğu saptandı SONUÇ: Çalışmamızda, serum IMA düzeyi COVID-19 hastalığının prognozunu öngörmede yeterli olmadığı gösterildi. IMA indeksinin prognoz tayininde hematolojik parametreler ile birlikte kullanılmasının faydalı olabileceği sonucuna varıldı.